Learn how to use parmaklarını in a turco sentence. Over 62 hand-picked examples.
Onlar genellikle kırmızı ışıklarda parmaklarını şakırdatırlar.
Translate from turco to inglés
Tom sıcak bir kızartma tavasında parmaklarını yaktı.
Translate from turco to inglés
Bir küçük kız parmaklarını kapıda sıkıştırdı.
Translate from turco to inglés
O, parmaklarını yaladı.
Translate from turco to inglés
Parmaklarını yalayabilir miyim?
Translate from turco to inglés
Tom parmaklarını şaklattı.
Translate from turco to inglés
Ayak parmaklarını oynatma.
Translate from turco to inglés
Parmaklarını çıtlatmayı kes.
Translate from turco to inglés
Tom'un parmaklarını çıtlattığını duydum.
Translate from turco to inglés
Tom'un parmaklarını çıtırdattığını duydum.
Translate from turco to inglés
Tom parmaklarını oynattı.
Translate from turco to inglés
Tom parmaklarını Mary'nin saçının içinden geçirdi.
Translate from turco to inglés
Tom gergin bir biçimde parmaklarını masaya vuruyordu.
Translate from turco to inglés
Tom parmaklarını şakırdattı ve kapıyı gösterdi.
Translate from turco to inglés
Parmaklarını yaktı.
Translate from turco to inglés
Tom ayak baş parmaklarını kımıldattı.
Translate from turco to inglés
Hangi yiyecekleri genellikle parmaklarını kullanarak yersin?
Translate from turco to inglés
Parmaklarını saçında gezdirdi.
Translate from turco to inglés
Tom parmaklarını saçında gezdirdi.
Translate from turco to inglés
Tom parmaklarını çıtırdattı.
Translate from turco to inglés
Parmaklarını şıklattı.
Translate from turco to inglés
O, parmaklarını şaklattı.
Translate from turco to inglés
O, parmaklarını saçında gezdirmeye başladı.
Translate from turco to inglés
Kız, parmaklarını kapıya sıkıştırdı.
Translate from turco to inglés
Kız, parmaklarını kapıya kaptırdı.
Translate from turco to inglés
Çok az sayıda insan bütün parmaklarını kullanarak yazı yazabilir.
Translate from turco to inglés
Tom sabırsızca parmaklarını vurdu.
Translate from turco to inglés
Tom parmaklarını yaladı.
Translate from turco to inglés
Senin ayak parmaklarını yalayabilir miyim?
Translate from turco to inglés
Bazen parmaklarını kırmak istiyorum.
Translate from turco to inglés
Bir Yunan ile tokalaştığın zaman, parmaklarını say.
Translate from turco to inglés
O, saçlarının arasında parmaklarını gezdirdi.
Translate from turco to inglés
Tom pantolonunu sıvadı ve ayak parmaklarını suya daldırdı.
Translate from turco to inglés
Tom parmaklarını kulaklarına soktu.
Translate from turco to inglés
Tom parmaklarını masasının üzerine vurdu.
Translate from turco to inglés
Parmaklarını kıyma makinesine koyma!
Translate from turco to inglés
Bir kız parmaklarını kapıda sıkıştırdı.
Translate from turco to inglés
"Ne yapabilirim?" "O havuçları doğra. Ve parmaklarını kesmemeye çalış."
Translate from turco to inglés
Mary ayak parmaklarını sıcak kuma gömdü.
Translate from turco to inglés
Tom büyük bir bıçakla parmaklarını kesti.
Translate from turco to inglés
Tom'un ayakkabıları o kadar dardı ki o parmaklarını kıpırdatamadı.
Translate from turco to inglés
Senin parmaklarını ve dilini keseceğim, Caty!
Translate from turco to inglés
Tom parmaklarını kesiştirdi ve her şeyin iyi olacağını umdu.
Translate from turco to inglés
Bu bir dokunmatik ekran, onun üzerinde görüntülenen kontrolleri çalıştırmak için parmaklarını kullanabilirsin.
Translate from turco to inglés
Onun parmaklarını öptü.
Translate from turco to inglés
O parmaklarını yaktı.
Translate from turco to inglés
Bana parmaklarını göster.
Translate from turco to inglés
Bana ayak parmaklarını göster.
Çocuk suyun soğuk olup olmadığını görmek için ayak parmaklarını okyanusa daldırdı.
Tom, yalnızca baş parmaklarını kullanarak piyanoda bir vals çaldı ve Mary çok etkilendi.
Dikkat et de parmaklarını yeme.
Bunu bilen kişi sayısı bir elin parmaklarını geçmez.
Mary parmaklarını şıklattı.
Tom ve Mary parmaklarını yaladı.
Parmaklarını şıklatabiliyor musun?
Ayak parmaklarını kımıldattı.
Mary ayak parmaklarını kımıldattı.
Parmaklarını çıtlatabilir misin?
O, çekiçle bazı parmaklarını kırdı.
Gabriel parmaklarını yaladı.
Tom parmaklarını çıtlattı.
Kızlar parmaklarını birbirine geçirdi.