Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "olanlar"

Learn how to use olanlar in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.

Dün olanlar hakkında utandım.
Translate from turco to inglés

Beethoven'ın şimdiye kadar yaşamış olanlar kadar büyük bir besteci olduğunu düşünüyorum.
Translate from turco to inglés

Seçilmiş olanlar kapsamlı tıbbi ve psikolojik testlerle yüzleşmek zorunda kalacak.
Translate from turco to inglés

Hâlâ burada olanlar sadece sen ve Emet'sin.
Translate from turco to inglés

Gerçeğe uygun konuşma şık değil, ve şık konuşma gerçeğe uygun değildir. İyi sözler ikna edici değil, ve ikna edici sözler iyi değildir.Bilgili olanlar çok değil, ve çok olanlar bilgili değildir.
Translate from turco to inglés

Daha sonra, diğer birçok ülkeden olanlar büyük ekonomik imkanlarla ilgili raporlar ve dini ve politik özgürlük tarafından cezbedildikleri için Amerika Birleşik Devletlerine akın ettiler.
Translate from turco to inglés

Yaşlı olanlar genç olanlara göre her zaman daha fazla bilmiyorlar.
Translate from turco to inglés

Tom Mary'nin önerilerinin iyi olanlar olduğunu kabul etti.
Translate from turco to inglés

Olanlar Tom'un hatası değildi.
Translate from turco to inglés

Olanlar için niçin beni suçluyorsun?
Translate from turco to inglés

Tom'un olanlar hakkında yüzüme karşı yalan söylediğine inanamıyorum.
Translate from turco to inglés

Çünkü muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerimizden olanlar başkasına düşman olamayacakları gibi, bir gün bize de düşman olmazlar.
Translate from turco to inglés

Tom olanlar için sorumlu hissediyor.
Translate from turco to inglés

Mevcut olanlar habere şaşırdılar.
Translate from turco to inglés

Olanlar yüzünden aşırı heyecanlandı.
Translate from turco to inglés

Vietnam'da olanlar kötü bir rüya gibiydi.
Translate from turco to inglés

Niyetli olmayanlar uyum sağlamazken, kalmaya niyetli olanlar adanın konuşma yapılarına çabucak uyum sağladılar.
Translate from turco to inglés

Mary'ye olanlar için Tom kendini suçluyor.
Translate from turco to inglés

Dün olanlar için özür dilemeye geldim.
Translate from turco to inglés

Olanlar hakkında konuşmak istemediğini biliyorum.
Translate from turco to inglés

Olanlar için çok üzgünüm ama endişe etmeyin. Bir daha olmayacak.
Translate from turco to inglés

Eski evler, özellikle geleneksel Japon olanlar, modern yapıya göre nemli ve soğuk olabilir.
Translate from turco to inglés

Olanlar kontrolüm dışındaydı.
Translate from turco to inglés

Tom açıkçası olanlar tarafından harap edildi.
Translate from turco to inglés

Olanlar için sorumluluk kabul etmeye hazırım.
Translate from turco to inglés

Boston'da tekrar olanlar için onları suçlama.
Translate from turco to inglés

Dün gece olanlar hakkında gerçekten üzgünüm.
Translate from turco to inglés

Olanlar hakkında bildiğin her şeyi bana söyle.
Translate from turco to inglés

Olanlar Tom'un olacağını düşündüğü herhangi bir şeyden daha kötüydü.
Translate from turco to inglés

Bunlar yeni olanlar.
Translate from turco to inglés

Yanında olanlar yeterken, uzakta olanları arama.
Translate from turco to inglés

Olanlar hakkında kötü hissediyorum.
Translate from turco to inglés

Tüm kaliteli elemanlarımız gitti, geriye böyle işe yaramaz olanlar kaldı.
Translate from turco to inglés

Tom olanlar hakkında şikayet etmemeye karar verdi.
Translate from turco to inglés

Olanlar hakkında bilgiye ihtiyacım var.
Translate from turco to inglés

Dünkü olanlar için özür dilerim.
Translate from turco to inglés

Bu olanlar beni çok derinden etkiledi.

Sen de, olanlar hakkında hiçbir fikrin olmadığını mı iddia ediyorsun?

Tüm bu olanlar da neydi?

