Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "satmak"

Learn how to use satmak in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.

Satıcı bir araba satmak istiyor.
Translate from turco to inglés

Her yıl, örgüt Frizyen dilinde yazılmış kitapları satmak için kapıdan kapıya giden gönüllülerle ilgili çok sayıda toplantı organize eder.
Translate from turco to inglés

Biz binayı satmak zorunda kaldık çünkü onu zararda işlettik.
Translate from turco to inglés

Ben arazimi satmak istiyorum.
Translate from turco to inglés

Tom'un sağlık giderlerini karşılamak için arabasını satmak zorunda kaldığından şüpheliyim.
Translate from turco to inglés

O, kitaplarını satmak istiyor.
Translate from turco to inglés

Arabaları satmak benim işimdir.
Translate from turco to inglés

Kitabı satmak istemedi.
Translate from turco to inglés

Arabamı satmak için reklam verdim.
Translate from turco to inglés

O, satmak için söz verdi.
Translate from turco to inglés

Küçük bir çocuğa sigara satmak yasal değil.
Translate from turco to inglés

Eski arabasını Kobe'deki bir adama satmak istiyor.
Translate from turco to inglés

Askeri sırları ülkenin düşmanlarına satmak vatan hainliğidir.
Translate from turco to inglés

Neden onu satmak istiyorsun?
Translate from turco to inglés

Neden onu satmak istiyorsunuz?
Translate from turco to inglés

Niçin onu satmak istiyorsun?
Translate from turco to inglés

Niçin onu satmak istiyorsunuz?
Translate from turco to inglés

Niye onu satmak istiyorsun?
Translate from turco to inglés

Niye onu satmak istiyorsunuz?
Translate from turco to inglés

Çikolata satmak istemiyorum artık.
Translate from turco to inglés

Bu kadar çalım satmak zorunda değilsin.
Translate from turco to inglés

Onları satmak ister misin?
Translate from turco to inglés

Onları satmak ister misiniz?
Translate from turco to inglés

Onları satmak istiyor musun?
Translate from turco to inglés

Onları satmak istiyor musunuz?
Translate from turco to inglés

İnsanların kişisel bilgilerini almak ve satmak önemli bir sorun oluyor.
Translate from turco to inglés

Onu satmak zorundasın.
Translate from turco to inglés

Tom'un satmak istediği üç ekstra bileti var.
Translate from turco to inglés

Tom arabasını satmak istemiyordu ama başka seçeneği yoktu.
Translate from turco to inglés

Bütün faturaları ödeyebilmek için eşyalarımdan çoğunu satmak zorundayım.
Translate from turco to inglés

Satmak için ilgilenebileceğim neyiniz var?
Translate from turco to inglés

Satıcı onun ürününü satmak için bazı abartılı iddialar ortaya attı.
Translate from turco to inglés

Beni limon satmak durumunda bırakma.
Translate from turco to inglés

Evimi satmak zorunda olsam bile, işleri devam ettireceğim.
Translate from turco to inglés

Sanıyorumki evlerini satmak zorunda kalacaklar.
Translate from turco to inglés

Bunu nerede satmak istiyorsun?
Translate from turco to inglés

Satmak için kötü bir zaman.
Translate from turco to inglés

Evimizi gerçekten satmak zorunda değiliz.
Translate from turco to inglés

Biz onu gerçekten satmak zorunda değiliz.
Translate from turco to inglés

Tom tablolarından herhangi birini satmak istemiyordu.
Translate from turco to inglés

Tom arabasını satmak istedi.
Translate from turco to inglés

Eski kanepeni satmak istiyorsan neden yerel bir gazeteye bir reklam koymuyorsun?
Translate from turco to inglés

Tom evini satmak istemiyordu.
Translate from turco to inglés

O, satmak için sığır besler.
Translate from turco to inglés

Ne satmak istiyorsun?
Translate from turco to inglés

Tom arabasını satmak zorunda kaldı.
Translate from turco to inglés

Tom evini satmak zorunda kaldı.

Bunu bugün satmak zorundayım.

Tom gerçekten evini satmak istemedi.

Bay Hilton evini satmak istediğinde gazeteye ilan verdi.

Bay Hilton evini satmak isteyince gazeteye ilan verdi.

Tom çiftliğini satmak istemiyor.

Tom onu satmak istiyor.

Tom onu satmak istedi.

Babanın gitarını satmak istediğine tam olarak emin misin?

Biz onu yıllarca zararına çalıştırdığımız için binayı satmak zorunda kaldık.

Satmak için bir taneye sahibim.

Arabamı mümkün olduğu kadar fazla fiyata satmak istiyorum.

Böyle bir evi satmak kolay olmayacak.

Ruhumu şeytana satmak istemiyorum.

Evimi satmak zorundayım.

Sanırım Tom bize bir şey satmak istiyor.

Evini satmak istiyor musun?

Tom garajındaki her şeyi satmak istiyor.

Tom arazisini satmak istemiyor?

Sana bir şey satmak istemiyorum.

Bize satmak istediğin nedir?

Arabalar satmak benim işim.

Arabanı satmak ister misin?

Tom'un arabasını satmak için acelesi yok.

Tom arabasını satmak için umutsuzdu.

Tom'a benim eski arabamı satmak istedim.

Tom evi satmak için Mary'ye kararını bildirdi.

Ruhumu satmak istemiyorum.

Para için ruhumu satmak istemiyorum.

Satmak için hiç mücevherim yok.

Tom çiftliği satmak zorunda kaldı.

Evimi satmak zorunda değilim.

Komşularımız evlerini satmak zorunda kaldılar.

Zaten bunu satmak istiyordum.

Onlar sadece gazete satmak istiyor

O borçlar için çiftliği satmak zorunda kaldı.

Evi satmak onun fikriydi.

Bugün onların hepsini satmak zorundayım.

Evimizi satmak Tom'un fikriydi.

Umarım evimizi satmak zorunda kalmayız.

Tom borçlarını ödemeye yardımcı olması için arabasını satmak zorunda kaldı.

Benim satmak istediğim birçok şey var.

Sahibi evini satmak için ikna etmek zor olacak.

Birileri sana biletlerini satmak isterlerse, onu satın alma.

İçki satmak için ruhsatın var mı?

Gazete satmak kolay değildir.

Tom'u evini satmak için ikna etmek zor olacak.

Bu evi satmak kolay olmayacak.

Uçaklarımız vardı ama onları satmak zorunda kaldık.

Neden bunu sadece satmak istemedin?

Bu, tereciye tere satmak gibi bir şey.

Satmak daha iyi midir?

Bunu satmak istiyorum.

Evimizi satmak zorunda kalacağız.

Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés