Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "söylemek"

Learn how to use söylemek in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.

Doğruyu söylemek gerekirse, ben senin baban değilim.
Translate from turco to inglés

Gerçeği söylemek gerekirse, bu konu onu hiç ilgilendirmez.
Translate from turco to inglés

Dün gece Bay A bugünkü toplantıya katılamayacağını söylemek için beni aradı.
Translate from turco to inglés

Bana öyle geliyor ki kocam beni arkadaşımla aldatıyor.Ona söylemek istiyorum:"Sen kedi çalıyorsun!".
Translate from turco to inglés

Doğruyu söylemek gerekirse bu restoranın sahibi benim bir arkadaşım.
Translate from turco to inglés

Doğruyu söylemek gerekirse o benim kız arkadaşım.
Translate from turco to inglés

Bir taraftan seni yemeğe davet etmek için, diğer taraftan sana oğlumun evleneceğini söylemek için seni aradım.
Translate from turco to inglés

Linda şarkı söylemek için ayağa kalktı.
Translate from turco to inglés

Genel olarak söylemek gerekirse, oğlanlar kızlardan daha hızlı koşabilirler.
Translate from turco to inglés

Sana önemli bir şey söylemek istiyorum.
Translate from turco to inglés

Açık söylemek gerekirse, bu takımın kazanamayacak olmasının sebebi onları geride tutmanızdır.
Translate from turco to inglés

Sana tuhaf bir şey söylemek istiyorum.
Translate from turco to inglés

Söylemek istediğim her şeyi söyledikten sonra oldukça rahatlamış hissettim.
Translate from turco to inglés

Böyle bir şey söylemek için aptal olmalı.
Translate from turco to inglés

Ben sana cevabı söylemek üzereyim.
Translate from turco to inglés

Ben sana garip bir şey söylemek istiyorum.
Translate from turco to inglés

Ne zaman hastalanacağımızı söylemek imkansız.
Translate from turco to inglés

Doğrusunu söylemek gerekirse, ben şiddet filmlerinden bıktım.
Translate from turco to inglés

Onun söylemek istediği sadece reddedeceği anlamına geliyor.
Translate from turco to inglés

Hangi arabanın daha güzel olduğu söylemek zordur.
Translate from turco to inglés

Yalan söylemek iyi değildir.
Translate from turco to inglés

Yalan söylemek çok kötü bir alışkanlıktır.
Translate from turco to inglés

Tom İngilizcede söylemek istediğini nasıl söylediğini bilmiyor.
Translate from turco to inglés

Şarkı söylemek dürüst ve zevk veren bir eğlence, ama insan müstehcen şarkılar söylememeye veya dinlememeye dikkat etmeli.
Translate from turco to inglés

Tom Fransızcada söylemek istediğini nasıl söyleyeceğini bilmiyor.
Translate from turco to inglés

Tom Mary'yi geç kalacağını söylemek için aramadığından dolayı azarladı.
Translate from turco to inglés

Yalan söylemek yanlıştır.
Translate from turco to inglés

Gerçeği söylemek gerekirse. Ben yükseklikten korkuyorum," " Sen bir korkaksın!"
Translate from turco to inglés

Kısaca söylemek gerekirse, o, onun önerisini geri çevirdi.
Translate from turco to inglés

Tom geç kalacağını Mary'ye söylemek için aradı.
Translate from turco to inglés

Tom Mary'yi ona geç kalacağını söylemek için aradı.
Translate from turco to inglés

Tom'un odasında olup olmadığını söylemek zordu.
Translate from turco to inglés

Yalan söylemek utanç verici.
Translate from turco to inglés

Benim bu konuda ona canım bir şey söylemek istemiyor.
Translate from turco to inglés

Tom Mary'ye sonunda onu yapmadan önce kaç kez odasını temizlemesini söylemek zorunda kaldığını merak etti.
Translate from turco to inglés

Tom size bir şey söylemek istiyor.
Translate from turco to inglés

Tom gerçekten ne düşündüğünü Mary'ye söylemek istedi, ama dilini tuttu.
Translate from turco to inglés

Tom Mary'ye önemli bir şey söylemek istedi.

