Learn how to use patlak in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Savaş patlak verdiğinde 1941'de Avrupa'dan evine döndü.
Translate from turco to inglés
Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki bir savaşın patlak verdiği Aralık 1941'de henüz doğmamıştım.
Translate from turco to inglés
İki ülke arasında bir savaş patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Belge kayıtları savaşın 1700 yılında patlak verdiğini yazıyor.
Translate from turco to inglés
Depremden sonra büyük bir yangın patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Yiyecek yokluğundan dolayı şehrin her yerinde şiddet patlak verdi.
Translate from turco to inglés
1918 yılında, pirinç fiyatından kaynaklanan ayaklanmalar tüm dünyada patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Yangın, gece yarısına doğru patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Personel eve gittikten sonra yangın patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Birinci katta bir yangın patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Beşinci katta bir yangın patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Yangın patlak verdiğinde, o derin uykudaydı.
Translate from turco to inglés
Savaş tesadüfen patlak vermedi.
Translate from turco to inglés
Patlak bir lastiğim var.
Translate from turco to inglés
Yakında bir yangın patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Savaş 1939'da patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Dün gece bir yangın patlak verdi.
Translate from turco to inglés
1911 yılında bir isyan patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Umarım savaş patlak vermez.
Translate from turco to inglés
Savaş her an patlak verebilir.
Translate from turco to inglés
II. Dünya Savaşı ne zaman patlak verdi?
Translate from turco to inglés
Bir ayaklanma patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Savaş 1941 yılında patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Savaş sonunda patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Meksika'da bir devrim patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Gece bir yangın patlak verdi.
Translate from turco to inglés
İkinci katta bir yangın patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Bu alanda bir orman yangını patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Şehrin ortasında bir yangın patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Bir çevre otelde bir yangın patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Önceki gün bir yangın patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Yangın patlak verdiğinde, o, derin uykudaydı.
Translate from turco to inglés
Üçüncü dünya savaşının patlak verip vermeyeceğini merak ediyorum.
Translate from turco to inglés
Biz gerçekten bir savaş daha patlak vermeyeceğini umuyoruz.
Translate from turco to inglés
Dün gece mahallemde bir yangın patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Dün gece süpermarkette bir yangın patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Savaş patlak verdiğinde, o, Londra'da yaşıyordu.
Translate from turco to inglés
Yom Kippur savaşı hangi tarihte patlak verdi?
Translate from turco to inglés
Savaş 1939 yılında patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Bir patlak tekerim var.
Translate from turco to inglés
Savaş, 1939'da patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Tom'un patlak tekerini tamir etmeyi önerdim.
Translate from turco to inglés
Bisikletimin arka tekerleği patlak.
Translate from turco to inglés
İki ülke arasında savaş patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Bir salgın hastalık patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Ertesi yıl 1. Dünya Savaşı patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Epidemi patlak verdi.
Translate from turco to inglés
Bisikletimin tekeri patlak.
Bu teker patlak.
1. Dünya savaşı 1914'te patlak verdi.
Kısa bir barıştan sonra, savaş tekrar patlak verdi.
Bu savaş tesadüfen patlak vermez.
Patlak lastik ne olacak?
Bize 2. Dünya Savaşı'nın 1939 yılında patlak verdiği öğretildi.
Bisikletimin patlak lastiği var.
İkinci Dünya Savaşı 1939 yılında patlak verdi.
Nükleer savaş patlak verirse insanoğlu helak olur.
Bisikletimin patlak bir lastiği vardı, bu yüzden yedi trenini kaçırdım.
Savaş ne zaman ve nerede patlak verdi?
Beurs March birkaç bölüm ırkçılık ve şiddetten sonra patlak verdi.
Tom bisikletinin patlak tekeri olduğundan bugün okula yürümek zorundaydı.
Irak'taki savaş on yıl önce patlak verdi.
Öğretmen İkinci Dünya Savaşı'nın 1939'da patlak verdiğini söyledi.
Göstericilerle polis arasında şiddetli çatışmalar patlak verdi.
Yangın binanın ikinci katında patlak verdi.
Dan ve Linda arasında bir tartışma patlak verdi.
Sinema salonunda aniden bir yangın patlak verdi.
O gece bir yangın patlak verdi.
Alkış patlak verdi.
Biz Fransız Devriminin neden patlak verdiğini öğrendik.
O, Hiroşima'da iken savaş patlak verdi.
İkinci Dünya savaşı 1939 yılında patlak verdi.
Savaş patlak verdiğinde o Brittany'ye geldi.
Dan ve Linda arasında bir kavga patlak verdi.
Dan ve bir çalışan arasında kavga patlak verdi.
Bir defa savaş patlak verdi mi, her iki taraf da hatalıdır.
Bir patlak lastiğimiz var.
Bugün işe giderken patlak bir lastiğim vardı.
Şimdi patlak lastiği tamir edebilir misin?
O ve oğlu arasında bir tartışma patlak verdi.
O ve babası arasında bir tartışma patlak verdi.
Bu kamyonun bir patlak lastiği var.
Bizim prezervatifimiz patlak.
Buralarda patlak bir lastiği tamir edebilecek bir yer var mı?
Bir bisikletteki patlak bir lastiği tamir edebilir misin? Bu tür bir şey çok kolay.
Tom'un ıssız bir taşra yolunda patlak bir lastiği var ve onu nasıl değiştireceği konusunda bir fikri yok.
Savaş aniden patlak verdi.
Patlak bir lastiğimiz var gibi görünüyor.
1939'da İkinci Dünya Savaşı patlak verdi.
Patlak lastiğimi onarmama yardım edebilir misin?
Bir nükleer savaş patlak verseydi insanlık yok olurdu.
Bence lastiklerimden biri patlak.
Yangın patlak verdiğinde Tom bir restoranda pizza yiyordu.
Boston'da ayaklanmalar patlak verdi.
Boston'da isyanlar patlak verdi.
Benim lastik patlak.
Arabamın patlak bir lastiği var.
Tom beni bana patlak bir lastiğinin olduğunu söylemek için aradı.
Buraya gelirken patlak bir lastiğimiz vardı.
Bisikletimdeki her iki lastik de patlak.