Learn how to use radyo in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Radyo, Marconi tarafından icat edilmiştir.
Translate from turco to inglés
Sovyet Rusya'da, radyo dinleyiciyi dinler!
Translate from turco to inglés
Nasıl bir radyo yapılacağını bilir.
Translate from turco to inglés
Onlar radyo dinliyorlar.
Translate from turco to inglés
Seyrek olarak radyo dinlerim.
Translate from turco to inglés
Ayda yılda bir radyo dinlerim.
Translate from turco to inglés
Nadiren radyo dinlerim.
Translate from turco to inglés
O günlerde Japonya'da hiç radyo yoktu.
Translate from turco to inglés
O zamanlar hiç radyo yoktu.
Translate from turco to inglés
O bir kısa dalga radyo istasyonu dinliyor.
Translate from turco to inglés
Televizyon izlediğinde ya da radyo dinlediğinde, dinlediğiniz müzik genellikle Afrika kökenlidir.
Translate from turco to inglés
Masanın üstünde bir radyo var.
Translate from turco to inglés
Benim radyo tekrar bozuldu.
Translate from turco to inglés
Onun cep telefonu, diğer telefonları engelleyen radyo emisyonu üretti.
Translate from turco to inglés
Tom hemen hemen hiç radyo dinlemez.
Translate from turco to inglés
Kate bütün gün radyo dinledi.
Translate from turco to inglés
Bu bir radyo mu?
Translate from turco to inglés
Bu radyo senin mi?
Translate from turco to inglés
Radyo çalışmıyor.
Translate from turco to inglés
Bu radyo ne kadardır?
Translate from turco to inglés
Radyo çalışmaz.
Translate from turco to inglés
Radyo biraz gürültülü.
Translate from turco to inglés
Radyo dinliyorum.
Translate from turco to inglés
Radyo büyük bir buluş.
Translate from turco to inglés
Benim odamda bir radyo vardır.
Translate from turco to inglés
Ben radyo dinliyorum.
Translate from turco to inglés
O, radyo dinliyor.
Translate from turco to inglés
Radyo dinlemiyordum.
Translate from turco to inglés
O, radyo dinlemeyi sever.
Translate from turco to inglés
Radyo dinlerken uyuya kaldım.
Translate from turco to inglés
Fırtınadan kısa bir süre sonra radyo istasyonu yayına geri döndü.
Translate from turco to inglés
Gazeteler,televizyon ve radyo kitle iletişim araçları olarak adlandırılır.
Translate from turco to inglés
Radyo bozuktur.
Translate from turco to inglés
O radyo dinleyerek oturdu.
Translate from turco to inglés
Ben radyo dinlemeyi seviyorum.
Translate from turco to inglés
Dün gece, radyo dinledim.
Translate from turco to inglés
Radyo açıkken uykuya daldı.
Translate from turco to inglés
Oturdu ve radyo dinledi.
Translate from turco to inglés
Radyo dinlemeyi durdurdum.
Translate from turco to inglés
Radyo dinliyorlardı.
Translate from turco to inglés
Her gece radyo dinlerim.
Translate from turco to inglés
Tom genelde klasik rock çalan bir radyo istasyonunu dinler.
Translate from turco to inglés
Neredeyse hiç radyo dinlemem.
Translate from turco to inglés
Akşam yemeğinden sonra radyo dinlerim.
Translate from turco to inglés
Favori radyo istasyonun nedir?
Translate from turco to inglés
Radyo dinlemeye düşkün müsünüz?
Translate from turco to inglés
Zamanımı radyo dinleyerek geçirdim.
Translate from turco to inglés
O günlerde TV ya da radyo yoktu.
Translate from turco to inglés
Radyo spikerinin erkeksi bir sesi vardı.
Translate from turco to inglés
Evde her gün radyo dinler misin?
Translate from turco to inglés
Radyo bozuldu.
Translate from turco to inglés
Radyo açık.
Translate from turco to inglés
Dün radyo dinliyor muydun?
Translate from turco to inglés
Radyo dinliyor musun?
Translate from turco to inglés
Radyo kulaklığını açtım bu yüzden Tom'un odaya girdiğini duymadım.
Translate from turco to inglés
Telefona kulaklık taktığımızda onun radyo kanallarını çekmesi ve sesi kulaklığa aktarması gerekmez mi?
Radyo satıcısının bana neden kızdığını biliyorum.
Radyo açıktı.
Ben bir radyo amatörüyüm.
Radyo dinleyerek çok zaman harcarım.
Bu radyo bozuk.
Radyo dinliyordu.
Radyo kötü hava uyarısı yaptı.
Radyo bozuk.
Radyo harika bir buluş.
Radyo istasyonunun önünde senin için bekleyeceğim.
Boş zamanımı çoğunlukla radyo dinleyerek geçiririm.
Radyo ve televizyon yayını, yirmi küsur yıl öncesine kadar devlet tekelindeydi.
Tom bütün gün radyo dinledi.
Bu bir radyo senaryosu.
Seni radyo istasyonunu önünde bekleyeceğim.
Geçtiğimiz 30 yıl içinde gök bilimcileri radyo dalgaları, gama ışınları ve arasında kalan tüm enerjilerle evreni inceleme yeteneğini geliştirdiler. Bu yetenek evrenimizdeki şaşırtıcı olayları keşfetmemize imkan verdi.
İnsan gözü radyo dalgaları kadar uzun enerji dalgalarını görme yeteneği olmadığı için radyo dalgalarını göremez .
Konuşma radyo tarafından yayınlandı.
Odamda radyo yok.
Tom radyo dinliyor.
Radyo dinlemek ister misin?
Radyo istasyonu çok güçlü bir sinyal yayıyor.
Radyo masanın üzerinde.
Radyo büyük bir buluştur.
Radyo dinlerken uyuyakaldım.
Radyo prize takıldı.
Tom araba sürerken radyo dinlemeyi seviyor.
Onun bir radyo gösterisi var.
Bu araba ücretsiz uydu radyo ile birlikte gelir.
Radyo önümüzdeki deprem hakkında bizi uyardı ve eşyalarımızı toplamaya başladık.
Bu tür radyo kullanımı yaygın oldu.
Odamda bir radyo var.
Masada bir radyo var.
O radyo senin mi?
Çalışırken radyo dinledim.
Sizin dilinizde herhangi TV veya radyo programları var mı?
Gemi batmadan önce radyo operatörü son bir mesaj yayınladı -SOS!
Radyo, kaza hakkında bilgi vermedi.
Tom kahvaltı yaparken radyo dinler.
Radyo en son şarkıları çalıyor.
Radyo sesler tarafından rahatsız edilmektedir.
Tom ofisinde radyo dinliyor.
Bu radyo sizin mi?
Radyo çok sesli.