Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "olabildiğince"

Learn how to use olabildiğince in a turco sentence. Over 38 hand-picked examples.

Olabildiğince tuhaf, o ölü olduğu söylenilen biriyle karşılaştı.
Translate from turco to inglés

Tom olabildiğince en iyi kişi olmak istiyor.
Translate from turco to inglés

Olabildiğince üzgün ve yalnızım.
Translate from turco to inglés

O olabildiğince fakirdir.
Translate from turco to inglés

O, mümkün olabildiğince hızlı koştu.
Translate from turco to inglés

O, olabildiğince mutluydu.
Translate from turco to inglés

O buluşmanın olabildiğince kısa sürede düzenlenmesinde ısrar ediyoruz.
Translate from turco to inglés

Çevirmen olabildiğince çok detay ve bilgi vermeye çalışır.
Translate from turco to inglés

Niçin bana onun burada olduğunu söylemedin? Olabildiğince erkenden bilmem gerekiyordu.
Translate from turco to inglés

Mümkün olabildiğince çabuk eve gitmek istiyorum.
Translate from turco to inglés

Boston'tan olabildiğince uzaklaş.
Translate from turco to inglés

Lütfen Tom'a olabildiğince yardım et.
Translate from turco to inglés

Olabildiğince çabuk döneceğim.
Translate from turco to inglés

Soruna olabildiğince çabuk cevap vermeye çalışıyoruz.
Translate from turco to inglés

Tom ve Mary her ikisi de bu durumdan olabildiğince yararlanmaya kararlıydı.
Translate from turco to inglés

Olabildiğince erken geldim.
Translate from turco to inglés

Akıcılığınızı geliştirmek için, olabildiğince sık olarak anadili ile konuşanları denemelisiniz.
Translate from turco to inglés

O, olabildiğince hızla kapıyı kapattı ve kaçtı.
Translate from turco to inglés

Olabildiğince hızlı çalışıyorum.
Translate from turco to inglés

Fadıl olabildiğince çabuk olarak hareket ediyordu.
Translate from turco to inglés

Eğer yanlış bir şey yaptığınızı fark ederseniz, vicdanınızı dinlemeli ve onu olabildiğince düzeltmelisiniz.
Translate from turco to inglés

Varoluşumuzu olabildiğince kabul etmeliyiz.
Translate from turco to inglés

Sami parayı olabildiğince hızla harcadı.
Translate from turco to inglés

Tom'un bunu olabildiğince çabuk yapması gerekiyor.
Translate from turco to inglés

Tom, Boston'da olabildiğince uzun kalmayı planladığını söylüyor.
Translate from turco to inglés

Tom ve ben ikimiz de olabildiğince yüksek sesle bağırdık.
Translate from turco to inglés

Bunu olabildiğince çabuk yapmanı öneririm.
Translate from turco to inglés

Tom ve ben kendimizi olabildiğince rahat ettirdik.
Translate from turco to inglés

Mümkün olabildiğince çabuk bir şekilde gel.
Translate from turco to inglés

Mümkün olabildiğince yükseğe zıplamaya çalış.
Translate from turco to inglés

Olabildiğince kısa sürede geri gel.
Translate from turco to inglés

Evet, ben bir çaylağım, bu yüzden yeni bir geliştirme girişimine hızla başlayabilmem için bunu olabildiğince çabuk bitirelim.
Translate from turco to inglés

Bir adam büyük bir alev gibi yaşamalı ve olabildiğince parlak bir şekilde parlamalıdır. Sonunda canı yanıyor. Ama bu zavallı küçük bir alev olmaktan iyidir.
Translate from turco to inglés

Mary, Tom'un hayatını olabildiğince rahat hale getirdi.
Translate from turco to inglés

Lütfen olabildiğince sessizce ayrılın.
Translate from turco to inglés

Gunter olabildiğince hızlı bir şekilde uzaklaştı.
Translate from turco to inglés

Kalman olabildiğince hızlı koştu.
Translate from turco to inglés

Kalman kamyona binip olabildiğince hızlı bir şekilde uzaklaştı.
Translate from turco to inglés