Learn how to use oyuna in a turco sentence. Over 69 hand-picked examples.
Birlikte oyuna gitmemizi ister misin?
Translate from turco to inglés
Dün keşke diğerleri ile birlikte oyuna gitseydim.
Translate from turco to inglés
Takım oyuna hazır.
Translate from turco to inglés
Yağmur durduğu için onlar oyuna devam ettiler.
Translate from turco to inglés
Ben şahsen oyuna katılmak istiyorum.
Translate from turco to inglés
Akşam yemeğinden sonra oyuna devam edelim.
Translate from turco to inglés
Susie iyi hissetmediği için oyuna katılamadı.
Translate from turco to inglés
Oyuna katılmama izin verin.
Translate from turco to inglés
Şimdi oyuna başlayalım.
Translate from turco to inglés
Oyuna hakemlik yapmam rica edildi.
Translate from turco to inglés
O, kısa sürede oyuna dönecek.
Translate from turco to inglés
Oyuna katıldın mı?
Translate from turco to inglés
Oyuna iki geçişim var.
Translate from turco to inglés
Biz dün oyuna gittik.
Translate from turco to inglés
Oyuna kimi getiriyorsun?
Translate from turco to inglés
Öğle yemeğinden sonra oyuna devam edelim.
Translate from turco to inglés
Oyuna ilk kez başlarken oyunu yapılandırma seçeneklerini ayarlayabilirsiniz.
Translate from turco to inglés
Yağmur durduğu için, oyuna tekrar başladılar.
Translate from turco to inglés
Neden böyle bir oyuna ihtiyaç vardı?
Translate from turco to inglés
Ona selam söyleyin kazanamayacağım oyuna girmem.
Translate from turco to inglés
Evlilik için oyuna getirilmiş olduğunu hissetti.
Translate from turco to inglés
Beni oyuna getirmiştin.
Translate from turco to inglés
Tom Mary ile oyuna gidebilir.
Translate from turco to inglés
Tom oyuna getirmeye çalıştı.
Translate from turco to inglés
Oyuna başlayabilir miyiz?
Translate from turco to inglés
Öğrenciler oyuna çok zaman harcarlar.
Translate from turco to inglés
Yağmur durdu, bu yüzden onlar oyuna devam etti.
Translate from turco to inglés
Tom benim oyuna sahip.
Translate from turco to inglés
Hangi milliyette olursa olsun herkes oyuna katılabilir.
Translate from turco to inglés
Tom oyuna gitmek istemiyordu.
Translate from turco to inglés
Tom oyuna katılmayı reddetti.
Translate from turco to inglés
Oyuna yeni seviyeler eklendi.
Translate from turco to inglés
Oyuna gidiyor musun?
Translate from turco to inglés
Kötü hava, Tom'un oyuna girmesini engelledi.
Translate from turco to inglés
Sami, Leyla'yı oyuna getirdi.
Translate from turco to inglés
Ali köşe gönderinden topu oyuna soktu.
Translate from turco to inglés
Ali maçın bitimine on dakika kala oyuna girdi.
Translate from turco to inglés
Ali 60. dakikada oyuna alındı.
Translate from turco to inglés
Tedavisi oyun alanında yapılan Ali oyuna devam edebilecek.
Translate from turco to inglés
Ali kısa süreli bir sakatlık yaşadı, ama oyuna devam edebilecek durumda.
Translate from turco to inglés
Ali oyuna devam edemeyecek.
Translate from turco to inglés
Ali'nin tedavisi tamamlandı. Oyuna dönmek için izin istiyor.
Translate from turco to inglés
Oyun durunca hakem Ali'nin oyuna girmesini işaret etti.
Translate from turco to inglés
Oyuna giren oyuncu 9 numaralı formasıyla Ali.
Translate from turco to inglés
Ali oyuna girmek için hakemin işaretini bekliyor.
Translate from turco to inglés
Ali girer girmez oyuna hareketlilik getirdi.
Translate from turco to inglés
Ali ikinci yarı oyuna girdi.
Translate from turco to inglés
Herkesin oyuna ihtiyacımız var.
Translate from turco to inglés
Ali gerektiğinde bir libero gibi kalesinden çıkıp oyuna müdahale ediyor.
Translate from turco to inglés
Ali'nin oyuna girmesi maçın seyrini değiştirdi.
Anadoluspor maçta ilk oyuncu değişikliği hakkını kullandı. Ali oyundan alınırken, Mehmet onun yerine oyuna dâhil oldu.
Ali'nin yerine oyuna kim girdi?
Ali oyuna kimin yerine girdi?
Ali oyuna ne zaman girdi?
Ali oyuna kaçıncı dakikada girdi?
İkinci yarı Anadoluspor oyuna ağırlığını koydu.
Ali oyuna sonradan dâhil oldu.
Biz herkesin oyuna talibiz.
İlk nesil oyun konsollarında hafızaya alma olayı olmadığı için sonlara doğru yanıp oyuna amele gibi sıfırdan başlamak adama evlat acısı gibi koyuyordu.
Yaşı ilerleyen Ali bu sezon genelde ikinci yarılarda oyuna girdi.
İkinci yarı oyuna tempo geldi.
Ali'nin golü oyuna tempo getirdi.
Küçükler oyuna gelir, büyükler oyun kurar.
Bu oyuna hile karıştı.
Ali'nin oyuna girmesinden sonra goller peş peşe geldi.
Oyuna can veren piyonlardır.
Oyuna gelme.
Tiyatro bilgisi ve kültürü olmayan toplumlar siyasetçiler tarafından daha kolay oyuna getirilir.
Sizler sıkıcı oyuna sinir oluyorsunuz.