Learn how to use terk in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Kötü hava nedeniyle, şehir gezisi düşünceleri terk edildi.
Translate from turco to inglés
Seni terk etmiyorum.
Translate from turco to inglés
Önceki gün orayı terk ettiler.
Translate from turco to inglés
Soğuk bir sabahta ülkesini terk etti.
Translate from turco to inglés
Hepimiz onun böyle iyi bir adamı niye terk ettiğini merak ettik.
Translate from turco to inglés
Er ya da geç şans onu terk edecek.
Translate from turco to inglés
O, sonsuza dek Afrika'yı terk etti.
Translate from turco to inglés
O, sürekli olarak ülkeyi terk edeceğini söylüyor.
Translate from turco to inglés
O sonsuza dek Japonya'ya terk etti.
Translate from turco to inglés
Onun terk etmesini istiyorum.
Translate from turco to inglés
Şanslı bir ruh seni terk ettiği zaman, bir başkası seni alır.Ben az önce bir iş sınavını geçtim.
Translate from turco to inglés
Seni asla terk etmeyeceğim.
Translate from turco to inglés
Lucy beni terk edinceye kadar onu ne kadar çok sevdiğimi fark etmedim.
Translate from turco to inglés
Onlar hızla evlerini terk ettiler.
Translate from turco to inglés
O, karısını terk etti ve yarı yaşında bir kadınla aşk hayatı yaşıyor.
Translate from turco to inglés
Bütün aileme evi terk ettirdim.
Translate from turco to inglés
Onun memleketi terk etme düşüncesi yoktu.
Translate from turco to inglés
Neden beni terk ettin?
Translate from turco to inglés
İş yerindeki adamların karının seni başka bir kadın için terk ettiğini duyuncaya kadar bekle.
Translate from turco to inglés
Ben, sevdiğim tek kadın tarafından terk edilmiş hissediyorum.
Translate from turco to inglés
Tom, beni terk etmiyor musun?
Translate from turco to inglés
Bir pasaport olmadan, bir ülkeyi terk etmek söz konusu değildir.
Translate from turco to inglés
Lütfen burayı terk et.
Translate from turco to inglés
Tom'un şu ana kadar karısını terk etmeyi düşündüğünden şüpheliyim.
Translate from turco to inglés
Onun işini terk etmek için karar verdiğini bilmiyordum.
Translate from turco to inglés
Tom, Mary'yi terk ettikten sonra John'la görüşmeye başladı.
Translate from turco to inglés
Tom bir acil durum çağrısı aldı ve işi terk etmek zorunda kaldı.
Translate from turco to inglés
Tom, onu terk ettiği için babasını affetmek istiyor.
Translate from turco to inglés
Tom yaklaşık akşam altıda binayı terk etti.
Translate from turco to inglés
Tom asla Boston'u terk etmek istemiyor.
Translate from turco to inglés
O ailesini terk etti.
Translate from turco to inglés
O sanat için hukuku terk etmeye karar verdi.
Translate from turco to inglés
Eğer gerçeği bilseydi, Tom'un eşi muhtemelen onu terk ederdi.
Translate from turco to inglés
Tom yağmur başlamadan önce hemen terk etmemizi önerdi.
Translate from turco to inglés
Tom, Mary'nin onu terk edeceğinden şüphelenmeye başladı.
Translate from turco to inglés
Tom ve Mary gece yarısından önce partiyi terk etmeyi kararlaştırdılar.
Translate from turco to inglés
Kasaba, sakinleri tarafından terk edilmiş.
Translate from turco to inglés
Tom karısını asla terk etmediğini söyledi.
Translate from turco to inglés
Tom midesinin ağrıdığını söyledi ve odayı terk etti.
Translate from turco to inglés
Mary'nin kasabayı terk ettiğini ona söylediğimde, Tom gerçekten şaşırmış görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Askerler madencilerin terk etmelerini emretti.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye onu asla terk etmeyeceğine söz verdi
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin hemen terk etmesini istedi.
Tom karısını ve ailesini terk etti.
Mary'nin kasabayı niçin terk ettiğini Tom kesinlikle biliyor.
Şimdi odayı terk edebilirsiniz.
O çocuklarını terk etti.
Ben okulu terk etmek zorunda bırakıldım.
Polis kasabayı terk etmememi söyledi.
Polisler park yakınında terk edilmiş bir arabada bir ceset buldu.
Derhal kuşlar yuvalarını terk ettiler.
Derhal terk et.
Derhal terk etmeli miyim?
Şimdi terk etmeniz gerekmez.
Evi derhal terk etmenin bir sakıncası yok.
Derhal burayı terk et.
Fareler batan gemiyi terk ederler.
Tom tamamen yiyeceklere saplantılı. Mary'nin onu terk ettiğine şaşmamalı.
O iki yıl önce ülkesini terk etti.
Tom projeyi terk etti. Çünkü o yeterli paraya sahip değildi.
Tom eşini terk etti ve orduya katıldı.
Tom ailesini terk etti ve saklanmaya gitti.
Tom benzini biten arabasını terk etti ve yürümeye başladı.
Jane, geri dönmemek üzere Japonya'yı terk etti mi?
Kate ailesine evi terk ettirdi.
Jane evi terk etmek üzereydi.
Bruce kız arkadaşı onu terk ettiğinde son derece üzülmüştü, ama kısa sürede atlattı.
Tom, Mary'nin onu terk ettiği zaman duyduğu acıyı hâlâ hatırlayabiliyor.
Tom Mary'nin onu terk etmeye karar verdiğini bilmiyordu.
Tom biraz daha uzun kalması gerektiğini mi ya da hemen terk etmesi gerektiğini mi bilmiyordu.
Tom sigara içmeyi bırakmadı, bu yüzden Mary odayı terk etti.
Tom parkta Mary'yi terk etti.
Odayı terk et.
O onu terk etti.
Tom, Mary'yi terk etti.
O, ailesini terk etti.
Lütfen hemen terk edin.
O, çocuklarını terk etti.
Tom Mary için eşini terk etti.
İşi her zaman terk edebilirsin.
Mürettebat gemiyi terk etti.
O, köyü terk etmek zorunda kaldı.
Onun derhal terk etmesini istedim.
Tom bir lise terk öğrencisidir.
Tam evi terk edecektim.
O, arkadaşları tarafından terk edildi.
O, kız arkadaşı tarafından terk edildi.
O, terk edilmiş bir binada saklandı.
Onlar batan gemiyi terk ettiler.
O, onu daha zengin bir adam için terk etti.
Ben girer girmez, o, odayı terk etti.
Seni asla terk etmeyeceğime sana söz veriyorum.
Onu ölüme terk ettik.
O, daha genç bir adam için onu terk etti.
Karısının onu niçin terk ettiği hakkında hiçbir fikri yoktu.
Onlar kaleyi düşmana terk ettiler.
O beni terk etti.
Alışveriş merkezi terk edilmiş.
Ben Afrika'yı ebediyen terk ettim.
Kasaba terk edildi.