Learn how to use yüreği in a turco sentence. Over 11 hand-picked examples.
Onun şefkatli bir yüreği var.
Translate from turco to inglés
Onun yüreği sevinç doluydu.
Translate from turco to inglés
Herkes yüreği ağzında, deprem enkazından çıkacak canlı birini bekliyor.
Translate from turco to inglés
Şeytan’ın en büyük dostu, ağzı gevşek, yüreği yavşak olan insandır.
Translate from turco to inglés
Sahibi tarafından kötü muameleye maruz kalan köpeği insan görünce yüreği burkuluyor.
Translate from turco to inglés
Umarım, bölge insanının acılı yüreği biraz olsun soğur.
Translate from turco to inglés
Tom'un yüreği yufkalaştı.
Translate from turco to inglés
RAB baktı, yeryüzünde insanın yaptığı kötülük çok, aklı fikri hep kötülükte. İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.
Translate from turco to inglés
Tanrı'nın kendisini sevenler için hazırladıklarını hiçbir göz görmedi, hiçbir kulak duymadı, hiçbir insan yüreği kavramadı.
Translate from turco to inglés
Chris'in yüreği öylesine örselenmiş ve boşluktaydı ki düzelebilmesi mümkün olmadı.
Translate from turco to inglés
Tom'un kocaman bir yüreği vardı.
Translate from turco to inglés