Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "taşıyan"

Learn how to use taşıyan in a turco sentence. Over 31 hand-picked examples.

Kalsiyum, insan vücudu için esas niteliği taşıyan bir mineraldir.
Translate from turco to inglés

Askerler posta taşıyan trenleri korurdu.
Translate from turco to inglés

NASA Galileo'nunkine benzeyen jeneratörler taşıyan 22 uzay uçuşunun üçünün kazayla sonuçlandığını söylüyor.
Translate from turco to inglés

Kitaplar bir akıldan diğerine polen taşıyan arılardır.
Translate from turco to inglés

Tom yeni gelinini eşikten taşıyan bir adamla aynı şekilde Mary'yi kaldırdı ve onu yanağından öptü.
Translate from turco to inglés

Bu hayati önem taşıyan bir konu.
Translate from turco to inglés

Bunlar, birer devrim niteliği taşıyan adımlardır.
Translate from turco to inglés

Cesedi taşıyan adamı tanıdınız mı?
Translate from turco to inglés

Alev makinesi taşıyan bir asker gördüm.
Translate from turco to inglés

Bu suşi restoranının suşi taşıyan bir konveyör bandı var.
Translate from turco to inglés

Tom erdemlilik taşıyan bir kişi.
Translate from turco to inglés

Musa ilahi emirleri taşıyan dağdan indi.
Translate from turco to inglés

11 Haziran 1948 tarihinde, bir al yanaklı maymun, Albert I'i taşıyan bir V-2 Blossom , New Mexico'da White Sands'den uzaya fırlatıldı.
Translate from turco to inglés

Su hayati bir önem taşıyan doğal bir kaynaktır.
Translate from turco to inglés

Tom şemsiye taşıyan tek kişiydi.
Translate from turco to inglés

Yüzlerce lise öğrencisini taşıyan bir feribot Güney Kore'de battı.
Translate from turco to inglés

O film aynı adı taşıyan bir kitaba dayanır.
Translate from turco to inglés

Keman taşıyan adam üzgün görünüyordu.
Translate from turco to inglés

Tom gençliğinde golf takımlarını taşıyan bir yardımcı olarak çalıştı.
Translate from turco to inglés

Petrol taşıyan bir gemiye petrol tankeri denir.
Translate from turco to inglés

Sami macera hissi taşıyan bir üniversite öğrencisiydi.
Translate from turco to inglés

Tom Allah korkusu taşıyan bir adam.
Translate from turco to inglés

Bu derneğe girenlerin başında Osmanlı Padişahı ve yeryüzü Halifesi sanını taşıyan Vahdettin, Damat Ferit Paşa, İçişleri Bakanı olan Ali Kemal, Âdil ve Mehmet Ali Bey'ler ve Sait Molla bulunuyordu.
Translate from turco to inglés

Yıldızsporlu holiganlar Anadoluspor kafilesini taşıyan otobüsü taşladı.
Translate from turco to inglés

Pek çok yönetmen anlam ve sanatsallığı öne çıkarma arzusu taşıyan filmler çekmek istese de Hollywood'a kök salmış statüko buna izin vermez.
Translate from turco to inglés

Kokaini taşıyan tır Makedon plakalıydı.
Translate from turco to inglés

Sen ceset taşıyan bir ruhsun.
Translate from turco to inglés

Karl silah taşıyan bir adam gördü.
Translate from turco to inglés

Bu suşi restoranında suşi taşıyan bir taşıma bandı bulunmaktadır.
Translate from turco to inglés

Tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapan, peygamberlerin izlerini taşıyan bu mübarek topraklar hem manevi derinliği hem de stratejik önemi ile her daim dikkatleri üzerine çekmiştir
Translate from turco to inglés

Ziri'nin sınıfında o isimleri taşıyan kimse yok.
Translate from turco to inglés