Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "sağlamak"

Learn how to use sağlamak in a turco sentence. Over 62 hand-picked examples.

Onun o projeyi ciddiye almasını sağlamak için buradayız.
Translate from turco to inglés

Herkes cümlelerin doğru seslendirilmesini ve doğru bir biçimde yazılmasını sağlamak için yardımcı olabilir.
Translate from turco to inglés

İhtiyacımız olan tüm parayı sağlamak için sana güveniyoruz.
Translate from turco to inglés

Televizyon bilgi sağlamak için çok önemli bir araçtır.
Translate from turco to inglés

Tom geçimini sağlamak için bir kamyon sürmektedir.
Translate from turco to inglés

Tom geçimini sağlamak için bir kamyon sürüyor.
Translate from turco to inglés

Tom Mary'ye babasının geçimini sağlamak için ne yaptığını sordu.
Translate from turco to inglés

Onun teoriyi anlamasını sağlamak imkansızdır.
Translate from turco to inglés

Tom bu tür bir şeyin tekrar olmamasını sağlamak için gücü dahilinde her şeyi yapacağını söyledi.
Translate from turco to inglés

Tom geçimini sağlamak için ne yaptığı hakkında konuşmaya başladı.
Translate from turco to inglés

Senin çocuklarının güvende olmalarını sağlamak için gücüm dahilinde her şeyi yapacağım.
Translate from turco to inglés

Geçimini sağlamak için bir emekli maaşı var.
Translate from turco to inglés

Onun yeni teoriyi anlamasını sağlamak imkansızdır.
Translate from turco to inglés

Onların evde kalmasını sağlamak için çok uğraştım fakat onlar beni dinlemeyi reddettiler.
Translate from turco to inglés

Fabrika işçilerinin ailelerinin okullara, hastanelere ve mağazalara ihtiyaçları vardır, bu yüzden bu hizmetleri sağlamak için daha fazla insan bölgede yaşamak için gelir. Böylece bir şehir gelişir.
Translate from turco to inglés

Bu tür hataların gelecekte olmamasını sağlamak için elimden geleni yapacağım.
Translate from turco to inglés

Yaşadığım topraklara saygım var ve çalışıp katkı sağlamak istiyorum.
Translate from turco to inglés

Dünya barışını sağlamak için el birliğiyle çalışmamız gerekli.
Translate from turco to inglés

Geçimimi sağlamak için Fransızcayı yeterince iyi konuşabileceğime eminim.
Translate from turco to inglés

Devletin en önemli görevi, devletin ana kurucu unsuru olan insanların can güvenliğini sağlamak değil midir?
Translate from turco to inglés

Beni sevmesini sağlamak için çok çabaladım.
Translate from turco to inglés

O pazarlıkta iyidir, düşük maliyet sağlamak için.
Translate from turco to inglés

Bir aptala öğretmeye çalışmak ölü bir adam için tıbbi tedavi sağlamak gibidir.
Translate from turco to inglés

Tom kendi geçimini sağlamak zorunda kalmadı hiç.
Translate from turco to inglés

Dan hapishanenin dışındaki hayata uyum sağlamak için mücadele etti.
Translate from turco to inglés

Koşullara uyum sağlamak zorundasın.
Translate from turco to inglés

Baban geçimini sağlamak için ne yapar?
Translate from turco to inglés

Ben Varşova'yı terk etmek ve geçimimi başka bir yerde sağlamak zorunda kaldım.
Translate from turco to inglés

Seninle kalıyorken geçimimi sağlamak istiyorum.
Translate from turco to inglés

Onlar birbirlerine karşı üstünlük sağlamak için çok uğraştılar.
Translate from turco to inglés

Geçimimi sağlamak için şarkı söylüyorum.
Translate from turco to inglés

Onlar düzeni sağlamak için polisi aramak zorunda kaldı.
Translate from turco to inglés

Bu kasabada düzeni sağlamak zordur.
Translate from turco to inglés

Hakim mahkemeye düzeni sağlamak için birkaç sefer tokmağı aşağı vurmak zorunda kaldı.
Translate from turco to inglés

Geçimimi sağlamak için bunu yapabilirim.

Tom'un geçimini sağlamak için yaptığı şey budur.

Şimdi geçimimi sağlamak için utanç duyuyorum.

Onların anlamasını sağlamak zorundasın.

"Hey, neden pencere açık?" "Biraz hava sağlamak için açtım. Eğer üşüyorsanız, onu kapatmak için çekinmeyin."

İnsan çevresel değişikliklere uyum sağlamak için büyük bir kapasiteye sahiptir.

O beyefendi geçimini sağlamak için ne işle meşgul?

Biz katkı sağlamak istiyoruz.

Bize bir indirim yapmalarını sağlamak zor olacak.

İnsanların işe geri dönmesini sağlamak zorundayız.

Bunun olmasını sağlamak için ne gerekiyorsa yapacağım.

Onun olmamasını sağlamak için ne gerekiyorsa yapacağım.

Ebeveynlerin geçimini sağlamak için ne iş yapıyor?

Geçimimi sağlamak için bu işi yapıyorum.

Sami ve komşuları Leyla'nın geçimini sağlamak için para topladılar.

Sami, çocukları için istikrarlı bir ortam sağlamak için çok sıkı çalıştı.

Tom uyum sağlamak için çok zor zaman geçirdi.

Kendi geçimini sağlamak.

Son sorun, bunun da paylaşılmasını sağlamak için uğraşılmaktan başka bir şey değildi.

Görülüyor ki, verdiğimiz kararın uygulanmasını sağlamak için ulusun daha alışmadığı sorunlara el atmak gerekiyordu.

“Başkaldırıyı ortadan kaldırmak, günaha son vermek, suçu bağışlatmak, sonsuza dek kalıcı doğruluğu sağlamak, görüm ve peygamberliği mühürlemek, En Kutsal'ı meshetmek için senin halkına ve kutsal kentine yetmiş hafta kadar zaman saptanmıştır.

Gerçekten gelişim sağlamak istiyor.

İnsanların size güvenmelerini sağlamak için mücadele etmek zorunda kaldınız mı?

Ekonominin bilinçli kötü kararlarla bozulup karışıklık yaratılmasının asıl amacının seçime OHAL ortamında gidilmesini sağlamak olabileceğini düşünenler var.

Geçimini sağlamak için erken kalkar.

Geçimini sağlamak için erken uyanır.

Geçim sağlamak mümkün değildir.

Baskı, başarıyı sağlamak için uygun bir araç değildir.

Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés