Learn how to use noktası in a turco sentence. Over 60 hand-picked examples.
Meselenin püf noktası odur.
Translate from turco to inglés
Sonunda bir uzlaşma noktası bulduk.
Translate from turco to inglés
O onun zayıf noktası.
Translate from turco to inglés
Evli bir yazar bekar kalmayı tavsiye ettiği zaman kitabın zayıf noktası güvenirlikten yoksun olmasıdır.
Translate from turco to inglés
Aktarma noktası var mı?
Translate from turco to inglés
İşte o işin püf noktası.
Translate from turco to inglés
Kaynama noktası dış basınca bağlıdır.
Translate from turco to inglés
Suyun donma noktası nedir?
Translate from turco to inglés
Bana bir dayanak noktası verin, Dünya'yı yerinden oynatayım.
Translate from turco to inglés
İşin püf noktası burada.
Translate from turco to inglés
Hepimizin ortak noktası nedir?
Translate from turco to inglés
Ben buraya dünyada Birleşik Devletler ve Müslümanlar arasında yeni bir başlangıç noktası aramak için geldim; biri karşılıklı ilgi ve karşılıklı saygıya dayalı; biri Amerika ve Müslümanın münhasır olmadığı ve rekabet içinde olması gerekmeyen gerçeğine dayalı.Bunun yerine onlar örtüşürler ve ortak prensipleri paylaşırlar - adalet ve ilerleme prensipleri tüm insanların hoşgörü ve haysiyeti.
Translate from turco to inglés
Bak, bu bir kayıt noktası! Onu istediğini biliyorsun!
Translate from turco to inglés
Mary'nin bir sürü zayıf noktası var.
Translate from turco to inglés
Onun bir sürü zayıf noktası var.
Translate from turco to inglés
Güzel yemek pişirmenin püf noktası, kaliteli ve taze malzemeler kullanmaktır.
Translate from turco to inglés
Tüm başarıların başlangıç noktası arzudur.
Translate from turco to inglés
Bildiğim kadarıyla, gölün en derin noktası burası.
Translate from turco to inglés
Herkesin bir kırılma noktası var.
Translate from turco to inglés
Belize set resifi, kuzey yarımküredeki en büyük set resifidir ve aynı zamanda popüler bir dalış noktası olan Büyük Mavi Delikle de ünlüdür.
Translate from turco to inglés
Burası tünelin başlangıç noktası olacaktır.
Translate from turco to inglés
Bu bir dönüm noktası.
Translate from turco to inglés
Bu, gölün en derin noktası.
Translate from turco to inglés
Tom'un sadece beş sağlıklı noktası var.
Translate from turco to inglés
Hayat bir yolculuktur, bir varış noktası değildir.
Translate from turco to inglés
Toplanma noktası nerede?
Translate from turco to inglés
Ben bunu anlamıyorum. En önemli noktası nerede ?
Translate from turco to inglés
Bu onun zayıf noktası.
Translate from turco to inglés
Mississippi'nin en alçak noktası nedir?
Translate from turco to inglés
Tom ve Mary'nin gerçekten pek ortak noktası yoktur.
Translate from turco to inglés
Gelecek ayın konusunun odak noktası küresel ısınmanın etkileri olacak.
Translate from turco to inglés
Yaratıcılığım modern dilleri öğrenerek bir çıkış noktası buluyor.
Translate from turco to inglés
Bu başlangıç noktası.
Translate from turco to inglés
Everest dağının doruk noktası dünyada en yüksek noktadır.
Translate from turco to inglés
İlk İletişim, insanlık tarihinde en önemli dönüm noktası oldu.
Translate from turco to inglés
İşte sorunun düğüm noktası.
Translate from turco to inglés
Mantık onun güçlü noktası değil.
Translate from turco to inglés
Mantık onların güçlü noktası değil.
Translate from turco to inglés
Suyun erime noktası nedir?
Translate from turco to inglés
Tom dönüm noktası ile yaş dönümü arasındaki farkı bilmiyor.
Translate from turco to inglés
Bu cümlenin hiç noktası yok.
Tom ve Mary'nin ortak noktası nedir?
Uzaktan, dünya bir ışık noktası gibi görünüyor.
Herkesin kırılma noktası var.
Anadolu yakası İstanbul'un yeni cazibe noktası olmaya başladı.
İşçi sınıfı ile işveren sınıfının hiçbir ortak noktası yoktur.
Hepsinin ortak noktası, futbol sevgisi.
Yardımın varış noktası sorun yaratıyor.
Bir dönüm noktası oldu.
Bu ifade de davanın dönüm noktası oldu.
Bir ekonomik fırsat sıradan halkın diline düştüğünde doyum noktası gelmiş ve patlaması yaklaşmış demektir. Kaymağını yiyen çoktan yemiştir.
İşin püf noktası kendini meşgul etmek.
Cezayir'in Tunus'la ortak noktası Libya'ya göre daha fazla.
Hepimizin ortak noktası futbolu seviyor olmamız.
Herkesin bir "sikerler" noktası vardır.
Gittikçe daha fazla yol ve gittikçe daha az varış noktası var.
Dans etmek Tom'un güçlü noktası değil.
Yönlendirici ayarlarında UPnP bağlantı noktası yönlendirme etkin mi?
Para sevgisinin hepimizin ortak noktası olduğunu düşünüyorum.
Uydunun yollanması, uzay programının doruk noktası oldu.