Learn how to use sonbahar in a turco sentence. Over 71 hand-picked examples.
Sonbahar uzun ve ılımandı.
Translate from turco to inglés
Tepe sonbahar renkleri ile parlıyor.
Translate from turco to inglés
Bu yıl soğuk bir sonbahar var.
Translate from turco to inglés
María, sonbahar gecesini aydınlatan çeyrek ayı bulunan, yıldızlı gökyüzüne baktı.
Translate from turco to inglés
Burada sonbahar mevsimi var.
Translate from turco to inglés
Sonbahar benim en sevdiğim mevsimdir.
Translate from turco to inglés
O hoş bir sonbahar akşamı idi.
Translate from turco to inglés
Sonbahar spor için en iyi sezondur.
Translate from turco to inglés
Sonbahar en sevdiğim mevsimdir.
Translate from turco to inglés
Bu sonbahar evleniyor.
Translate from turco to inglés
Şimdi sonbahar.
Translate from turco to inglés
Bu soğuk sonbahar rüzgarının esmesiyle mevsimin değiştiğini hissedebiliyoruz.
Translate from turco to inglés
Artık sonbahar olduğu için geceler uzuyor.
Translate from turco to inglés
Bu sonbahar uzundu fakat çok soğuk değildi.
Translate from turco to inglés
Uzun sonbahar gecelerinde okumaktan daha iyi bir şey yoktur.
Translate from turco to inglés
Sonbahar sonunda geliyor!
Translate from turco to inglés
Yaz ve sonbahar arkadaştırlar.
Translate from turco to inglés
Bir yılda dört mevsim vardır: İlkbahar, yaz, sonbahar ve kış.
Translate from turco to inglés
Sonbahar havası değişkendir.
Translate from turco to inglés
Serin bir sonbahar geliyor.
Translate from turco to inglés
Yaşam yaz çiçekleri, ölüm de sonbahar yaprakları kadar güzel olsun.
Translate from turco to inglés
Sonbahar geldi ve yapraklar düşmeye başladılar.
Translate from turco to inglés
Sonbahar uzun ve ılıktı.
Translate from turco to inglés
Geçen sonbahar Meksika'da büyük bir deprem oldu.
Translate from turco to inglés
Sonbahar rüzgarları, ağaç yapraklarını hışırdatıyor.
Translate from turco to inglés
O sonbahar rüzgardaki bir yaprak gibi dans etti.
Translate from turco to inglés
Hava oldukça sonbahar oldu.
Translate from turco to inglés
Bu yıl sonbahar gecikti.
Translate from turco to inglés
Sonbahar rüzgarındaki bir yaprak gibi.
Translate from turco to inglés
Japonya'da ilkbahar ve sonbahar ekinoksları ulusal bayramdır ama yaz ve kış gündönümleri değildir.
Translate from turco to inglés
Dört mevsim: İlkbahar, yaz, sonbahar ve kıştır.
Translate from turco to inglés
Bir yıl içinde dört mevsim vardır. İlkbahar, yaz, sonbahar ve kış.
Translate from turco to inglés
Serin sonbahar geldi.
Translate from turco to inglés
Bir yıl içinde dört mevsim vardır - ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış.
Translate from turco to inglés
İşte sonbahar geldi.
Translate from turco to inglés
Yılın dört mevsimi ilkbahar, yaz, sonbahar ve kıştır.
Translate from turco to inglés
Sonbahar geliyor.
Translate from turco to inglés
Sonbahar yaklaştıkça gece daha da uzun olur.
Translate from turco to inglés
Sonbahar geldiği için günler kayda değer ölçüde daha kısa oluyor.
Translate from turco to inglés
21 ay önce kışın derinliklerinde başlayan şey bu sonbahar gecesinde sona eremez.
Translate from turco to inglés
Fadıl'ın hayatı bir sonbahar günü tersine döndü.
Translate from turco to inglés
Sonbahar, yiyeceklerin özellikle lezzetli olduğu zamandır.
Translate from turco to inglés
Yakında sonbahar olacak.
Translate from turco to inglés
Bu her sonbahar meydana gelirdi.
Translate from turco to inglés
Sonbahar benim hoşuma gidiyor.
Translate from turco to inglés
Bence sonbahar yılın en güzel mevsimi.
Translate from turco to inglés
Hayat yaz çiçekleri kadar güzel ve ölüm sonbahar yaprakları kadar güzel olsun.
Dün gece, bahçede cıvıl cıvıl öten bir cırcır böceği duydum. Sonbahar yaklaşıyor, değil mi?
Serin sonbahar havası yüzüne çarparken rahatlayarak gülümsedi.
Bizim evde zaman durdu. Bizde hep sonbahar.
Yeniden sonbahar oldu.
Bu sonbahar büyük bir deprem Meksika'yı vurdu.
Havada sonbahar kokusu var.
Sonbahar havası var.
Yaprak topladım. Sonbahar gelmiş.
Yine sonbahar geldi.
Boston'a geçen sonbahar gittim.
Rutubetli ve soğuk bir gündü; klâsik bir sonbahar günü işte.
Quebec'te sonbahar, kış lastiğine geçiş zamanıdır.
Geçen sonbahar hava güzeldi.
Bu sonbahar oldukça tuhaftı.
Sonbahar, bereket mevsimidir.
Bu sonbahar Avustralya'ya gidiyorum.
Sonbahar gelmiş gibi.
Başka mevsimlerde belki biz şair oluruz, fakat sonbahar kendisi şairdir.
Sonbahar geldi.
Sonbahar.
Sonbahar mevsiminde, ağaçların yaprakları sararır ve okullar açılır.
Eylül, Ekim ve Kasım sonbahar aylarıdır.
Sonbahar ayları hangileridir?
Sonbahar öğleden sonra ışığı doğayı sarı, turuncu, kırmızı, altın ve kahverengi tonlara büründürüyor.