Learn how to use olacağını in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Gelecekte ne olacağını hiç kimse bilmiyor.
Translate from turco to inglés
Bundan sonra ne olacağını hiç kimse bilmiyor.
Translate from turco to inglés
Bogdan yarın orada olacağını söyledi.
Translate from turco to inglés
Kimse gelecekte ne olacağını söyleyemez.
Translate from turco to inglés
Bu kitabın okumaya değer olacağını düşünüyor musun?
Translate from turco to inglés
Dünya dönmeyi durdursa,ne olacağını tahmin edersin?
Translate from turco to inglés
Daha sonra ne olacağını anlatmak yok.
Translate from turco to inglés
Öğretmenimiz ayrıca düğününün diğer insanlarınki ile aynı olmayacağını söyledi;biz nasıl farklı olacağını sorduk fakat o söylemedi.
Translate from turco to inglés
Ben, güneşli olacağını sanmıyorum.
Translate from turco to inglés
Ben, havanın iyi olacağını düşünüyorum.
Translate from turco to inglés
Havanın güzel olacağını umuyorum.
Translate from turco to inglés
Bunun kolay olacağını düşünmüştüm, fakat bütün gün çalışıyoruz ve hâlâ bitirmedik.
Translate from turco to inglés
Bunu yapmanın kolay olacağını düşündüm.
Translate from turco to inglés
Sana konserin sıkıcı olacağını söyledim. Niçin beni dinlemedin?
Translate from turco to inglés
Ben sadece arabamı yıkatmanın ve cilalatmanın kaça mal olacağını merak ediyordum.
Translate from turco to inglés
Kaça mal olacağını ona peşinen sorsan iyi olur.
Translate from turco to inglés
O tekrar vali olacağını kendisine söz verdi.
Translate from turco to inglés
Tom o güne kadar başka bir ülkede yaşamak için bir şansı olacağını düşünmüyordu.
Translate from turco to inglés
Olacağını söylediği şey oldu.
Translate from turco to inglés
Hava tahmini sağanaklar olacağını söylüyor.
Translate from turco to inglés
Ebediyen mutlu olacağını umuyorum.
Translate from turco to inglés
Onun bize yardımcı olacağını umuyoruz.
Translate from turco to inglés
O bana onun yaklaşık saat altıda burada olacağını söyledi.
Translate from turco to inglés
Yakında bir seçim olacağını söyleniyor.
Translate from turco to inglés
Benim bir yerli konuşmacı gibi ses çıkarmamın mümkün olacağını hiç düşünüyor musun?
Translate from turco to inglés
Endişelenmeyin. Size her şeyin iyi olacağını söyledim.
Translate from turco to inglés
Tom ne olacağını bilmiyor.
Translate from turco to inglés
Tom nasıl sessiz olacağını bilmiyor.
Translate from turco to inglés
Tom evi bitirmek için ne kadar çok paraya ihtiyacı olacağını hesaplıyor.
Translate from turco to inglés
Giants'ların bu yıl şampiyon olacağını sanmıyorum.
Translate from turco to inglés
Lions'ların bu yıl şampiyon olacağını düşünüyorum.
Translate from turco to inglés
Tom bir doktor görmenin iyi bir fikir olacağını düşündü.
Translate from turco to inglés
Tom, Mary'nin fırın satışında yardım etmeye istekli olacağını farz ediyor.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye akşam daha sonra nerede olacağını sordu.
Translate from turco to inglés
Tom ve Mary birlikte yürüyüşe gitselerdi, kötü bir şey olacağını biliyordum.
Translate from turco to inglés
Tom yarın toplantı olacağını söylüyor.
Translate from turco to inglés
Tom herkesi memnun etmeye çalışmanın zaman kaybı olacağını söylüyor.
Translate from turco to inglés
Ne yazık ki çok yardımım olacağını sanmıyorum.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin iyi bir kelle avcısı olacağını söyledi.
Translate from turco to inglés
Tom, Mary'nin bir silahının olmasının iyi bir fikir olacağını düşündü.
Translate from turco to inglés
Tom, akşam yemeğinden sonra yüzmenin uygun olacağını söyledi.
