Learn how to use savaşta in a turco sentence. Over 96 hand-picked examples.
Oğlumuz savaşta öldü.
Translate from turco to inglés
Birçok asker savaşta kötü yaralardan acı çekti.
Translate from turco to inglés
Kanada civarında bir yerde birkaç dönüm karla ilgili iki ulusun savaşta olduğunu ve bu güzel savaşa tüm Kanada'nın değdiğinden daha çok para harcadıklarını bilirsiniz.
Translate from turco to inglés
Aşkta ve savaşta her şey adildir.
Translate from turco to inglés
O, savaşta öldü.
Translate from turco to inglés
Somali savaşta.
Translate from turco to inglés
O, savaşta oğlunu kaybetti.
Translate from turco to inglés
Yeni askerler kısa sürede savaşta kaybedenlerin yerini alacaklardı.
Translate from turco to inglés
Japonya 1905 yılında bir savaşta Rusya'yı yenmişti.
Translate from turco to inglés
Savaşta çok sayıda asker yaralandı.
Translate from turco to inglés
Birçok kişi savaşta öldürüldü.
Translate from turco to inglés
Savaşta pek çok insan genç yaşta öldü.
Translate from turco to inglés
Bütün dünya savaşta yer aldı.
Translate from turco to inglés
Büyükbabam savaşta yaralandı.
Translate from turco to inglés
O, savaşta yaralandı.
Translate from turco to inglés
O, iki oğlunu savaşta kaybetti.
Translate from turco to inglés
Onlar savaşta öldüler.
Translate from turco to inglés
Savaşta ve aşkta her şey mübahtır.
Translate from turco to inglés
Onlar savaşta yenildiler.
Translate from turco to inglés
Tek oğlunu savaşta öldürttü.
Translate from turco to inglés
Tek oğlunu savaşta kaybetti.
Translate from turco to inglés
Savaşta birçok insan öldürüldü.
Translate from turco to inglés
Savaşta yeni bir aşamaya giriyoruz.
Translate from turco to inglés
Afganistan savaşta.
Translate from turco to inglés
Tom savaşta bir ambulans sürücüsüydü.
Translate from turco to inglés
Bir milyon kişi savaşta hayatını kaybetti.
Translate from turco to inglés
Tom'un her iki oğlu da savaşta öldü.
Translate from turco to inglés
Dedem savaşta askerdi.
Translate from turco to inglés
Gemimiz savaşta hasar almadı.
Translate from turco to inglés
Savaşta öldü.
Translate from turco to inglés
Savaşta kıyım yapıldı.
Translate from turco to inglés
Her iki oğlu da savaşta öldü.
Translate from turco to inglés
Erkek kardeşlerimin hepsi savaşta öldü.
Translate from turco to inglés
Savaşta binlerce asker öldü.
Translate from turco to inglés
Onlarla savaşta değiliz.
Translate from turco to inglés
O savaşta kaç kişinin öldüğünü kimse bilmiyor.
Translate from turco to inglés
Savaşta ölen bir oğlum vardı.
Translate from turco to inglés
Tom savaşta öldü.
Translate from turco to inglés
Tom savaşta üç oğlunu kaybetti.
Translate from turco to inglés
Birçok partizanlar o savaşta öldü.
Translate from turco to inglés
Oğullarının her ikisi savaşta öldü.
Translate from turco to inglés
Gideceksin ve asla geri gelmeyeceksin, savaşta öleceksin.
Translate from turco to inglés
Herkes onun savaşta bacağını kaybettiğini biliyor.
Translate from turco to inglés
Savaşta bir milyon kişi öldü.
Translate from turco to inglés
Savaşta tüm aileni kaybetmenin nasıl olduğunu bilmiyorsun.
Translate from turco to inglés
Savaşta tüm aileni yitirmenin nasıl bir şey olduğunu bilmiyorsun.
Translate from turco to inglés
Şehir savaşta yerle bir oldu.
Translate from turco to inglés
Onlar savaşta ölenleri askeri geleneğe uygun olarak gömdüler.
Translate from turco to inglés
Biz Japonya'yla savaşta değiliz.
Translate from turco to inglés
Dan bir savaşta savaştı ve onu kazandı.
Translate from turco to inglés
Tom savaşta yaralandı.
Translate from turco to inglés
Tom savaşta öldürüldü.
Savaşta ölenler sadece benim çocuklarım değildi.
Savaşta hukuk sessiz kalır.
Onun babası savaşta öldü ve annesi onu ve kardeşlerini kendi başına yetiştirdi.
Savaşta herkes birine karşıdır.
O savaşta düştü.
Barışta, oğullar babalarını gömerler. savaşta, babalar oğullarını gömerler.
Kişisel olarak savaşta olmaktan hoşlanmıyorum.
Japonlarla savaşta değiliz.
İsviçre savaşta tarafsızdı.
Aşkta ve savaşta her şey mübahtır.
O, savaşta ölmeseydi, şimdi altmış yaşından daha fazla olurdu.
Tom savaşta ele geçirildi.
Beowulf savaşta ölümcül şekilde yaralandı.
Tom savaşta ölümcül şekilde yaralandı.
Savaşta ölen ilk şey gerçektir.
Aşil Hektor'u yendi, fakat kısa bir süre sonra kendisi savaşta öldürüldü.
Tom savaşta oğlunu kaybetti.
Gideceksin, döneceksin, savaşta asla ölmeyeceksin.
Onun İlk askeri deneyimleri İngiliz sömürge imparatorluğu ve bağımsızlık arayan Boerler arasındaki savaşta yer aldı.
Quebec için mücadele savaşta dönüm noktasıydı.
Babası savaşta öldü, bu yüzden tek ebeveynli bir ailede büyüdü.
Birçok erkek savaşta ağır biçimde yaralandı.
Savaşta demokrasi adına birçok genç insan öldü.
Tom'un savaşta öldürülen bir oğlu vardı.
Kaybedilen bir savaşta dövüşüyoruz.
Savaşta önce gerçekler ölür.
Savaşta bütün malı mülkü gitti.
Savaşta tüm yollar mübahtır.
Ülke savaşta değildi.
Savaşta birçok insan öldü.
Tom savaşta yaralanmadı.
Tom savaşta helikopter pilotuydu.
Cezayir savaşta değil.
Savaşta nerede hizmet ettin?
Yemen savaşta.
Savaşta çocukları korumayı düşünen pek yoktu.
Türk SİHAları bu savaşta Ukrayna'nın en stratejik silahlarından biri hâline geldi.
Onların hepsi savaşta öldü.
Kalman savaşta öldü.
Savaşta birçok asker öldü.
Savaşta bir kolumu kaybettim.
Tom ve Mary savaşta evlerini kaybetti.
Tom ve Mary savaşta evlerini kaybettiler.
Hamas idaresindeki sağlık bakanlığına göre Gazze'de 14 aylık savaşta 44 binden fazla Filistinli katledildi.