Learn how to use varlığı in a turco sentence. Over 27 hand-picked examples.
Zeus'un varlığı konusunda agnostik olan birine hiç rastlamadım.
Translate from turco to inglés
Onun varlığı benim için önemli.
Translate from turco to inglés
Ay'da insan varlığı birçok kişinin hayalini süslemiştir.
Translate from turco to inglés
Tom kasabadaki bir vampir kulübünün varlığı hakkında yerel polisi uyarmaya çalıştı.
Translate from turco to inglés
Ben başkanın varlığı ile son derece onur duyuyorum.
Translate from turco to inglés
Hayalet varlığı ölümden sonra yaşamın olduğunu kanıtlamaz. Başka bir boyutun unsurları olabilir.
Translate from turco to inglés
Ben üniversitenin varlığı hakkında öğrendiğimden beri, ben oraya gitmek istedim.
Translate from turco to inglés
Ailenin mal varlığı akrabalar arasında dağıtıldı.
Translate from turco to inglés
Millet varlığı sona erdi.
Translate from turco to inglés
Bir milyon doların üzerinde mal varlığı var.
Translate from turco to inglés
Ulus devletlerin varlığı, dünya'nın geri kalanında Avrupa'ya büyük bir avantaj sağladı.
Translate from turco to inglés
Doktorun varlığı başka yerde talep edildi.
Translate from turco to inglés
Böyle bir olgunun varlığı için hiçbir somut kanıt bulamadık.
Translate from turco to inglés
Sevilmek, tüketilmektir. Sevmek tükenmez yağ ile ışık vermektir. Sevilmek, varlığı durdurmak, sevmek katlanmaktır.
Translate from turco to inglés
Onun varlığı tanındı.
Translate from turco to inglés
Tom'un varlığı fark yaratıyor.
Translate from turco to inglés
Ünlü şarkıcının mal varlığı dudak uçuklattı.
Translate from turco to inglés
O kamera Tom'un en değerli varlığı.
Translate from turco to inglés
“Artık insanların, ‘İsrail halkını Mısır'dan çıkaran RAB'bin varlığı hakkı için’ demeyecekleri günler geliyor” diyor RAB. “Bunun yerine, ‘İsrail soyunu kuzey ülkesinden ve sürdüğü bütün öbür ülkelerden geri getiren RAB'bin varlığı hakkı için’ diyecekler. Böylece kendi topraklarında yaşayacaklar.”
Translate from turco to inglés
Cezayir'de Amerika'nın askerî varlığı yok.
Translate from turco to inglés
Varlığı bir şey kazandırmayan insanların yokluğu da hiçbir şey kaybettirmez.
Translate from turco to inglés
Polis varlığı barizdi.
Translate from turco to inglés
Toplam mal varlığı 288 milyon avro civarında.
Translate from turco to inglés
Varlığı ayrı, yokluğu ayrı dert olan bir şey söyler misin?
Translate from turco to inglés
Adalet oksijen gibidir. Varlığı pek fark edilmez, ama yokluğu öldürür.
Translate from turco to inglés
Aksu şehrinde polis tarafından uyuşturucu madde üretimi yapılan bir yeraltı laboratuvarının varlığı tespit edildi.
Translate from turco to inglés
Şirketin artık Almanya'da güçlü bir varlığı var.
Translate from turco to inglés