Olanlar hakkında üzgün görünüyorsun.

Tom ile aranızda olanlar için üzgünüm.

İnsanlar savaştan korkuyor. Ne yazık ki onların hepsi değil. Bazıları onu destekliyor. Sadece yüksek mevkide olanlar değil.

Tom olanlar için Mary'yi suçlamadı.

Olanlar hakkında Tom'a bir şey söylemen gerektiğini sanmıyorum.

Olanlar için hazır olmak zorundasın.

Olanlar için hazırlıklı olmalısın.

Fikirlerimin hepsi iyi olanlar değil.

Bizim aramızda doğayla ilgili olanlar hariç tapınaklar ve türbeler yoktu, .

Obama yukarıdan aşağıya ekonominin asla işe yaramadığını söyledi. Ülke sadece çok üstte olanlar iyi yaptıkları zaman ülke başarılı olmaz.Biz orta tabaka daha da büyüdüğü zaman, daha fazla güvenlik hissettiğinde başarılı oluruz.

Olanlar için kendimi suçluyorum.

Olanlar için suçlanacak mıyım?

Olanlar için seni suçlamıyorum.

Tom'un olanlar için beni suçladığını düşündüm.

Tom'a olanlar için kendini suçlama.

Hepimize olanlar için Tom'u suçluyorum.

Onlar doğru olanlar.

Olanlar geçmişe aittir.

Olanlar için beni suçlayabilirsin.

Çeviriler sevgililer gibidir.Güzel olanlar sadık değildir ve sadık olanlar güzel değildir.

Mary'ye olanlar senin hatan değildi.

Olanlar için hazır değildim.

Lütfen Tom'a olanlar için üzgün olduğumu söyle.

Tom'a olanlar hakkında her şeyi söyledim.

Tatoeba'daki cümleler mikroplar gibi. Faydalı olanlar var fakat aynı zamanda zararlı olanlar da var.

Tom olanlar hakkında çok kötü hissetti.

Tom'a olanlar için üzgünüm.

Olanlar Tom'un kontrolünün dışındaydı.

Çok mutlu olanlar için zamanın pek bir önemi yok.

Ana dili Kırımtatar Türkçesi olanlar kendi dillerinde konuşmadıkları sürece dilleri ölmeye yüz tutaduracaktır.

Kara listede olanlar bence haklılar.

Siyah üzümler beyaz olanlar kadar tatlı.

Hiç kimse daha sonra olanlar için hazır değildi.

Orada olanlar onun saf altın olduğunu düşündü.

Olanlar için Tom'u suçlama.

Tom olanlar hakkında mutlu değil.

Olanlar için beni suçlama.

Tom olanlar için Mary'yi suçlamadığını söylüyor.

Tom bana olanlar hakkında bazı sorular sordu.

Vegas'ta olanlar, Vegas'ta kalır.

Olanlar için hala kızgın mısın?

Sana olanlar hakkında üzgünüm.

Olanlar hakkında birçok sorun olduğuna eminim.

Tom olanlar için kendini suçladı.

Tom'un olanlar konusunda tamamen suçsuz olduğunu sanmıyorum. Hatta elebaşı o olabilir bence.

Tom olanlar hakkında bildiği her şeyi Mary'ye anlattı.

Olanlar için hepinize özür dilemek istiyorum.

Olanlar hakkında konuşmamız gerekiyor.

İşte olacak olanlar.

Burada olanlar için özür diliyorum.

Odadaki herkes olanlar karşısında afallamıştı.

Sırt çantamın içinde birçok renkli dolma kalemler, kırmızı olanlar, mavi olanlar , yeşil olanlar v.s var.

Bütün değişiklikler, hatta nadiren olanlar dahi, hüzne sebep olur. Çünkü geride bıraktığımız her şeyde bir parçamız vardır. Yeni bir başlangıç yapmadan önce, öncekilerle vedalaşmamız gerekir.

O açıklanmamış olanlar arasında.

Bugün olanlar hakkında üzgünüm.

Tom olanlar hakkında neredeyse her şeyi unuttu.

Olanlar hoşuma gitmiyor.

Bana olanlar için hepiniz sorumlusunuz.

Olanlar bir sır değil.

Olanlar için üzgünüm.

Olanlar bir rezaletti.

Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés