Learn how to use saman in a turco sentence. Over 30 hand-picked examples.
Devenin belini kıran son saman çöpüdür.
Translate from turco to inglés
Eğer saman yanarsa, gerçek bir felaket olur.
Translate from turco to inglés
Boğulan bir insan saman çöpünü tutmaya çalışır.
Translate from turco to inglés
Saman nezlem var.
Translate from turco to inglés
Tom'un saman nezlesi var.
Translate from turco to inglés
Birçok insan artık saman nezlesinin üstesinden geliyorlar.
Translate from turco to inglés
Zavallı çocuk saman nezlesi olmuş.
Translate from turco to inglés
Saman atlar içindir.
Translate from turco to inglés
Bir geleneksel Kore saman ayakkabısı bile bir çifte aittir.
Translate from turco to inglés
Saman ahırda depolanır.
Translate from turco to inglés
Haydi saman çizelim.
Translate from turco to inglés
Ahır saman dolu.
Translate from turco to inglés
Saman nezlesi olduğunu bilmiyordum.
Translate from turco to inglés
Bu saman nezlesi ilacı benim için oldukça iyi çalışıyor.
Translate from turco to inglés
Tom'un saman nezlesi var. Bu yüzden içeride kalmak zorunda.
Translate from turco to inglés
Bütün atlar saman yemez.
Translate from turco to inglés
O, çiçek yataklarında saman yayıyordu.
Translate from turco to inglés
Saman nezlesi mevsimi sırasında, Tom genellikle evde kalmaya çalışır.
Translate from turco to inglés
Bunda kısa saman çektiğin için üzgünüm.
Translate from turco to inglés
Eski kuşlar saman ile yakalanmış değil.
Translate from turco to inglés
O bir karınca yuvasına bir saman çöpü soktu.
Translate from turco to inglés
Uzun yıllardır saman nezlesi çektiğim için bu ilaç gerçekten bir kurtuluş gibiydi.
Translate from turco to inglés
Ormanın kenarında gördüğünüz şey çadır değil, daha ziyade bir saman yığınıdır.
Translate from turco to inglés
Saman nezlesi mevsiminde, Mary'nin cümleleri genellikle hapşırmalarla noktalandı.
Translate from turco to inglés
Güvenme dostuna, saman doldurur postuna.
Translate from turco to inglés
Sap geldin, saman gideceksin.
Translate from turco to inglés
Bir varmış, bir yokmuş. Allah'ın deli kulları pek çokmuş. Çok demesi pek günahmış. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, cinler cirit oynar iken eski hamam içinde, develer tellal, pireler berber, horozlar imam iken, ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, ninem düştü beşikten, dedem düştü eşikten. Biri kaptı maşayı, biri kaptı şişeyi, gösterdiler köşeyi. Ben kaçtım onlar kovaladı, onlar kovaladı ben kaçtım. Az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik, altı ay bir güz gittik. Dönüp bir de arkamıza baktık ki ne görelim? Bir arpa boyu yol gitmişiz. Neyse, bir zamanlar Kaf Dağı'nın ardındaki çok uzak bir memlekette bir padişah yaşarmış.
Translate from turco to inglés
Alevin yakınındaki saman er ya da geç tutuşacaktır.
Translate from turco to inglés
Ali bu dünyaya ot geldi, saman gidecek.
Translate from turco to inglés
Saman nezlem başlıyor.
Translate from turco to inglés