Learn how to use tırmanmak in a turco sentence. Over 44 hand-picked examples.
Biz şu dağa tırmanmak istiyoruz.
Translate from turco to inglés
Şu dağa tırmanmak istiyoruz.
Translate from turco to inglés
Mt.Fuji'ye tırmanmak istiyorum.
Translate from turco to inglés
Onlar, altı fit yüksekliğinde bir duvara tırmanmak zorunda kaldı.
Translate from turco to inglés
Tom tepeye tırmanmak için çabaladı.
Translate from turco to inglés
Fuji Dağı'na tekrar tırmanmak istiyorum.
Translate from turco to inglés
Her zaman Fuji Dağı'na tırmanmak istedim.
Translate from turco to inglés
Fuji Dağına tırmanmak bütün gece sürdü.
Translate from turco to inglés
Tepelere tırmanmak iyi egzersizdir.
Translate from turco to inglés
Bu dağa tırmanmak zordur.
Translate from turco to inglés
O dağa tırmanmak tehlikelidir.
Translate from turco to inglés
Bu dağa tırmanmak çok zordur.
Translate from turco to inglés
O dağa tırmanmak çok eğlenceli.
Translate from turco to inglés
Karşıdaki dağa tırmanmak imkansız.
Translate from turco to inglés
Kötü bir havada dağa tırmanmak tehlikelidir.
Translate from turco to inglés
Bir maymun için ağaca tırmanmak kolay bir şeydir.
Translate from turco to inglés
Bence fırtınalı bir havada dağa tırmanmak tehlikelidir.
Translate from turco to inglés
Bu dağa tırmanmak zorundayım.
Translate from turco to inglés
Bu dağa tırmanmak tehlikelidir.
Translate from turco to inglés
Duvarın üzerine tırmanmak zorundaydım.
Translate from turco to inglés
Urallara tırmanmak istiyorsan sen cesur bir kişisin.
Translate from turco to inglés
Fuji Dağına bir kez daha tırmanmak istiyorum.
Translate from turco to inglés
O dağa tırmanmak çok kolaydı.
Translate from turco to inglés
Bu dağa tırmanmak istiyorum.
Translate from turco to inglés
Dağa tırmanmak istiyorum.
Translate from turco to inglés
Birçok genç insan yaz tatilini Fuji Dağına tırmanmak için kullanıyor.
Translate from turco to inglés
Kitadake Dağı'nın zirvesine tırmanmak istiyorum.
Translate from turco to inglés
Biz o dağa tırmanmak istiyoruz.
Translate from turco to inglés
Onlar yiyecek veya içecek olmadan ve bir tek evle karşılaşmadan, büyük bir ormanın içinde iki gün seyahat etmeye gittiler ve her gece onlar ormanda olan vahşi hayvanların korkusu ile ağaçlara tırmanmak zorunda kaldılar.
Translate from turco to inglés
İyi fiziksel durumda olan biri için dağa tırmanmak bir çocuk oyuncağı.
Translate from turco to inglés
Kralın oğlu ona tırmanmak istedi ve kulenin kapısını aradı ama hiçbiri bulunmadı.
Translate from turco to inglés
Kışın o dağa tırmanmak aptalca olurdu.
Translate from turco to inglés
Bir fırtına sırasında bir dağa tırmanmak tehlikelidir.
Translate from turco to inglés
Bir fırtına sırasında dağlara tırmanmak tehlikelidir.
Translate from turco to inglés
Dağa tırmanmak istiyor musun?
Translate from turco to inglés
Bir dağa tırmanmak nefes kesen bir iştir.
Translate from turco to inglés
Çocuk, "bu ağaca tırmanmak istiyorum." dedi.
Translate from turco to inglés
Ben çitin üzerinden tırmanmak zorunda kaldım.
Translate from turco to inglés
O dağa tırmanmak için iyi ekipmana ihtiyacın var.
Translate from turco to inglés
Bir ağaç ne kadar uzun olursa tırmanmak o kadar zor olur.
Translate from turco to inglés
O dağa tırmanmak çok oyuncağıydı.
Translate from turco to inglés
Dağa tırmanmak sadece birkaç saat sürdü.
Translate from turco to inglés
Mary'nin evine ulaşmadan önce tepeye doğru 100 yorucu basamağı tırmanmak zorundasınız.
Translate from turco to inglés
Fuji dağı'na tırmanmak istiyoruz.