Learn how to use pazarlık in a turco sentence. Over 47 hand-picked examples.
Sendika yönetimle pazarlık yaptı.
Translate from turco to inglés
Tom pazarlık ettiği şeyi almadı.
Translate from turco to inglés
Bu gerçek bir pazarlık.
Translate from turco to inglés
O sıkı pazarlık yapar.
Translate from turco to inglés
Pazarlık yaptık.
Translate from turco to inglés
Bu konuda pazarlık olmayacak.
Translate from turco to inglés
Pazarlık yapmayı severim.
Translate from turco to inglés
Siz de pazarlık yapmayı sever misiniz?
Translate from turco to inglés
Tom fiyatı düşürmek umuduyla, satıcı ile pazarlık etti.
Translate from turco to inglés
Fiyat konusunda pazarlık yaptım.
Translate from turco to inglés
Sen ve ben bir pazarlık yaptık.
Translate from turco to inglés
Sıkı pazarlık yapıyorsun.
Translate from turco to inglés
Daha sonra fiyat üzerine pazarlık yapabiliriz.
Translate from turco to inglés
Tom dün sıkı bir pazarlık yaptı.
Translate from turco to inglés
Pazarlık etme şansın yok.
Translate from turco to inglés
Tom sıkı bir pazarlık yaptı.
Translate from turco to inglés
Biz birbirimizi terk etmeyeceğimiz konusunda bir pazarlık yaptık.
Translate from turco to inglés
Pazarlık etmeyi severim.
Translate from turco to inglés
O mobilya hakkında onlarla bir pazarlık yaptı.
Translate from turco to inglés
Garip değil mi? - Yabancı biri yerli birine çarşıda nasıl pazarlık yapılacağını gösteriyor.
Translate from turco to inglés
Dan fiyat için pazarlık bile etmedi.
Translate from turco to inglés
Ben pazarlık etmekte iyi değilim.
Translate from turco to inglés
Seninle bir pazarlık yapacağım.
Translate from turco to inglés
Bu araba çok ucuzdu, gerçek bir pazarlık.
Translate from turco to inglés
Bir savunma pazarlık söz konusu değildir.
Translate from turco to inglés
O emlakçı ile daha düşük bir fiyatı pazarlık etti.
Translate from turco to inglés
Oğlum pek çok problem için pazarlık yapmadı.
Translate from turco to inglés
Bu pazarlık için iyi bir yer gibi görünmüyor.
Translate from turco to inglés
Tom fiyat üzerinde pazarlık yapmada iyidir.
Translate from turco to inglés
Sami pazarlık yapmayı düşünüyor.
Translate from turco to inglés
Tom pazarlık yaptığı düşünüyor.
Translate from turco to inglés
Ne pazarlık!
Translate from turco to inglés
Pazarlık edebilecek bir durumda değilsiniz.
Translate from turco to inglés
Pazarlık payı var mı?
Translate from turco to inglés
Tom pazarlık yapmayı biliyor.
Translate from turco to inglés
Çarşıda pazarlık etmek yaygındır.
Translate from turco to inglés
Pazarlık sünnettir.
Translate from turco to inglés
Az da olsa pazarlık payı vardır.
Translate from turco to inglés
Son fiyattır. Pazarlık sünnettir diyenler önce farzlarını yerine getirsinler.
Translate from turco to inglés
Pazarlık sünnettir deyip kökünden kesmeye çalışacaklar aramasın.
Translate from turco to inglés
Cihaz ısınma, kasma ve donma yapmaz. Tam bir oyun canavarıdır. Kasada birkaç kılcal çizik ve klavyenin birkaç tuşunda kullanımdan dolayı silinme vardır. Kozmetik açıdan on üzerinden sekiz alır. Tamir görmemiştir. Batarya bitiktir, fişte çalışıyor. Zaten fiyat bu yüzden uygun tutulmuştur. Şarj aleti yanında verilecektir. Fiyat sondur, takas ve pazarlık yoktur. Ölücüler aramasın, kalp kırarım.
Translate from turco to inglés
Anadoluspor Ali için kulübüyle pazarlık masasına oturdu.
Translate from turco to inglés
Ama sonra pazarlık başlıyordu.
Translate from turco to inglés
Pazarlık payını da hesaba katarak fiyatı biraz yüksek söyledim.
Translate from turco to inglés
Fiyatlar etikette ne yazıyorsa o. Pazarlık yapmaya çalışma.
Pazarlık yapmayı İstanbul'daki bir pazarda muhtemelen ödediğim paranın yarısı bile etmeyecek bir şal vesilesiyle öğrendim.
Tom istenen tutarı pazarlık yapmadan ödedi.