Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "uzaktan"

Learn how to use uzaktan in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.

Uzaktan bakıldığında, kaya, çömelen bir insan figürüne benziyor.
Translate from turco to inglés

Uzaktan bakıldığında, kaya, bir insan yüzü gibi görünüyordu.
Translate from turco to inglés

Bronz heykel uzaktan oldukça güzel görünüyor.
Translate from turco to inglés

Uzaktan bakıldığında pek çok şey hoş görünecektir.
Translate from turco to inglés

Televizyonu uzaktan izlemelisiniz.
Translate from turco to inglés

Tom, Mary ile uzaktan akrabadır.
Translate from turco to inglés

Sorularınız varsa, uzaktan sorun.
Translate from turco to inglés

Benim bir evcil hayvan teorim şeylerin uzaktan görülmesidir.
Translate from turco to inglés

Tom Mary'nin evini uzaktan görebiliyordu.
Translate from turco to inglés

Bu resim uzaktan daha iyi görünüyor.
Translate from turco to inglés

O, ona uzaktan akrabadır.
Translate from turco to inglés

Ona uzaktan bakıldığında, o güzeldir.
Translate from turco to inglés

Uzaktan görüldüğünde, o kaya bir insan yüzü gibi görünüyor.
Translate from turco to inglés

Uzaktan bakıldığında, büyük kaya eski bir kale gibi görünüyor.
Translate from turco to inglés

Bu adamın dürüstlük ile yakından uzaktan alakası yok.
Translate from turco to inglés

Uzaktan bakıldığında o güzel bir kadındır.
Translate from turco to inglés

TV için uzaktan kumanda nerede?
Translate from turco to inglés

Adayı uzaktan görebilirsin.
Translate from turco to inglés

Resim uzaktan daha iyi görünür.
Translate from turco to inglés

Uzaktan, birbirlerine ateş ettiler.
Translate from turco to inglés

Dağlar uzaktan daha hoş görünür.
Translate from turco to inglés

Bana uzaktan kumandayı uzat.
Translate from turco to inglés

Uzaktan kumanda nerede?
Translate from turco to inglés

Tom uzaktan kumandasının üstünde bir düğmeye bastı ama hiçbir şey olmadı.
Translate from turco to inglés

Tom Mary'den uzaktan kumandayı aldı ve kanalları değiştirdi.
Translate from turco to inglés

Uzaktan bakınca Tom iyi bir yazara benziyor.
Translate from turco to inglés

Uzaktan bir ışık gördüğümüzde mutlu olduk.
Translate from turco to inglés

Uzaktan birinin bana seslendiğini duydum.
Translate from turco to inglés

Uzaktan kumandan var mı?
Translate from turco to inglés

Töreni daha uzaktan izleyen anneler babalar sevinçle el çırpıyorlardı.
Translate from turco to inglés

Davulun sesi uzaktan hoş gelir.
Translate from turco to inglés

Ben uzaktan yaklaşan bir suret gördüm.
Translate from turco to inglés

Uzaktan bakınca, o tatlı.
Translate from turco to inglés

Bir arkadaşım Emily Dickinson ile uzaktan akraba.
Translate from turco to inglés

Uzaktan bakıldığında, bir insan yüzü gibi görünüyordu.
Translate from turco to inglés

Bu kadar uzaktan geldiğin için teşekkürler.
Translate from turco to inglés

Tom uzaktan kumandayı aldı.
Translate from turco to inglés

Tom uzaktan kumandadaki butonlardan birine bastı.
Translate from turco to inglés

Tom Mary'ye uzaktan kumandayı uzattı.
Translate from turco to inglés

Tom uzaktan kumandayı televizyona yöneltti.
Translate from turco to inglés

Uzaktan, küçük ada bir kaplumbağa gibi görünüyordu.
Translate from turco to inglés

Adacık uzaktan bir kaplumbağaya benziyordu.
Translate from turco to inglés

Tom uzaktan kumandayı aldı ve kanallara göz atmaya başladı.
Translate from turco to inglés

Uzaktan kumandayı bana uzatabilir misin?
Translate from turco to inglés

O, uzaktan kumanda mı?
Translate from turco to inglés

Biz adayı uzaktan gördük.
Translate from turco to inglés

Uzaktan adayı gördük.

