Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "yürek"

Learn how to use yürek in a turco sentence. Over 27 hand-picked examples.

O, yürek parçalayan bir hikaye idi.
Translate from turco to inglés

Tom, bir restoranda tek başına yemek yemenin yürek parçalayıcı olduğunu düşünmektedir.
Translate from turco to inglés

Git patronunun karşısına dikil diyeceğim ama nerede sende o yürek?
Translate from turco to inglés

Dün akşamki defilede mankenler yine yürek hoplattı sayın seyirciler.
Translate from turco to inglés

Milli maçta tüm kulüplerden taraftarlar tek yürek oldu.
Translate from turco to inglés

Haklıları savunmak haksızları savunmaktan daha fazla yürek ister; çünkü ikincisi için maddi çıkarlar fazlasıyla yeterli bir gerekçedir.
Translate from turco to inglés

Annesini ve babasını bir trafik kazasında kaybeden çocuğun hikayesi yürek dağladı.
Translate from turco to inglés

O, yürek parçalayıcı bir hikâyeydi.
Translate from turco to inglés

Bunları araştırmak biraz yürek ister.
Translate from turco to inglés

Gününde gerçek bir yürek hoplatan olan, Omar Şerif 83 yaşında öldü.
Translate from turco to inglés

Mary yere bakan yürek yakandır.
Translate from turco to inglés

Tom'un yaptığını yapmak yürek isterdi.
Translate from turco to inglés

O, yürek parçalayıcıydı.
Translate from turco to inglés

Dan, yürek parçalayan gerçekleri ortaya çıkardı.
Translate from turco to inglés

Mültecilerin hikayeleri yürek parçalayıcıdır.
Translate from turco to inglés

Tom'da mangal gibi yürek var.
Translate from turco to inglés

Ne yürek sızlatan bir hikâye!
Translate from turco to inglés

Ne yürek parçalayan bir hikâye!
Translate from turco to inglés

Ne yürek parçalayıcı bir hikâye!
Translate from turco to inglés

Bu gerçekten yürek sızlatıcı.
Translate from turco to inglés

Ali yere bakan yürek yakandır.
Translate from turco to inglés

Ali yürek yemiş galiba.
Translate from turco to inglés

Ali yere bakan, yürek yakandır.
Translate from turco to inglés

Bu yürek gerektirir.
Translate from turco to inglés

Fetih, bir yürek işi, bir gönül işarı, bir akıl işareti; hasılı kelam teşekkül etmiş askeri, siyasi ve stratejik dehanın mümtaz bir iradesidir. Fetih, bekleyen ile beklenenin mümeyyiz buluşması, özlem koyuluğunu vuslat sıcaklığıyla aydınlatan mütemadi diriliş fermanıdır.
Translate from turco to inglés

Ali bu maç sahaya yürek koydu.
Translate from turco to inglés

Birini beğenmek için yufka bir yürek yeter de artar bile.
Translate from turco to inglés