Learn how to use toz in a turco sentence. Over 74 hand-picked examples.
Masada toz var.
Translate from turco to inglés
Atlar, koşarken toz yapar.
Translate from turco to inglés
Tebeşirden nefret ederim. Elinde toz bırakır.
Translate from turco to inglés
Boş ev toz doluydu.
Translate from turco to inglés
Onda toz alerjisi var.
Translate from turco to inglés
Kısacası, borçlarını ödemeden toz oldu.
Translate from turco to inglés
Masanın üstünde toz birikmiş.
Translate from turco to inglés
Eva, Romer'in ofisine çıkan merdivenlere tırmandı, merdiven boşluğundaki karmaşık kokuyu analiz etmeye çalıştı - mantar ve kurum, eski birikmiş toz ve küf arasında bir karışım olduğuna karar verdi.
Translate from turco to inglés
Merdiven toz ve pas ile kaplıydı.
Translate from turco to inglés
Hayat toz pembe değildir.
Translate from turco to inglés
Çamaşırlarımı toz deterjanla yıkayacağım.
Translate from turco to inglés
Vantilatör pervanelerinin üzerinde bir ton toz var.
Translate from turco to inglés
Tom toz alıyor.
Translate from turco to inglés
Gözlerimde biraz toz var.
Translate from turco to inglés
Ambarda toz birikmiş.
Translate from turco to inglés
Burayı düzgün temizledin mi? Hâlâ burada toz var!
Translate from turco to inglés
Araba toz bulutu kaldırdı.
Translate from turco to inglés
Kumu sevmem. Büyük, tırtıklı, sinir bozucu ve her yeri toz yapandır.
Translate from turco to inglés
Odanı tam olarak temizledin mi? Burada hala toz var.
Translate from turco to inglés
Toz ol!
Translate from turco to inglés
Annem, babamın eski şortunu toz bezi olarak kullanıyor.
Translate from turco to inglés
Toz bulutları hiç durmadan etrafta uçuşuyordu.
Translate from turco to inglés
Yerde bir tür beyaz toz vardı.
Translate from turco to inglés
Toz kaldırmayın!
Translate from turco to inglés
Bu, toz kaldırır.
Translate from turco to inglés
Bu, toz yapar.
Translate from turco to inglés
Her yerde toz uçuşuyor.
Translate from turco to inglés
Size toz yedirecek.
Translate from turco to inglés
Toz kadar kuru.
Translate from turco to inglés
Kitabın içi toz dolmuştu.
Translate from turco to inglés
Araba arkasında bir toz bulutu bıraktı.
Translate from turco to inglés
Toz olduğunu unutma.
Translate from turco to inglés
Her geçen araba bir toz bulutu kaldırdı.
Translate from turco to inglés
Satürn'ün etrafındaki halkalar toz ve buzdan oluşurlar.
Translate from turco to inglés
Sahara dünyada en büyük toz kaynağı.
Translate from turco to inglés
Mobilya toz kaplıydı.
Translate from turco to inglés
Toz suda çözünür.
Translate from turco to inglés
Bebeğiniz pişiklere eğilimli ise, bebeğinizin altını temizledikten sonra bebek bezi kremi, toz veya vazelin uygulamak isteyebilirsiniz.
Translate from turco to inglés
Bizim ev sahibi bir çekmeceyi açtı ve siyah toz dolu küçük bir kutu çıkarıldı.
Translate from turco to inglés
Tüm şehir sarı toz kaplıydı.
Translate from turco to inglés
Oda havada yüzen toz zerrelerinin dışında boş.
Translate from turco to inglés
Toz biber büyük ölçüde Hint mutfağında kullanılır.
Translate from turco to inglés
Araba arkasında bir toz bulutu yükselterek geçti.
Translate from turco to inglés
Araba bir toz izi bıraktı.
Translate from turco to inglés
Tom toz kaplı ön cama adını yazdı.
Translate from turco to inglés
Toz tavan arasında birikmişti.
Translate from turco to inglés
Uçak toz ile kaplanmıştı.
Translate from turco to inglés
Kanepenin altına birçok toz topağı var.
Translate from turco to inglés
Bir bulutsu; toz, hidrojen, helyum ve diğer iyonize gazlardan oluşmuş bir yıldızlararası buluttur.
Mary roket gibi havalandı. Tom, onun arkasında bıraktığı toz bulutunun içinde kayboldu.
Kar, toz halindeydi.
Düzensiz bir galaksi, belirsiz bir şekle sahiptir ve genç yıldızlar, toz ve de gazla doludur.
Rüzgarda toz esiyordu.
Kar toz halinde.
Gözlerimden birine toz girdi.
Yastık, toz akarları ile dolu.
Toz akarları için hiç ev çözümü var mı?
Yatağın toz akarı kaynıyor.
Yastığın toz akarı kaynıyor.
Toz temizlenene kadar bekleyin.
Masa toz içinde kalmıştı.
Pazartesi her yerde toz püskürüyordu.
Polis memuru torpido gözünde beyaz bir toz buldu.
Toz yaratmayın!
Atlar koşarken toz kaldırır.
Toz ol.
Tavan arasında çok toz var
Ali toz oldu.
Bir kilo toz, bir otobos.
Toz torbasız bir elektrikli süpürge aldım.
Toz ya da taş kokain kullanıyor musunuz?
Gözüme toz kaçtı.
Bu tebeşirin kalitesi çok kötü, çok fazla toz bırakıyor.
Mars'ta toz fırtınaları yaygındır.