Bir birlik ordusu doktoru savaşı uzaktan izledi.

Uzaktan bakıldığında, o bir erkeğe benziyor.

Tom benim uzaktan bir akrabam.

Uzaktan bir ses duyduk.

Onu zaten uzaktan görmüştüm.

TV uzaktan kumandasını bana geri ver.

Tom uzaktan kumandada bir butona bastı.

Hava açıkken Fuji dağını uzaktan görebiliriz.

Uzaktan bakıldığında taş bir insan yüzü gibi görünüyor.

Sandalyenin altında uzaktan kumanda var.

Kanepenin altında bir TV uzaktan kumandası var.

Biri koltuğun altından uzaktan kumandayı çıkarmama yardım edebilir mi? Cidden sıkışmış oraya.

Onu uzaktan görürsen o güzeldir.

Uzaktan bakıldığında, bu taş bir kişinin yüzü gibi görünüyor.

İnsanlığı sevmek için uzaktan izlenebilir olmalıdır.

Gezgin uzaktan bir ışık gördü ve sevindi.

Şehrin ışıklarını uzaktan görebilirdik.

Tom videoyu durdurmak için uzaktan kumandaya tıkladı.

Çocukların kahkahası uzaktan duyulabiliyordu.

Uzaktan bakıldığında, kaya eski bir kale gibi görünüyordu.

TV uzaktan kumandası kanepenin altında.

Uzaktan bir silah sesi duyuldu.

Ben yaklaşık bir hafta boyunca uzaktan pazarlamacıydım.

Tek tük silah sesleri uzaktan duyuldu.

Orman yangınının dumanı çok uzaktan görüldü.

Tom uzaktan izledi.

Tom'a uzaktan kumandalı bir itfaiye kamyonu satın aldım ve o onunla çok mutlu görünüyor.

Ben uzaktan top ateşi duyuyorum.

Ben uzaktan silah ateşi duyuyorum.

Sudaki küçük bir miktar insan kanı bile köpek balıklarını millerce uzaktan çekebilir.

Uzaktan bakıldığında, kaya insan yüzü gibi görünüyordu.

Son zamanlarda uzaktan eğitim hakkında birçok konuşma vardı.

Seni millerce uzaktan duyabiliyordum.

Uzaktan yıldırım flaşları gördüm.

Büyükanne uzaktan kumandanın nasıl kullanılacağını öğrendi ama ertesi gün unuttu.

Tokyo Kulesi'ni çok uzaktan görebilirim.

Uzaktan bakınca bu dağ Fuji dağı gibi görünüyor.

Uzaktan bakınca bu dağ Fuji dağına benziyor.

Uzaktan, dünya bir ışık noktası gibi görünüyor.

Tom kutlamayı uzaktan izledi.

Uzaktan bakıldığında o adamın yüzüne benziyordu.

Bombalar uzaktan kumandayla patlatıldı.

Onu uzaktan izledim.

Onu uzaktan seyrettim.

Senin güçün uzaktan dahi olsa, kalbimi ısıtmaya yetiyor.

Ali kendini yere atmış. Pozisyonun penaltıyla uzaktan yakından alakası yok.

Ali'nin uzaktan şut denemesi üstten auta çıktı.

Ali oyuncularından uzaktan şut çekmelerini istedi.

Tom uzaktan bir ışık gördü.

Uzaktan kumandayı bulamıyorum.

Uzaktan hayran olduğunuz biriyle sakın tanışmayın. Ya eliniz ya da kalbiniz boş kalır.

Hayat yakından bakıldığında trajedi, uzaktan bakıldığında komedidir.

Uzaktan tanışıyorlar.

Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés