Learn how to use takıp in a turco sentence. Over 16 hand-picked examples.
Tom parti için ona verdiği kolyeyi Mary'nin takıp takmayacağını merak ediyordu.
Translate from turco to inglés
Mürettebat takıp çıkartılabilen modül kullanarak su altı aracına girebilir.
Translate from turco to inglés
Son elli senedir canını dişine takıp çalışıyor! Kendini tükenmiş hissetmesi çok normal!
Translate from turco to inglés
Tom yeni bir kadınla tanıştığında yaptığı ilk şey onun bir alyans takıp takmadığını görmek için kontrol etmektir.
Translate from turco to inglés
Tom'un bir alyans takıp takmadığını fark etmedim.
Translate from turco to inglés
Tom, Mary'nin bir alyans takıp takmadığını fark etmedi.
Translate from turco to inglés
Tom şapkasını takıp çıktı.
Translate from turco to inglés
Ali sevinçten zil takıp oynadı.
Translate from turco to inglés
Şapkasını takıp dışarı çıktı.
Translate from turco to inglés
Radyoyu fişe takıp açtı.
Translate from turco to inglés
Radyoyu fişe takıp çalıştırdı.
Translate from turco to inglés
Barfiks demirine kol askısı takıp karın kası çalıştım.
Translate from turco to inglés
Acilde serum takıp EKG çektikten sonra taburcu ettiler.
Translate from turco to inglés
Cihazda açma kapama düğmesi olmadığı ve her seferinde fişe takıp çıkarmak istemediğim için kendi kablosunu arapuarlı kabloyla değiştirdim.
Translate from turco to inglés
Bu aralar mouselardan tut kettlelara kadar olur olmadık her şeye RGB takmak moda olmaya başladı. Yakında kıyafetlere de takıp insanları yolda öyle dolaştırmaya çalışırlarsa şaşmayacağım.
Translate from turco to inglés
Avamın cehaletini kafana takıp canını sıkma.
Translate from turco to inglés