Learn how to use sabahları in a turco sentence. Over 75 hand-picked examples.
Anne her zaman sabahları erken kalkar.
Translate from turco to inglés
Sabahları duş alma alışkanlığım var.
Translate from turco to inglés
Onların bir ideali sabahları kalkmak için bir sebepleri yok.
Translate from turco to inglés
Sabahları her zaman yedi civarında uyanırım.
Translate from turco to inglés
Sabahları kızarmış tost severim.
Translate from turco to inglés
Biz genellikle sabahları birlikte sahil boyunca bir yürüyüş yapardık.
Translate from turco to inglés
Sabahları genellikle kahve içerim, akşamları çay içerim.
Translate from turco to inglés
Abraham'ın sabahları hazırlanmasının ne kadar zaman aldığına şaşırırdın.
Translate from turco to inglés
Tom genellikle sabahları evden ayrılmadan önce hava raporunu izler.
Translate from turco to inglés
Özellikle sabahları yürümeyi severim.
Translate from turco to inglés
Tom sabahları erken kalkmayı sevmez.
Translate from turco to inglés
Pazar sabahları geç kalkar.
Translate from turco to inglés
Sabahları her zaman bir fincan kahve içerim.
Translate from turco to inglés
Sabahları her zaman ofiste değildir.
Translate from turco to inglés
O buradayken, sabahları yüzerdi.
Translate from turco to inglés
Sabahları, tostuma bal koymayı severim.
Translate from turco to inglés
Annem sabahları her zaman erken kalkar.
Translate from turco to inglés
Ben sabahları çalışırım.
Translate from turco to inglés
Sabahları gazete okuyacak zamanın oluyor mu?
Translate from turco to inglés
Sabahları kalktığımda, genellikle mutfakta kahvaltı ederim.
Translate from turco to inglés
Sabahları altı buçukta kalkıyorlar.
Translate from turco to inglés
İlacını mutlaka içmelisin Tom, günde bir sefer sabahları.
Translate from turco to inglés
Pazar sabahları geç kalkarım.
Translate from turco to inglés
Sabahları saçlarımı şampuanlamam.
Translate from turco to inglés
O,pazar sabahları geç kalkar.
Translate from turco to inglés
Tom bir gece kuşu ama sabahları çok mıymıntı.
Translate from turco to inglés
Sabahları meyve yiyemem.
Translate from turco to inglés
Tom sabahları genellikle biraz asabidir.
Translate from turco to inglés
Sabahları çok erken kalkmayı sevmiyorum.
Translate from turco to inglés
Sabahları duş almak âdetimdir.
Translate from turco to inglés
Sabahları kahvaltı ederiz.
Translate from turco to inglés
Sabahları çay içmezsem kendime gelemiyorum.
Translate from turco to inglés
Sabahları kahvaltıyı atlar mısın?
Translate from turco to inglés
Sabahları ve akşamları hava soğur, bu yüzden nasıl giyineceğime dikkat etmek istiyorum.
Translate from turco to inglés
Sabahları erken kalkmak zor.
Translate from turco to inglés
Sabahları nehir boyunca yürümeyi severim.
Translate from turco to inglés
Sabahları çok tembelim ve hiçbir şey yapmak istemiyorum.
Translate from turco to inglés
Sabahları genellikle rafadan yumurta yerim.
Translate from turco to inglés
Tom, pazar sabahları İncil çalışmaya gider.
Translate from turco to inglés
Sabahları hep banyo yaparım.
Translate from turco to inglés
Sabahları horoz ve diğer kuşlar beni uyandırıyor.
Translate from turco to inglés
Sabahları hindistan cevizi suyu içerim.
Translate from turco to inglés
Pazartesi sabahları beni gerçekten huysuz yapar.
Translate from turco to inglés
Ben sabahları hiç meyve yiyemem.
Translate from turco to inglés
Trafik burada ağırdır, özellikle sabahları.
Translate from turco to inglés
Trafik burada özellikle sabahları ağırdır,
Translate from turco to inglés
Tom sabahları erken uyanmayı sever.
Tom bir gece kuşu ama sabahları çok uyuşuktur.
Trafik burada yoğundur özellikle sabahları.
Sabahları mı yoksa akşamları mı vardiyaları tercih edersiniz?
Sabahları pek iştahımız olmazdı.
Sabahları burada çok trafik var.
Sabahları saat kaçta başlıyoruz?
Yaz aylarında bitkileri canlı tutmak için Tom bahçesini sabahları erkenden sulamak zorunda.
Ben asla sabahları burada değilim.
Sabahları her zaman meşgul değilim.
Sabahları daima ofiste değilim.
Genellikle baba bizimle birlikte sabahları çay içiyor.
Sabahları Tom'u evimin önünden koşarken görürdüm.
Sabahları genellikle işe gitmeden önce kahve içerim.
Genellikle bunu sabahları yapmam.
Onu sabahları nadiren yaparım.
Tom bunu sabahları nadiren yapar.
Sabahları erken kalkmak iyidir.
Banka sabahları saat dokuzda açılıp öğlen saat üçte kapanır.
Tom pazar sabahları geç kalkar.
Sabahları severim.
Sabahları zinde olurum.
Sabahları hazırlanmasının ne kadar uzun sürdüğünü bilsen şaşarsın.
Sabahları evden çıkmadan genelde hava durumuna bakar.
Sabahları saçımı yıkamam.
Sabahları televizyon izliyor musun?
Sabahları ne yaparsın?
Sabahları erken kalkarım.
Sabahları erkenden kalkıyorum.