Learn how to use uğramış in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Tom biraz hayal kırıklığı uğramış gibi görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Tom zulme uğramış hissetti.
Translate from turco to inglés
Tom hayal kırıklığına uğramış hissetti.
Translate from turco to inglés
Sonuçlarda hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyor.
Translate from turco to inglés
O, sonuçlarla ilgili hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyor.
Translate from turco to inglés
O, sonuçtan dolayı hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Hayal kırıklığına uğramış olarak eve geldi.
Translate from turco to inglés
Öğretmen hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyor.
Translate from turco to inglés
Çok ihanete uğramış hissediyorum.
Translate from turco to inglés
Tom çok hayal kırıklığına uğramış.
Translate from turco to inglés
Tom hayal kırıklığına uğramış.
Translate from turco to inglés
Hayal kırıklığına uğramış değilim.
Translate from turco to inglés
Tom hayal kırıklığına uğramış görünüyor.
Translate from turco to inglés
Başarısızlığa uğramış devrimler çabucak unutulur.
Translate from turco to inglés
Tom hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyor.
Translate from turco to inglés
Tom haberden biraz hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Tom açıkça hayal kırıklığına uğramış.
Translate from turco to inglés
Baban çok hayal kırıklığına uğramış olmalı.
Translate from turco to inglés
Annen çok hayal kırıklığına uğramış olmalı.
Translate from turco to inglés
Tom biraz hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Hayal kırıklığına uğramış görünüyorsun.
Translate from turco to inglés
Tom çok hayal kırıklığına uğramış görünüyor.
Translate from turco to inglés
Tom tamamen şoke uğramış görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Tom çok hayal kırıklığına uğramış olmalı.
Translate from turco to inglés
Tom yarışı kazanmamasına rağmen, çok hayal kırıklığına uğramış görünmüyor.
Translate from turco to inglés
Tom sonuçlardan dolayı hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Hem Tom hem Mary hayal kırıklığına uğramış görünüyor.
Translate from turco to inglés
Tom hayal kırıklığına uğramış olabilir.
Translate from turco to inglés
Tom biraz hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Tom hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Tom hayal kırıklığına uğramış görünmüyordu.
Translate from turco to inglés
O hayal kırıklığına uğramış görünüyor.
Translate from turco to inglés
Onlar hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.
Translate from turco to inglés
O hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Tom hayal kırıklığına uğramış görünmekten kendini alamadı.
Translate from turco to inglés
Depodaki bakım görevlisi saldırıya uğramış ve şuursuz hâlde terk edilmiş.
Translate from turco to inglés
Tom kendini hem ihanete uğramış ve hem de aşağılanmış hissetti.
Translate from turco to inglés
Mary kendini ihanete uğramış ve aşağılanmış hissetti.
Translate from turco to inglés
Tom biraz hayal kırıklığına uğramış olacak.
Translate from turco to inglés
Erkek arkadaşın saldırıya uğramış.
Translate from turco to inglés
Tom ve Mary her ikisi de hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Ben ihanete uğramış hissettim.
Translate from turco to inglés
Herkes hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.
Çok hayal kırıklığına uğramış görünme.
Bu kadar hayal kırıklığına uğramış görünme.
Tom tamamen hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.
Tom açıkça hayal kırıklığına uğramış ve umutsuz.
Tom hâlâ hayal kırıklığına uğramış.
Tom gözle görülebilir bir şekilde hayal kırıklığına uğramış.
Hayal kırıklığına uğramış olmalısın.
Biz hayal kırıklığına uğramış hissediyoruz.
Tom biraz hayal kırıklığına uğramış görünüyor.
Tom üzgün ve hayal kırıklığına uğramış görünüyor.
Tom üzgün ve hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.
Hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyorsun.
Tom hayal kırıklığına uğramış olmayacak.
Tom değişime uğramış bir insan.
Tom'u hiç böyle hayal kırıklığına uğramış görmedim.
Tom çok hayal kırıklığına uğramış gibi görünmüyordu.
Hem Tom hem de Mary üzgün ve hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.
Tom Mary'nin hayal kırıklığına uğramış gibi göründüğünü söyledi.
Biraz hayal kırıklığına uğramış hissediyorum.
Şaşırmış ya da hayal kırıklığına uğramış değildim.
Hayal kırıklığına uğramış kişi benim.
Tom belli ki hayal kırıklığına uğramış.
O hayal kırıklığına uğramış görünmemeye çalıştı.
Tom hayal kırıklığına uğramış görünmemeye çalıştı.
Hayal kırıklığına uğramış görünmemeye çalıştım.
Bunların hepsi zaman aşımına uğramış.
Tom eve hayal kırıklığına uğramış olarak geldi.
Tom öfkeli ve hayal kırıklığına uğramış.
O hayal kırıklığına uğramış değildi.
Ne kadar hayal kırıklığına uğramış olduğunu anlıyorum.
Kendimi ihanete uğramış hissediyorum ama yine de onu seviyorum.
O, oğlundan hayal kırıklığına uğramış görünüyor.
O biraz hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyordu.
O biraz hayal kırıklığına uğramış gibi geliyordu.
Çocuklar hayal kırıklığına uğramış.
Hayal kırıklığına uğramış değiliz.
Tom eve hayal kırıklığına uğramış olarak döndü.
O, cinsel olarak hayal kırıklığına uğramış.
Benimle hayal kırıklığına uğramış olman gerektiğini biliyorum.
O hayal kırıklığına uğramış ve üzgün görünüyordu.
Çok ihanete uğramış hissettim.
Biz ağlayarak doğarız, hayatlarımızı şikayet ederek geçiririz ve hayal kırıklığına uğramış olarak ölürüz.
Ben hiç hüsrana uğramış değilim.
Zulme uğramış hissettim.
Fadıl ihanete uğramış gibi hissetti.
Kendimizi ihanete uğramış hissettik.
Tom muhtemelen hayal kırıklığına uğramış olabilir.
Biraz hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyorsun.
Biraz hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyordun.
Hayal kırıklığına uğramış hissettim.
Hala hayal kırıklığına uğramış durumdayım.
Çocuklar çok hayal kırıklığına uğramış görünüyorlar.
Oğlanlar çok hayal kırıklığına uğramış görünüyorlar.
Çocuklar korkunç biçimde hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.
Tom ihanete uğramış olduğuna ikna edildi.
Tom Mary'nin hayal kırıklığına uğramış olduğunu söyledi.