Learn how to use niyeti in a turco sentence. Over 87 hand-picked examples.
Hiçbir şeye üzülmeye niyeti yok.
Translate from turco to inglés
Yeni bir araba satın alması için babasına baskı yaptığında Catherine'nin bir art niyeti vardı; O, arabayı kendisinin sürebileceğini umuyordu.
Translate from turco to inglés
Adam onu öldürmek niyeti ile ona saldırdı.
Translate from turco to inglés
Tom hayatının geriye kalan kısmında Boston'da kalmaya niyeti yok.
Translate from turco to inglés
Tom'un bir yıldan daha fazla bir süre Boston'da yaşamaya niyeti var.
Translate from turco to inglés
Tom'un Mary geri dönünceye kadar beklemeye niyeti yoktu.
Translate from turco to inglés
Tom'un asla Mary'yi tekrar görmeye niyeti yoktu.
Translate from turco to inglés
Öyle ya da böyle, Tom'un gitmeye niyeti var.
Translate from turco to inglés
Tom'un Mary'nin düğününe gitmeye niyeti yok.
Translate from turco to inglés
Tom'un vazgeçmeye niyeti yoktu.
Translate from turco to inglés
Tom'un tek başına oraya gitmeye niyeti yoktu.
Translate from turco to inglés
Tom'un Mary'ye para vermeye hiç niyeti yoktu.
Translate from turco to inglés
Tom'un niyeti Mary'nin parmaklarına basmak değildi.
Translate from turco to inglés
Tom'un niyeti söylediğini söylemek değildi.
Translate from turco to inglés
Tom'un niyeti Mary'yi gücendirmek değildi.
Translate from turco to inglés
Tom'un niyeti Mary'yi kızdırmak değildi.
Translate from turco to inglés
Tom'un niyeti Mary'yi öldürmek değildi.
Translate from turco to inglés
Tom'un niyeti Mary'nin hislerini incitmek değildi.
Translate from turco to inglés
Tom'un niyeti kimseyi incitmek değildi.
Translate from turco to inglés
Tom'un niyeti Mary'nin başını belaya sokmak değildi.
Translate from turco to inglés
Tom'un niyeti o kadar geç kalmak değildi.
Translate from turco to inglés
Tom'un niyeti bunun olması değildi.
Translate from turco to inglés
Tom'un niyeti zarar vermek değildi.
Translate from turco to inglés
Tom'un niyeti Mary'ye sorun yaratmak değildi.
Translate from turco to inglés
Sanırım Tom'un art niyeti yok.
Translate from turco to inglés
Açıkçası, Tom'un onun olmasına izin vermeye niyeti yoktu.
Translate from turco to inglés
Tom'un kesinlikle gerçeği Mary'ye söylemeye niyeti yoktu.
Translate from turco to inglés
Chris'in açıkça parayı getirmeye niyeti olmadığı için Brian çıldırdı.
Translate from turco to inglés
Tom'un yağmurdan dolayı içeri gelmeye niyeti yoktu.
Translate from turco to inglés
Onun ona araba sürdürmeye niyeti yoktu.
Translate from turco to inglés
Onun onu öpmesine izin vermeye niyeti yoktu.
Translate from turco to inglés
Onun, onunla tartışmaya niyeti yoktu.
Translate from turco to inglés
Bir doktor olmaya niyeti var mı?
Translate from turco to inglés
Hatasını kabul etmeye niyeti yoktu.
Translate from turco to inglés
Tom'un Mary'den özür dilemeye niyeti yok.
Translate from turco to inglés
Tom'un Mary ile tartışmaya niyeti yoktu.
Translate from turco to inglés
Tom'un oraya tek gitmeye niyeti yok.
Translate from turco to inglés
Niyeti zarar vermek değildi.
Translate from turco to inglés
Onların niyeti iyiydi.
Translate from turco to inglés
Onların niyeti iyi.
Translate from turco to inglés
Tom'un oğlunun tek başına seyahat etmesine izin vermeye niyeti yok.
Translate from turco to inglés
Tom'un bir art niyeti olduğunu sanmıyorum.
Translate from turco to inglés
Tom'un üç saat beklemeye niyeti yoktu.
Translate from turco to inglés
Tom'un asıl niyeti ne?
Translate from turco to inglés
Adamın niyeti bozuk, ne yapacağı belli olmaz.
Tom'un bize yardım etmeye niyeti yok.
Tom'un Mary'ye yardım etmeye niyeti yoktu.
Dönmeye niyeti de yoktu zaten.
Tom'un Mary'nin onu yapmasına izin vermeye hiç niyeti yoktu
Tom'un onu yapmaya asla herhangi bir niyeti yoktu.
Tom'un onu yapmaya niyeti olduğunu sanmıyorum.
Tom'un onu yapmaya niyeti yok.
Tom'a bu kadar sert olma. Onun niyeti iyiydi.
Tom'un Mary ile dansa gitmeye niyeti yoktu.
Tom'un seninle evlenmek gibi bir niyeti olmadığı aşikar.
Onun seninle evlenmeye niyeti olmadığı açık.
Tom bana seninle evlenmeye niyeti olmadığını söyledi.
Tom niyeti bu olmasa da Mary'ye sırrı söylemiş oldu.
Onun senin işine karışmaya niyeti yok.
Tom'un Boston'u terk etmeye niyeti yok.
Tom'un o kadar uzun beklemeye niyeti yoktu.
Bush, Çin'i sever ve onunla savaş yapmaya niyeti yoktur.
Tom'un gerçekten onu yapmaya niyeti olup olmadığını merak ediyorum.
Tom'un Mary'ye zarar verme niyeti yoktu.
Tom'un gitme niyeti yoktu.
Tom'un kimseyle evlenmek için hiçbir niyeti yok.
Tom'un bir şey söylemeye niyeti yoktu.
Onun üç saat beklemeye niyeti yoktu.
Birkaç aylık flörtten sonra Fadıl'ın gerçek niyeti ortaya çıktı.
Fadıl'ın Leyla'yla evlenme niyeti yok.
Tom'un Mary ile evlenmek gibi bir niyeti yok.
Tom'un Mary ile evlenmek gibi bir niyeti yoktu.
Ama biliyoruz ki niyeti iyi.
Tom'un bunu yapmaya hiç niyeti yoktu.
Tom'un bunu yapmaya hiç niyeti yok.
Sami'nin Leyla ile uzlaşmak gibi bir niyeti yoktu.
Tom'un bunu yapmaya niyeti yoktu.
Tom'un Boston'a dönmeye niyeti yokmuş, öyle söylüyor.
Tom'un Boston'dan gitmeye niyeti yokmuş, öyle söyledi.
Sami'nin İslam'a geçmek gibi bir niyeti hiç olmamıştı.
Tom'un niyeti neydi, bilmiyorum.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.
Niyeti tam da buydu.
Ancak Rehn böyle bir niyeti reddetti.
Kötü insan yoktur. İyi niyeti suistimal edile edile kötüleşmiş insan vardır.
Ona yardım etmeye niyeti olmadığını açıkça belirtti.
Tom'un bunu yapmaya niyeti yok.