Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "yüzük"

Learn how to use yüzük in a turco sentence. Over 89 hand-picked examples.

Elin beş parmağı var: başparmak, işaret parmağı, orta parmak, yüzük parmağı ve serçe parmak.
Translate from turco to inglés

Bu yüzük hiçbir yerde bulunmayacaktı.
Translate from turco to inglés

Bir yüzük ve biraz nakit kayıpi
Translate from turco to inglés

Tom evlendi fakat bir yüzük takmadı.
Translate from turco to inglés

Tom'un sonuçta Mary'ye elmas bir yüzük alması için yeterli parası olmalıydı.
Translate from turco to inglés

O yüzük gerçek altından mı yapılmıştır?
Translate from turco to inglés

Benimle evlenmeye karar verdiğinde, bana bir yüzük ver.
Translate from turco to inglés

O, değerli bir yüzük takıyor.
Translate from turco to inglés

O, onu ona elmas bir yüzük alması için ikna etti.
Translate from turco to inglés

Bu yüzük ne kadar değer?
Translate from turco to inglés

Yüzük hiçbir bir yerde bulunamadı.
Translate from turco to inglés

Tom Mary'nin parmağına elmas bir yüzük taktı.
Translate from turco to inglés

Tom Mary'ye bir elmas yüzük vermemeliydi.
Translate from turco to inglés

O güzel bir yüzük.
Translate from turco to inglés

Nişanlısı ona büyük bir yüzük verdi.
Translate from turco to inglés

Doktorun elindeki akik taşlı yüzük çok yeni görünüyor.
Translate from turco to inglés

Ne yüzük ne anahtarlık gümüştü.
Translate from turco to inglés

Zengin bir adam olsaydım sana elmas bir yüzük alırdım.
Translate from turco to inglés

Bu elmas yüzük benim için çok abartılı.
Translate from turco to inglés

Bu yüzük ne kadar eder?
Translate from turco to inglés

Bu yüzük ne eder?
Translate from turco to inglés

Bir erkek bir kadına bir yüzük verirse bunun ne demek olduğunu biliyor musun?
Translate from turco to inglés

Tom Mary için bir elmas yüzük aldığını hiç kimseye söylemedi.
Translate from turco to inglés

Yüzük dar.
Translate from turco to inglés

Tom Mary'ye bir elmas yüzük aldı.
Translate from turco to inglés

O altın yüzük anneme aitti.
Translate from turco to inglés

Mary çok değerli bir yüzük takıyor.
Translate from turco to inglés

Bu, anneannemin taktığı yüzük.
Translate from turco to inglés

Tom, Mary'ye bir zamanlar büyükannesine ait olan bir yüzük verdi.
Translate from turco to inglés

Bu yüzük 300 yıldan daha fazla bir süredir ailede.
Translate from turco to inglés

Ne güzel bir yüzük!
Translate from turco to inglés

O çok değerli bir elmas yüzük çaldı.
Translate from turco to inglés

Bu yüzük ne kadar?
Translate from turco to inglés

Tom kutuyu açtı ve güzel bir yüzük çıkardı.
Translate from turco to inglés

Mary'nin sol elinin her parmağında bir yüzük var.
Translate from turco to inglés

O bir yüzük mü?
Translate from turco to inglés

Tom bir yüzük takıyordu.
Translate from turco to inglés

Sol elinin üçüncü parmağına bir elmas yüzük taktı.
Translate from turco to inglés

Erkek arkadaşımı bana bir yüzük alması için ikna ettim.
Translate from turco to inglés

O, odasına döndüğünde elmas yüzük gitmişti.
Translate from turco to inglés

Tom bir alyans takmıyordu ama Mary onun yüzük parmağında beyaz bir halka fark etti.
Translate from turco to inglés

Tom çok değerli bir elmas yüzük çaldı.
Translate from turco to inglés

Tom Mary'ye elmas bir yüzük verdi.
Translate from turco to inglés

Bu yüzük parlaklığını kaybetti.
Translate from turco to inglés

Anne kıza bir yüzük verdi.
Translate from turco to inglés

Ben bir elmas yüzük takmıyorum, ama mutluyum.
Translate from turco to inglés

Mary Tom'u ona pahalı bir elmas yüzük almaya ikna etti.
Translate from turco to inglés

Onun işaret parmağı yüzük parmağından daha kısadır.

Bu yüzük çok pahalı.

Tom, Maria'ya elmas bir yüzük verdi.

O elmas yüzük, bir servete mal oldu.

Anne, kıza bir yüzük verdi.

Onun işaret parmağı, yüzük parmağından daha küçüktür.

Mary gümüş yüzük takıyor.

Yüzük lanetli.

Tom Mary'ye pahalı bir yüzük aldı.

O altın yüzük ne kadar?

Tom Mary'ye bir yüzük verdi.

Tom bir yüzük takıyor.

Tom, Mary'ye çok pahalı bir yüzük verdi.

Tom restoranda herkesin önünde dizlerinin üzerine çöktü, cebinden bir elmas yüzük çıkardı ve herkes alkışlarken Mary'ye evlenme teklif etti.

Bu yüzük saf altın mı yapılmış?

Tom Mary'ye muhteşem bir elmas yüzük aldı.

Bu yüzük fazla pahalı.

Bana bir yüzük satın al.

Bu elmas yüzük bir servete mal oluyor.

Tom Mary'ye bir yüzük satın aldı.

Sami, Leyla'nın iç çamaşırında bir yüzük buldu.

Sami daima yüzük taktı.

Sami'nin yüzük parmağı kesildi.

Bu sana geçen sene satın aldığım yüzük değil.

Bu yüzük Tom'un bana verdiği yüzük.

Bir yüzük takıyor musun?

Tom Mary için bir yüzük aldı.

Sami bir yüzük satın almadı.

Sami, Leyla için bir yüzük satın aldı.

Tom'un taktığı yüzük çok değerli.

Yüzük nehre düştü ve dibe battı.

Tom'un parmağında yüzük vardı.

Yüzük sizde değil mi?

Bu yüzük hiçbir işe yaramaz.

Bu yüzük kaç ayar?

Bu yüzük dedemin büyük dedesinden kalma bir aile yadigârı.

Yüzük 24 ayar altından yapılmış.

Her parmağında yüzük vardı.

Mary için elmas bir yüzük satın alacağım.

Mary'ye elmas bir yüzük satın alacağım.

Bir yüzük mi bakıyorsunuz?

Tom, Mary'ye bir elmas yüzük satın aldı.

Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés