Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "sınır"

Learn how to use sınır in a turco sentence. Over 79 hand-picked examples.

Vatan hainleri sınır dışı edilecek.
Translate from turco to inglés

Sınır Tanımayan Doktorlar'ın kurucusu Bernard Kouchner, Irak Savaşı'na karşı çıkmadı.
Translate from turco to inglés

Sınır kavgaları yaygındı.
Translate from turco to inglés

Bir yere bir sınır koymalıyız.
Translate from turco to inglés

Tom nerede sınır koyacağını biliyor.
Translate from turco to inglés

Almanya, Fransa ile bir sınır paylaşmaktadır.
Translate from turco to inglés

Fransa İtalya'nın sınır komşusudur.
Translate from turco to inglés

Almanya Fransa'nın sınır komşusudur.
Translate from turco to inglés

Meriç Nehri, Türkiye ile Yunanistan arasında bir sınır oluşturur.
Translate from turco to inglés

Sınır kapalıdır.
Translate from turco to inglés

Kaliforniya ve Nevada birbirine sınır komşusudur.
Translate from turco to inglés

Amerika ve Meksika arasında bir sınır vardır.
Translate from turco to inglés

Onlar Tom'u sınır dışı ettiler.
Translate from turco to inglés

Aşk sınır tanımaz.
Translate from turco to inglés

Tom sınır dışı ediliyor.
Translate from turco to inglés

Tom sınır dışı edildi.
Translate from turco to inglés

İki komşu ülke arasındaki sınır kapalı kalır.
Translate from turco to inglés

İnsan arzusunda hiçbir sınır yoktur.
Translate from turco to inglés

İnsanın aptallığı hiçbir sınır tanımaz.
Translate from turco to inglés

Hangi ülkeler Slovenya ile sınır komşusudur?
Translate from turco to inglés

Dahilik ve delilik arasında ince bir sınır vardır.
Translate from turco to inglés

Kanada Amerika Birleşik Devletlerinin sınır komşusu olur.
Translate from turco to inglés

Başlangıçta, Abraham Lincoln Afrika'ya ve Karayiplere sınır dışı edilecek tüm köleleri istedi.
Translate from turco to inglés

Hem Kanada hem de Meksika Amerika Birleşik Devletleriyle sınır komşusudur.
Translate from turco to inglés

Hem Kanada hem de Meksika Amerika Birleşik Devletleri ile bir sınır paylaşıyor.
Translate from turco to inglés

Doğal sınır işaretleri var mı?
Translate from turco to inglés

Birinin ne kadar tahammül edeceğine dair bir sınır var.
Translate from turco to inglés

O, sınır muhafızını görünce can havliyle kaçtı.
Translate from turco to inglés

İnsanlığın ilerlemesi için sınır yoktur.
Translate from turco to inglés

Sınır geçişi insanlarla doluydu, onların çoğu mültecilerdi.
Translate from turco to inglés

Sınır yok.
Translate from turco to inglés

Sınır dışı etme ve soykırım iki farklı şeydir.
Translate from turco to inglés

Almanya ülkeye gelen göçmenlerin sayısını azaltmak için Avusturya ile geçici sınır kontrollerine başlıyor.
Translate from turco to inglés

Almanya, Avusturya sınırında geçici sınır kontrollerine başlıyor.
Translate from turco to inglés

Tom daha sonra sınır dışı edildi.
Translate from turco to inglés

Tom ülkeden sınır dışı edildi.
Translate from turco to inglés

Doğa hiçbir sınır tanımaz.
Translate from turco to inglés

Almanya, İsviçreyle bir sınır paylaşıyor mu?
Translate from turco to inglés

Almanya Hollanda'ya sınır komşusudur.
Translate from turco to inglés

İnsan aptallığı sınır tanımıyor.
Translate from turco to inglés

Tom tutuklandı, suçlu bulundu ve sınır dışı edildi.
Translate from turco to inglés

Matematik hiçbir ırk veya coğrafi sınır tanımaz; matematik için, kültürel dünya tek ülkedir.
Translate from turco to inglés

Brezilya Atlas Okyanusu'nun yanı sıra on ülkeye sınır komşusudur.
Translate from turco to inglés

Amerika Birleşik Devletleri ve Meksika arasında bir sınır vardır.

Mülteciler güvenli bir şekilde sınır çizgisini geçtiler.

Aptallık hiçbir sınır tanımaz.

Ben artık hiç sınır olmadığını biliyorum.

Onlar onu sınır dışı ettiler.

Tek sınır hayal gücünüzdür.

İkinci Dünya Savaşından önce Finlandiya ve Rusya arasındaki sınır Leningrad'a yakındı.

Tom sınır boyunca çalışıyor.

Hiçbir sınır sana ulaşmamın önüne geçemez.

Tom sınır devriyesi ajanıdır.

1880'lerde burası haşin bir sınır kasabasıydı.

Hiç sınır dışı edilendin mi?

Onun hırsı sınır tanımıyor.

Sami, doğduğu Mısır’a sınır dışı edilmekle karşı karşıyaydı.

Tom sınır dışı edilebileceğinden korkuyordu.

Tom, sınır dışı edilebileceğinden korkuyordu.

Tom, sınır dışı edilmeyeceğini umuyor.

Onu neyden dolayı sınır dışı ettiler?

Cezayir, Libya'yla sınır komşusu.

Yahudi Özerk Bölgesi Çin ile sınır komşusudur.

Sınır polisi ülkeye yasa dışı yollardan girmeye çalışan Tom'u yaka paça gözaltına aldı.

O sınır bölgesi şu an tamamen dolu.

Manyetosferin içinde, uzay plazmasının yoğunluğu (elektronlar ve iyonlar gibi yüklü parçacıklar), güneş rüzgarının hüküm sürdüğü dışarıdaki plazmadan çok daha düşüktür. Manyetopoz adı verilen sınır, iki farklı yoğunluk bölgesi farklı hızlarda hareket ettiğinde kararsız hale gelir.

Ülke güvenliği sınır ötesinden başlar.

Sınır ötesi harekât için meclis onayı gerekiyor.

Sınır hizmetlerinin işlevleri artırıldı.

Yeni sınır kapısı Limnitis kasabasında olacak.

Edita Tahiri bunu sınır olarak yorumluyor.

Akarsu iki ülke arasında sınır teşkil ediyor.

Sınır kapıları kısıtlı askeri bölge ilan edildi.

Ortak sınır aynı zamanda Schengen sınırı olacak.

Nehirler birçok yerde doğal sınır vazifesi görür.

Sınır kapılarına ülkemizi tanımlayan bir yazı yazma imkânın olsaydı ne yazardın?

İnsan aptallıkta sınır tanımaz.

Son dönemlerde artan İslamî terör saldırılarına müteakiben Türkiye'nin sınır güvenliği üzerinde daha derinlemesine durması gerekiyor.

Aptallığınızın sınır tanımıyor oluşu beni çok şaşırtıyor.

Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés