Learn how to use satış in a turco sentence. Over 89 hand-picked examples.
Satış elemanı elbiseyi alması için onu ikna etti.
Translate from turco to inglés
Bu vergisiz bir satış mağazası mı?
Translate from turco to inglés
Japonya'da hiç satış distribütörleri var mı?
Translate from turco to inglés
Satış departmanının bir üyesiyim.
Translate from turco to inglés
Tom şirketindeki en yüksek satış için ödül aldı.
Translate from turco to inglés
Satış bölümünün sorumlusu kim?
Translate from turco to inglés
Size istikrarlı bir taban maaş artı satış komisyonu ödenecektir.
Translate from turco to inglés
Bir satış elemanıyım.
Translate from turco to inglés
Bizim satış elemanlarıyla konuştum.
Translate from turco to inglés
O, evi için satış ilanı verdi.
Translate from turco to inglés
O, satış departmanından sorumlu.
Translate from turco to inglés
Şirketimiz, tüm Japonya'da konuşlanan, iyi organize edilmiş 200 satış ofisi ağına sahiptir.
Translate from turco to inglés
Bir satış elemanı olarak bir iş başvurusu yaptı.
Translate from turco to inglés
Satış fiyatları kırmızı mürekkeple yazılmıştır.
Translate from turco to inglés
Satış bölümünden sorumlu.
Translate from turco to inglés
Satış fiyatlarının kırmızı mürekkeple yazılmasına dikkat ediyorum.
Translate from turco to inglés
Tom bir satış görevlisi.
Translate from turco to inglés
O satış boyunca yüzde 30 indirimdeydi.
Translate from turco to inglés
Tom bir yazılım şirketi için bölge satış müdürüdür.
Translate from turco to inglés
Tom satış için evinin reklamını yaptı.
Translate from turco to inglés
Kız kardeşim şu anda bir satış elemanı olarak süpermarkette çalışıyor.
Translate from turco to inglés
Şu anda Japonya çapında 200 tane iyi örgütlenmiş satış büromuz var.
Translate from turco to inglés
Tom doktor değil, satış elemanıdır.
Translate from turco to inglés
Birkaç deneyimli satış elemanını işe almak istiyorum.
Translate from turco to inglés
Mağazada yirmi satış personeli var.
Translate from turco to inglés
Tom satış makinesinden bir fincan kahve aldı.
Translate from turco to inglés
Satış pazartesi günü sona eriyor.
Translate from turco to inglés
Tom satış fiyatı iyiyse iki çift ayakkabı alabileceğini söyledi.
Translate from turco to inglés
Satış harika gidiyordu.
Translate from turco to inglés
Dan satış departmanında yeniden işe atandı.
Translate from turco to inglés
Tom otomatik satış makinesinden bir içki satın aldı.
Translate from turco to inglés
Tom bir satış makinesi arıyordu.
Translate from turco to inglés
O kolay bir satış değildi.
Translate from turco to inglés
Yüksek vergi ve kötü satış şirketi iflas ettirdi.
Translate from turco to inglés
Tom bir satış elemanı olarak bir iş için başvurdu.
Translate from turco to inglés
Satış reklamıma cevap verilmedi.
Translate from turco to inglés
Pazarlama bölümü ve satış bölümü hedefleri mutlaka aynı değildir.
Translate from turco to inglés
Jim Waller satış yöneticisi görevi için güçlü bir adaydır.
Translate from turco to inglés
Ben bir satış yaptığımızı düşünüyorum.
Translate from turco to inglés
Bu yazılım paketinin tavsiye edilen perakende satış fiyatı 99 dolardır.
Translate from turco to inglés
Bayan satış elemanı yazarkasayı açamadı.
Translate from turco to inglés
O mağaza 20 tane satış elemanı çalıştırır.
Translate from turco to inglés
Satış fiyatlarının kırmızı mürekkeple yazıldığını fark ettim.
Translate from turco to inglés
Herhangi bir satış deneyimin var mı?
Translate from turco to inglés
O mağazada bugün bir satış var.
Gümrüksüz satış mağazası nerede?
Satış temsilcileri sık sık beni kazıklıyorlar.
Tom bir gezici satış temsilcisiydi.
Gazete satış yerinden gazete satın almayı durdurun.
Sinirlendim ve otomatik satış makinesine tekme attım.
Henüz satış yapmadık.
Henüz bir satış yapmadık.
Bu satış makinesi dün gece serseriler tarafından tahrip edildi.
Toptan satış tabakaları ile karakterize edilen Japon dağıtım sistemi karmaşık ve masraflıdır.
Ben hep bir satış elemanıydım.
O mağazada bir indirimli satış var.
Ben şirketimiz için bir satış elemanıyım.
Mağaza bir satış tanıtımı yapıyor.
O, satış bölümünün müdürüdür.
25 dolarlık bir çek düzenledim ve onu satış elemanına verdim.
Şu an yatak odamda büyük bir satış var. Giysiler %100 indirimde!
Tom iyi bir satış elemanıdır.
Çok daha fazla satış elemanı işe alıyoruz.
Bir satış avantajından yararlandım ve üç kazak aldım.
Tom satış elemanı olarak başladı.
Tom bir araba satış elemanıydı.
Sami tüm satış taktiklerini biliyor.
Sami bütün satış taktiklerini bilir.
Tom bir toptan satış kulübünün üyesidir.
Tom, bir gezici satış temsilcisidir.
Bu satış ne kadar sürecek?
Oyuncak bölümündeki satış elemanı oldukça sıcak ve cana yakındı.
Ali'yi tanzim satış kuyruğunda patates soğan alırken gördüm.
Ali fena satış koydu.
Tom satış departmanı sorumlusu.
Tom satış bölümü müdürü.
Ancak satış pürüzsüz gerçekleşmedi.
Satış bedeli yüz yirmi milyon avro oldu.
Ancak satış bazı tartışmalara yol açtı.
Satış sözleşmesi on beş Temmuz'da imzalandı.
Hükümet satış için başka bir neden daha sunuyor.
Satış çok safhalı olarak gerçekleşecek.
Şu an elden satış yapmıyoruz.
Yabancılar, futbol kulüpleri gibi stratejik önemi olmayan çerez sektörlerdeki markaları Körfez'e iteleyip adamların petrodolarlarını sağarken, bizim aklıevveller telekom ve savunma sanayisi gibi kritik sektörlerden satış yapıyor.
Sizde sadece toptan satış mı var, yoksa perakende de oluyor mu?
Perakende satış yapmıyoruz; açılmış paketleri sonra satması zor oluyor, toptancılar almak istemiyorlar.
Lillo'daki ikinci el satış güvenlik nedeniyle iptal edildi.
Gabriel satış makinesini test etmesi için Melissa'ya elli dinar verdi.
Maliyetinin altında satış yapıyor.