Learn how to use sıkıntılı in a turco sentence. Over 34 hand-picked examples.
Sıkıntılı günlere karşı biraz para biriktirmelisiniz.
Translate from turco to inglés
Hava çok sıkıntılı;sanırım kısa süre içinde gök gürleyecek.
Translate from turco to inglés
En sıkıntılı olan en iyinin yozlaşmasıdır.
Translate from turco to inglés
Sıkıntılı bir gün için bir şey saklayın.
Translate from turco to inglés
Telefonsuzluk sıkıntılı bir durum.
Translate from turco to inglés
Evliliğin sıkıntılı.
Translate from turco to inglés
Sıkıntılı bir gece geçirdim.
Translate from turco to inglés
Sıkıntılı görünüyorsun.
Translate from turco to inglés
Tom sıkıntılı görünüyor.
Translate from turco to inglés
Tom sıkıntılı.
Translate from turco to inglés
Şikâyet etmekten başka hiçbir şey yapmıyorsun! Sıkıntılı bir dönem geçiren tek kişi sen değilsin.
Translate from turco to inglés
Tom sıkıntılı bir gece geçirdi.
Translate from turco to inglés
Senin umursamaz tavırların yüzünden sıkıntılı günler bizi bekliyor.
Translate from turco to inglés
İnsanları kendi aralarında iyi ve kötü olarak ayırmak saçma. İnsanlar neşeli ya da sıkıntılı olabilir.
Translate from turco to inglés
Meryem Hanım o günlerde de sıkıntılı bir dönem yaşıyordu.
Translate from turco to inglés
Bu dönemde gazetecilik yapmak biraz sıkıntılı.
Translate from turco to inglés
Bugünümüz biraz sıkıntılı, ama elbet aşacağız.
Translate from turco to inglés
Böyle sıkıntılı bir zamanda bizi yalnız mı bırakacaksın?
Translate from turco to inglés
Tom hiç sıkıntılı görünmüyor.
Translate from turco to inglés
Tom çok sıkıntılı görünüyor.
Translate from turco to inglés
Hükümetin mali durumu sıkıntılı.
Translate from turco to inglés
Bu sıkıntılı bir durum.
Translate from turco to inglés
Mary'nin sıkıntılı bir geçmişi var.
Translate from turco to inglés
Tom'un sıkıntılı bir geçmişi var.
Translate from turco to inglés
Tıpkı senin gibi, bu sıkıntılı günlerde uyumadım.
Translate from turco to inglés
Tom derinden sıkıntılı.
Translate from turco to inglés
Bu çok sıkıntılı.
Translate from turco to inglés
Tom sıkıntılı bir çocukluk geçirdi.
Translate from turco to inglés
Sami'nin sıkıntılı bir geçmişi vardı.
Translate from turco to inglés
Tom sıkıntılı görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Tom sıkıntılı olduğunu söyledi.
Translate from turco to inglés
Tom'un sıkıntılı olduğunu biliyorum.
Translate from turco to inglés
Sandalyenin ayaklarından biri sıkıntılı.
Translate from turco to inglés
Sıkıntılı zamanlarda tanrıya yakar.
Translate from turco to inglés