Learn how to use uyku in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Dalida aşırı dozda uyku hapından öldü.
Translate from turco to inglés
İyi bir uyku aldım.
Translate from turco to inglés
Bir insanın gecede sadece iki saatlik bir uyku ile yaşayıp yaşayamayacağını merak ediyorum.
Translate from turco to inglés
Uyku zamanı.
Translate from turco to inglés
İyi yiyecek ve yeterli uyku, iyi bir sağlık için kesinlikle gereklidir.
Translate from turco to inglés
Dün gece gözlerime uyku girmedi.
Translate from turco to inglés
Tom aşırı dozda uyku hapları aldı.
Translate from turco to inglés
Tom Mary hakkında düşünürken uzun süre gözüne uyku girmedi.
Translate from turco to inglés
Tom son zamanlarda uyku sorunu yaşamaktadır.
Translate from turco to inglés
Tom uyku tulumunun içinde rahat hissetti.
Translate from turco to inglés
Dün gece Tom'un gözüne uyku girmedi.
Translate from turco to inglés
Tom uyku tulumundan çıkamıyor. Fermuar sıkışmış.
Translate from turco to inglés
Dün gece yeterli uyku aldın mı?
Translate from turco to inglés
Ben iyi bir uyku uyudum.
Translate from turco to inglés
Bir hafta oldu fakat uyku düzensizliğinden hâlâ çekiyorum.
Translate from turco to inglés
Uyku ilaçtan daha iyidir.
Translate from turco to inglés
Birkaç saatlik uyku sana iyi gelecektir.
Translate from turco to inglés
Hâlâ uyku düzensizliği çekiyorum.
Translate from turco to inglés
Bana uyku hapı lazım.
Translate from turco to inglés
Uyku hapına ihtiyacım var.
Translate from turco to inglés
Uyku iyi bir sağlık için gereklidir.
Translate from turco to inglés
Sadece biraz uyku istiyorum.
Translate from turco to inglés
Uyku gibisi yoktur.
Translate from turco to inglés
Benim uyku sorunum var.
Translate from turco to inglés
Tom'un yatakta gözüne uyku girmedi.
Translate from turco to inglés
Şimdi ihtiyacın olan şeyin biraz uyku olduğunu düşünüyorum.
Translate from turco to inglés
Uyku sorunu yaşıyorum.
Translate from turco to inglés
Son zamanlarda uyku sorunu yaşıyorum.
Translate from turco to inglés
Deliksiz bir uyku beni daha iyi hissettirdi.
Translate from turco to inglés
Uyku, yaşamı korumak için gereklidir.
Translate from turco to inglés
Gözlerinden uyku akıyordu.
Translate from turco to inglés
Geceleri gözüme uyku girmiyor.
Translate from turco to inglés
Uyku hakkında kim bir şey söyledi?
Translate from turco to inglés
Uyku sırasında, metabolizma hızı ve vücut ısısı düşer.
Translate from turco to inglés
Tom uyku zamanı geçtiği için uyukluyordu.
Translate from turco to inglés
Uyku eksikliği beden için kötüdür.
Translate from turco to inglés
Ne yapması gerektiğini düşündüğü için Tom'un gece yarısına kadar gözüne uyku girmedi.
Translate from turco to inglés
Tom için bir uyku masalı okur musun?
Translate from turco to inglés
Tom ne yapması gerektiğini düşünürken uzun süre gözüne uyku girmedi.
Translate from turco to inglés
Uyku tulumlarımıza girdik ve sonra Tom hayaletler hakkında bir hikaye anlattı.
Translate from turco to inglés
Uyku eksikliği şarkıcının performansını etkiledi.
Translate from turco to inglés
Tom üç tane uyku hapı aldı.
Translate from turco to inglés
Uyku ihtiyacını gidermek yerine ihmal edenler, sonrasında ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşacaklardır.
Translate from turco to inglés
Tom'a uyku zamanının geçtiğini söyle.
Translate from turco to inglés
Çocuklar için uyku saati.
Translate from turco to inglés
Uyku eksikliğimden dolayı bu gece erken yatmaya gidiyorum.
Translate from turco to inglés
Yeterli uyku alamadığın zaman nasıl alacağını biliyorsun.
Uyku vaktin geçmedi mi senin?
En son ne zaman iyi bir uyku çektin?
Koluma bir uyku ilacı enjekte etti.
Akşam yemeğinden sonra onu uyku bastırıyor.
Hayatımda hiç uyku tulumu giymedim.
Tom çocuklarına uyku masalı anlatıyor.
Tom çocuklarına bir uyku masalı anlattı.
Dan beş uyku hapı aldı.
Tom'un uyku sorunları var.
Yeterli uyku aldığından emin ol.
Uyku yoksunluğu kalp krizi riskini artırır.
Gece yarısından önce bir saatlik uyku gece yarısından sonra iki saatlik uykuya değer.
Tom Mary'ye bir uyku vakti hikayesi okudu.
Uyku iyi sağlık için gereklidir.
Benim uyku döngüm bozuldu?
Uyku döngümü asla değiştirmem.
Gece yarısından önce her saat uyku gece yarısından sonra iki saat uykuya değer.
Uyku ve iyi yemek iyi sağlık için gereklidir.
Kız kardeşlerimden birinin uyku problemi var.
Tom'un uyku apnesi sorunu var.
Tom uyku sorunları yaşıyor.
Yalnızca biraz uyku alman gerek.
Yazmak ölümden daha derin bir uyku.
O onun hakkında düşündüğü için saatlerce gözüne uyku girmedi.
Tom Mary'yi düşündüğü için neredeyse bütün gece gözüne uyku girmedi.
Uyku ilacına ihtiyacım var.
Tom bir uyku hapı içti fakat yine de uyuyamadı.
Tom fazla uyku uyumaz.
Uyku vakti geçti.
Kendimi unutmak için müzik, dans, seks, uyku ve ölüme ihtiyacım var.
Kızıma bir uyku masalı anlattım.
Uyku ölümden daha keyifli. En azından çok fark yok.
Tom aşırı dozda uyku haplarından öldü.
Tom bana birkaç hafta önce bir uyku tulumu verdi.
Ben saat ona kadar iyi bir uyku uyudum.
Ölüm sıklıkla uyku ile karşılaştırılır.
Dan dört uyku hapı içti.
Bazılarımız uyku olmadan iki gün gittiler.
Uyku iyi bir fikirdir.
Uyku sorunum yok.
Dan'ın bazı uyku sorunları vardı.
Bir uyku hapı almayı denediniz mi?
Şimdi tüm istediğim biraz uyku.
Hiç uyku sorunum yok.
Neden bir uyku çekmeye gitmiyorsun?
Senin uyku tulumunda bir yer var mı?
Biraz uyku sersemiyim.
Tom uyku sersemiydi.
Maria kendini uyku haplarıyla öldürmeye çalıştı.
Uyku probleminiz mi var?
Tom uyku tulumunu çadırın içine attı.
Hadi bakalım uyku vakti yatalım .
Gece yarısından önce bir saatlik uyku gece yarısından sonra iki saatlik uykudan daha iyidir.