Learn how to use siyaset in a turco sentence. Over 67 hand-picked examples.
Bayan Brown, siyaset üzerine bir kitap yazdı.
Translate from turco to inglés
O, siyaset hakkında bir şey bilmiyor.
Translate from turco to inglés
Hukuk ve siyaset birbiriyle çelişir.
Translate from turco to inglés
Siyaset onun ilgisini çekmedi.
Translate from turco to inglés
Siyaset artık çok fazla ilgimi çekmiyor.
Translate from turco to inglés
Siyaset kirlidir.
Translate from turco to inglés
Tom siyaset hakkında konuşmaktan hoşlanmaz.
Translate from turco to inglés
Muhtemelen Başbakan, "dinî değerlere dayalı siyaset"i kast ediyordur.
Translate from turco to inglés
Kadınlar bu ülkede siyaset konuşmazdı.
Translate from turco to inglés
Okulda siyaset yapılmaz.
Translate from turco to inglés
Ben siyaset hakkında çok şey bilmiyorum.
Translate from turco to inglés
O, siyaset hakkında bir şey bilmez.
Translate from turco to inglés
Fransa'da sol kanat siyaset için asla oy vermedim ve artık başlamayacağım.
Translate from turco to inglés
Tom siyaset hakkında konuşmayı seviyor.
Translate from turco to inglés
"Norman Finkelstein kimdir?" "O Amerikalı bir siyaset bilimcidir"
Translate from turco to inglés
Onlar siyaset hakkında konuştular.
Translate from turco to inglés
Siyaset ve din hakkında benim kendi görüşlerim var.
Translate from turco to inglés
Tom siyaset ve felsefe hakkında konuşmayı seviyor.
Translate from turco to inglés
Kız kardeşim çok sık siyaset konuşmaz.
Translate from turco to inglés
Siyaset tartışmamızı öneriyorum.
Translate from turco to inglés
Onlar, insanlar siyaset hakkında konuşmaya başladıklarında söyleyecek bir şeyleri vardır.
Translate from turco to inglés
Hukuk ve siyaset iki farklı şeydir.
Translate from turco to inglés
Ben siyaset hakkında tartışmayı sevmem.
Translate from turco to inglés
Dünyada yeterli yiyecek vardır; insanlar siyaset yüzünden açlık çekiyorlar.
Translate from turco to inglés
Siyaset bana göre değil.
Translate from turco to inglés
Tom siyaset bilimi okudu.
Translate from turco to inglés
Siyaset söz konusu olduğunda, o hala bir çocuk kadar masum.
Translate from turco to inglés
O, siyaset hakkında konuşmayı sever.
Translate from turco to inglés
Şu anda siyaset tartışacak bir ruh halinde değilim.
Translate from turco to inglés
Yeni bir dünya için yeni bir siyaset bilimine ihtiyacımız var.
Translate from turco to inglés
Siyaset bir oyundur.
Translate from turco to inglés
O, siyaset oyununda pek iyi değil.
Translate from turco to inglés
O siyaset oyununda çok iyi değil.
Translate from turco to inglés
O siyaset oyununda pek iyi değil.
Translate from turco to inglés
Ben siyaset oyununda pek iyi değilim.
Translate from turco to inglés
Bu ülkedeki siyaset merkeze doğru kaymaktadır.
Translate from turco to inglés
Bu ülkedeki siyaset sağa doğru kaymaktadır.
Translate from turco to inglés
Bu ülkedeki siyaset sola doğru kaymaktadır.
Translate from turco to inglés
Siyaset dünyasına hoş geldiniz.
Translate from turco to inglés
Siyaset bilimi hakkında hiçbir şey bilmiyorum.
Translate from turco to inglés
Tom bir siyaset bilimcidir.
Translate from turco to inglés
Sen ve Tom hiç siyaset tartışır mısınız?
Translate from turco to inglés
Siyaset hakkında hiçbir şey bilmiyorum.
Translate from turco to inglés
Tom ve arkadaşları bütün gece siyaset tartıştılar.
Translate from turco to inglés
Tom bütün gece arkadaşları ile siyaset tartıştı.
Translate from turco to inglés
Yıllarca sağlık alanında yaptığımız yatırımları eleştirenlerin ne kadar içi boş siyaset yaptıkları son 2,5 aydır yaşananlarla ortaya çıkmıştır.
Siyaset kendi mecrasında akar. Sen istediğini değiştir, millet tabanda ittifakını kurar.
Siyaset yaparken bizim muhatabımız halkımızdır.
İnsanın cam tavanları görecek kadar siyaset ve tarih bilinci olmalı.
Bugün artık tüm siyaset küresel.
Bunun nedenlerinden birisi siyaset olabilir.
Kosova'nın Balkanlardaki siyaset hedefi nedir?
Kosova'daki yolsuzlukla mücadeleye siyaset karışıyor mu?
Neden siyaset konuşmayı sevmiyorsun?
Siyaset ölmüş fok gibidir. Çok pis kokar ama yağı kıymetlidir.
Halk ekonomik sıkıntılarla uğraşırken siyaset ve bürokrasideki makam arabası tutkusu hız kesmiyor.
Siyaset konuşmayı hiç sevmedim.
Din ve siyaset hakkında konuşmaktan kaçının.
Din ve siyaset hakkında konuşmaktan kaçın.
Din ve siyaset hakkında konuşmaktan uzak dur.
Din ve siyaset hakkında konuşmaktan uzak durun.
Din ve siyaset hakkında konuşmaktan uzak durunuz.
Siyaset konusunda bilgisiyle övünür.
Politika hayatımın büyüleyici bir parçası. Ama siyaset benim hayatım değil.
Siyaset insanları böler, kültür ise birleştirir.
Siyaset yapma, çay koy!
Siyaset haberlerinden bıktım.