Tom bunun olacağını biliyordu.
Tom Mary'nin kızgın olacağını biliyordu.
Ne tür baba olacağını düşünüyorsun?
Tom herkese Mary'nin bir gün birisi için iyi bir eş olacağını düşündüğünü söyledi.
Tom yelken sporuna gitmenin eğlenceli olacağını düşündü.
Tom, çok eğlenceli olacağını düşünüyor.
Tom şu anda Mary'yi ziyaret etmemenin daha iyi olacağını düşünüyor.
Tom bu sefer doları yene çevirmemenin daha iyi olacağını düşünüyor.
Tom bundan sonra daha dikkatli olacağını söylüyor.
Tom, ne olacağını biliyor.
Tom Mary'yi hastaneye gitmesi için ikna etmenin zor olacağını biliyordu.
Tom Mary'nin araba süremeyecek kadar yaşlı olduğuna ikna etmenin zor olacağını biliyordu.
Tom'un bunun olacağını bilemezdi.
Tom onun olacağını sanmıyor.
Tom onun her zaman olacağını sanmıyor.
Tom kötü bir şey olacağını sanmıyor.
Tom onun her zaman olacağını düşünmüyordu.
Tom Mary'nin orada olacağını bilmiyordu.
Tom Mary'nin o kadar cana yakın olacağını ummuyordu.
Tom Mary'nin konserinin ne zaman olacağını kesinlikle biliyor.
Tom ve Mary bir sonraki çocuklarının bir erkek olacağını umuyorlar.
Tom'a ne olacağını kimsenin umurunda değil.
Tom'un polise teslim olacağını duydum.
Tom'un ne zaman evde olacağını biliyor musunuz?
Birinin evde olacağını ummamıştım.
Tom sorun olacağını önceden kestirdi.
Tom'un Noel ağacını süslemesine kimin yardımcı olacağını merak ediyorum.
Herkes Kate'in bir deha olduğunu ve başarılı bir geleceğe sahip olacağını söylüyor.
Toplamın 900 doların üzerinde olacağını hesapladı.
Tom yeni bilgisayarın ne kadara mal olacağını kesin olarak bilmiyordu.
Tom biletin maliyetinin ne olacağını bilmiyor.
Ben sorun olacağını umuyordum.
Onun başarılı olacağını düşünüyorum.
Onun bana yardımcı olacağını umuyorum.
Onun olacağını umuyorum.
Gitmenin iyi olacağını söyledi.
Ne olacağını asla bilemezsiniz.
Yarın havanın iyi olacağını umuyorum.
O, teklifi kabul etmenin akıllıca olacağını düşündü.
Bir iPad app oluşturmanın bu kadar zor olacağını asla düşünmemiştim.
Bir piknik masası yapmanın bu kadar zor olacağını asla düşünmemiştim.
Sizin web sitesini çökertmenin bu kadar kolay olacağını hiç düşünmemiştim.
Bloğumun çok popüler olacağını bir an bile asla düşünmedim.
Yarının hoş bir gün olacağını düşünüyor musunuz?
Onun 300 dolara mal olacağını hesapladım.
O gerçeği söylemenin daha iyi olacağını fark etti.
O bana giymek için hangi elbiselerin iyi olacağını söyledi.
Toplantının nerede olacağını herkese söyledin mi?
Toplantının nerede ve ne zaman olacağını herkese söyledin mi?
Bir piknik masasını kurmanın bu kadar zor olacağını asla düşünmemiştim.
Çok sayıda insan ne olacağını görmek için bekliyorlar.
Onun biletleri almasının zor olacağını düşündüm.
Sizin web sitenizi heklemenin bu kadar kolay olacağını asla düşünmedim.
Elektriksiz hayatımızın nasıl olacağını düşünebiliyor musun?
Onun iyi olacağını umuyorum.
Ne olacağını bilmiyorum.
Yarın havanın güzel olacağını umuyorum.
Yağmur olacağını öngördü.
Soyadı "Joobs" olsaydı, Steve Jobs'un şimdiki kadar başarılı olacağını mı düşünüyorsun?