Tom Mary'ye bir şey söylemek istedi.

Onun piiyanosu eşliğinde şarkı söylemek istiyorum.

Tom ne olduğunu Mary'ye söylemek için isteksiz görünüyor.

Tom her zaman son sözü söylemek zorunda kalan insan türüdür.

Tom Mary'ye yalan söylemek istemiyor.

Tom Mary'ye onun oğlunun öldüğünü söylemek istemedi.

Tom Mary'ye onun bütün parasını kaybettiğini söylemek istemedi.

Tom'un niyeti söylediğini söylemek değildi.

Tom Mary'ye söylemek zorunda değildi, ama söyledi.

Tom onu öyle kaba şekilde söylemek zorunda değildi.

Tom onu tekrar tekrar söylemek zorunda değildi.

Tom söylemek istediğini söyleyemedi.

Tom Mary'ye yalan söylemeyi sürdüremedi.O sadece ona gerçeği söylemek zorunda olduğunu hissetti.

Tom sana bir şey söylemek zorunda.

Tom Mary'yi öğleden sonra geç saatlerde onun yardımına ihtiyacı olabileceğini söylemek için aradı.

Tom'un tekrar yürüyebilip yürüyemiyeceğini söylemek için çok erken.

Gerçeği söylemek gerekirse, mesele hakkında bir şey bilmiyorum.

Gerçeği söylemek gerekirse, bu onun nasıl olduğudur.

Her iki partinin ne söylemek zorunda olduğunu işitmedikçe gerçeği öğrenemezsin.

Yumi'nin hobisi popüler şarkılar söylemek.

Doğruyu söylemek gerekirse, günde iki paket sigara içerdim.

Tom geç kalacağını söylemek için ofisi aradı.

Tom bugünkü toplantıya katılamayacağını söylemek için aradı.

Tom Mary'ye gerçeği söylemek için tereddüt etmedi.

Tom Mary'ye üzücü haberi söylemek istemiyordu.

Tom Mary'ye ne söylemek istiyor?

Tom istemezse Mary'ye söylemek zorunda değil.

Canım şarkı söylemek istiyor.

Ben bir şarkı söylemek istiyorum.

Söylemek yapmaktan kolaydır.

Şarkı söylemek istiyorum.

Bununla ilgili söylemek istediğin bir şey var mı?

Onu söylemek uğursuzluk getirir.

Bu söylemek zorunda olduğum her şeydir.

Söylemek yapmaktan daha kolaydır.

Onun söylemek istediği oldukça açık.

Artık yalan söylemek istemiyorum.

Söylemek zorunda olduğum şeyi dinle.

Biz size bir şarkı söylemek istiyoruz.

Her zaman onu söylemek istedim.

Canım yağmurda şarkı söylemek istiyor.

Onunla görüşmek istediğimi söylemek için telefon ettim.

Gerçeği söylemek gerekirse, oraya gitmedim.

O, geç kalacağını söylemek için onu aradı.

O, geç kalacağını ona söylemek için aradı.

Ona söylemek istediğim bir şeyim var.

Onun onu sevdiğini söylemek için o, ona yazdı.

Ev ödevini yapmanı söylemek zorunda değilim.

O, ne kadar harika olduğunu söylemek için ona yazdı.

Odanı temiz tutmanı söylemek zorunda olmamalıyım.

Akşam yemeğinden hemen önce şekerleme yememeni sana kaç kez söylemek zorundayım.

O, gelecek Yaz ziyaret etmek için gelemeyeceğini söylemek için ona yazdı.

Kusura bakmayın ama ona bu haberi yüz yüze söylemek istiyorum.

Söylemek istediğim şey o değildir.

Yalan söylemek her zaman bir günah mıdır?

Gerçeği söylemek gerekirse, kendimi yalnız hissettim.

Sana bir şey söylemek istiyorum.

Doğruyu söylemek gerekirse, o benim yeğenimdir.

Her zaman sahnede şarkı söylemek istedim.

Lütfen söylemek zorunda olduğum şeyi dinle.

Gerçeği söylemek gerekirse, ondan bıktım.

Doğruyu söylemek gerekirse, onu sevmiyorum.

Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés