Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "soluk"

Learn how to use soluk in a turco sentence. Over 44 hand-picked examples.

Ayrılacak son kişi soluk yüzlü,düz siyah saçlı, uzun bir adamdı.
Translate from turco to inglés

O, soluk bir pamuk etek giymişti.
Translate from turco to inglés

O hep soluk görünüyor.
Translate from turco to inglés

Soluk pantolonlar hâlâ modadır.
Translate from turco to inglés

Tom sadece büyükbabasının soluk bir fotoğrafına sahip.
Translate from turco to inglés

Tom soluk bir mavi gömlek giyiyor.
Translate from turco to inglés

Bu bitki soluk görünüyor.
Translate from turco to inglés

Yetişkin bir insan her gün terleme, idrar ve soluk yoluyla yaklaşık 2,5 litre su kaybeder.
Translate from turco to inglés

Soluk alamıyorum.
Translate from turco to inglés

Tom soluk aldı.
Translate from turco to inglés

Tom uzun bir soluk aldı.
Translate from turco to inglés

Meri arzudan soluk soluğa.
Translate from turco to inglés

Kumaşın rengi çok soluk.
Translate from turco to inglés

Soluk tenli uzun boylu bir adam odaya girdi ve Tom'un yanına oturdu.
Translate from turco to inglés

Turkuaz rengi, berrak su rengini çağrıştırıyor, açık ve soluk bir mavi.
Translate from turco to inglés

Tom soluk mavi renkli bir iş gömleği giymişti.
Translate from turco to inglés

Mary soluk mavi bir elbise giydi.
Translate from turco to inglés

Bu yeni bir soluk getirir.
Translate from turco to inglés

Reçetesiz olarak bir soluk aldırma cihazı alabilir misin?
Translate from turco to inglés

O bir soluk cildi vardır.
Translate from turco to inglés

Tom soluk alamamaktan öldü.
Translate from turco to inglés

Soluk yüz beni biraz rahatsız etti.
Translate from turco to inglés

Mutfak soluk sarı çinilerle kaplıydı.
Translate from turco to inglés

Tom benim biraz soluk göründüğümü söyledi.
Translate from turco to inglés

Tom'un soluk bir teni var.
Translate from turco to inglés

Tom soluk almak için yukarı çıktı.
Translate from turco to inglés

Soluk ver.
Translate from turco to inglés

Soluk al.
Translate from turco to inglés

Soluk alması yavaşladı.
Translate from turco to inglés

Tom soluk, değil mi?
Translate from turco to inglés

Soluk soluğa kalmıştı.
Translate from turco to inglés

Soluk soluğa kalmışlardı.
Translate from turco to inglés

Tom soluk soluğa kalmıştı.
Translate from turco to inglés

Yabanıl hayvanlara, gökteki kuşlara, sürüngenlere, soluk alıp veren bütün hayvanlara yiyecek olarak yeşil otları veriyorum.
Translate from turco to inglés

Yeryüzüne tufanı ben göndereceğim. Göklerin altında soluk alan bütün canlıları yok edeceğim. Yeryüzündeki her şey ölecek.
Translate from turco to inglés

Onlarla birlikte her tür hayvan - evcil hayvanların, sürüngenlerin, kuşlarla uçan yaratıkların her türü - gemiye bindi. Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuh'un yanına gelip gemiye bindi.
Translate from turco to inglés

Yeryüzünde yaşayan bütün canlılar yok oldu; kuşlar, evcil ve yabanıl hayvanlar, sürüngenler, bütün insanlar, soluk alan bütün canlılar öldü.
Translate from turco to inglés

Dünyayı ve içindekilerin tümünü yaratan, yerin ve göğün Rabbi olan Tanrı, elle yapılmış tapınaklarda oturmaz. Herkese yaşam, soluk ve her şeyi veren kendisi olduğuna göre, bir şeye gereksinmesi varmış gibi O'na insan eliyle hizmet edilmez.
Translate from turco to inglés

Soluk aldım.
Translate from turco to inglés

Tom'un yüzü soluk.
Translate from turco to inglés

Tom haberleri soluk soluğa bekledi.
Translate from turco to inglés

Soluk almıyor.
Translate from turco to inglés

Soluk alın.
Translate from turco to inglés

Soluk soluğa içeri girdi.

Translate from turco to inglés