Learn how to use organ in a turco sentence. Over 25 hand-picked examples.
Organ bağışlarsanız, bir hayat kurtarabilirsiniz.
Translate from turco to inglés
Tom bir organ bağışçısı olmak için kayıt yaptırdı.
Translate from turco to inglés
Tom'un cüzdanında bir organ bağış kartı var.
Translate from turco to inglés
O çok büyük bir organ.
Translate from turco to inglés
Organ bağışçısı olmayı kabul edersen, birinin yaşamını kurtarmasına yardım edebilirsin.
Translate from turco to inglés
Organ bağışları hayatlar kurtarır.
Translate from turco to inglés
Yer çekimi herhangi iki kütle, herhangi iki organ ya da herhangi iki parçacık arasında olan bir çekim kuvvetidir.
Translate from turco to inglés
Bazı dinler organ bağışına karşıdır.
Translate from turco to inglés
Organ bağışına izin vermeyen hiç din var mı?
Translate from turco to inglés
Türkçede birçok organ ve ekstremite ismi -b sesiyle başlar. Örn. baş, burun, boğaz, beyin, bel, bacak, bilek, bağır, böğür, bağırsak, böbrek.
Translate from turco to inglés
Tom organ nakli oldu.
Translate from turco to inglés
Tom davulu organ kadar iyi çalar.
Translate from turco to inglés
Cerrah bir organ nakli geçirmesi için onu ikna etti.
Translate from turco to inglés
Cerrah beni bir organ nakli operasyonu geçirmem için ikna etti.
Translate from turco to inglés
Uçağım düşmezse ve organ mafyası tarafından kaçırılmazsam hafta başında sana yazacağım.
Translate from turco to inglés
Geçen pazar kilisede organ çalan Tom muydu?
Translate from turco to inglés
Hiçbir hayati organ hasar görmedi.
Translate from turco to inglés
Fonksiyon organ yaratır.
Translate from turco to inglés
Tom'a organ nakli ameliyatı yapıldı.
Translate from turco to inglés
İnsan vücudundaki en büyük organ nedir? Cevap sizi şaşırtabilir.
Translate from turco to inglés
Ali organ ticaretinden yargılanıyor.
Translate from turco to inglés
Organ kaçakçılığı sorunu sizin gündeminizde de yer alacak mı?
Translate from turco to inglés
Sırbistan'ın organ donörlerine ihtiyacı var.
Translate from turco to inglés
Bu hükümet çoklu organ yetmezliği ile karşı karşıya. Çoklu organ yetmezliği içindeki bu Saray hükümeti artık ülkemiz için de kangrenli bir bacaktır. Seçimle kesersek hayatta kalırız. Susma zamanı değil, herkes konuşmalı.
Translate from turco to inglés
Tom'un hayatta kalabilmesi için şimdi bir organ nakline ihtiyacı var.
Translate from turco to inglés