Learn how to use yüze in a turco sentence. Over 98 hand-picked examples.
Kızgınsan ona kadar; çok kızgınsan yüze kadar say.
Translate from turco to inglés
Sonunda yüz yüze geldiler.
Translate from turco to inglés
İki âşık çay içerek yüz yüze oturdular.
Translate from turco to inglés
İki âşık yüz yüze oturdular,çay içtiler.
Translate from turco to inglés
Oğlum şu an yüze kadar sayabiliyor.
Translate from turco to inglés
Oğlum şimdiden yüze kadar sayabiliyor.
Translate from turco to inglés
Onlar yüz yüze durdu.
Translate from turco to inglés
Yalın gerçeklikle yüz yüze gelmelisin.
Translate from turco to inglés
Onlar yüz yüze kalmalıdır.
Translate from turco to inglés
Evlilik,eğer insan gerçekle yüz yüze kalacaksa bir beladır fakat gerekli bir bela.
Translate from turco to inglés
Bazı güçlüklerle yüz yüze getirildi.
Translate from turco to inglés
Tom şu anda ağırlaştırılmış saldırı suçuyla yüz yüze.
Translate from turco to inglés
Biz yüz yüze durduk.
Translate from turco to inglés
Yüz yüze oturduk.
Translate from turco to inglés
İki adam yüz yüze görüştüler.
Translate from turco to inglés
O çocuk sadece dört yaşında fakat şimdiden yüze kadar sayabiliyor.
Translate from turco to inglés
O, onunla yüz yüze geldi ve bir özür talep etti.
Translate from turco to inglés
Benim oğlum artık yüze kadar saymayı biliyor.
Translate from turco to inglés
Onlar tam aynı yüze sahipler.
Translate from turco to inglés
Sonunda yüz yüze görüştüler.
Translate from turco to inglés
Kusura bakmayın ama ona bu haberi yüz yüze söylemek istiyorum.
Translate from turco to inglés
Ona yüz yüze şikâyette bulundum.
Translate from turco to inglés
Ölümle yüz yüze kaldık.
Translate from turco to inglés
Almanya olası bir açlıkla yüz yüze kaldı.
Translate from turco to inglés
Zor bir problemle yüz yüze geldim.
Translate from turco to inglés
Onlarla yüz yüze konuşmak istedim.
Translate from turco to inglés
Oğlunun şimdi yüze kadar sayabildiğini söylüyor.
Translate from turco to inglés
Tom Mary ile yüz yüze konuşmak istedi.
Translate from turco to inglés
Onunla yüz yüze konuşmak istiyorum.
Translate from turco to inglés
İki politikacı ilk defa yüz yüze görüştü.
Translate from turco to inglés
Yüze kadar say.
Translate from turco to inglés
Senden tek beklediğim yüz yüze bir özürdü.
Translate from turco to inglés
Gerçekten böyle bir yüze sahip olan kadın müşteri önüne çıkar mı?
Translate from turco to inglés
Neden benimle yüz yüze gelemeyecek kadar korkuyorsun?
Translate from turco to inglés
Fransızca yüze kadar sayabilir misin?
Translate from turco to inglés
Tom'la yüz yüze gelmedim.
Translate from turco to inglés
Delikanlı olup evime gelip yüz yüze konuşmanızı o kadar çok bekledim ki siz hep kaçtınız.
Translate from turco to inglés
Tom'la yüz yüze geldim.
Translate from turco to inglés
Tom'la tek başıma yüz yüze gelmemi beklemiyorsun, değil mi?
Translate from turco to inglés
Benimle yüz yüze konuşamayacak kadar korkaksınız.
Translate from turco to inglés
Yüz yüze görüşeceğimiz gün kulaklarını dört aç da beni dinle.
Translate from turco to inglés
Seninle yüz yüze görüşmeliyiz.
Translate from turco to inglés
Seninle yüz yüze konuşmam lazım.
Translate from turco to inglés
Tom borçla yüz yüze geliyor.
Translate from turco to inglés
Yüz yüze görüşmek istiyor, söyleyecekleri varmış.
Translate from turco to inglés
Aynı sorunlarla daha önce yüz yüze geldik.
Translate from turco to inglés
Tom'la hızlıca yüz yüze konuşmam lazım.
Translate from turco to inglés
Seninle yüz yüze konuşmak istiyordum.
Sizinle yüz yüze konuşmayı tercih ederim.
Tom'la tekrar yüz yüze gelemeyeceğim.
Yüz yüze konuşalım.
Tom Mary ile yüz yüze oturdu.
Yarın düşmanla yüz yüze geleceğiz.
Onlar kesinlikle aynı yüze sahipler.
Ben iki yüze kadar saydım.
O, zor bir sorunla yüz yüze geldi.
Yüze kadar sayabilirim.
Tom onunla tek başına yüz yüze gelmek zorunda değil.
Oğlum yüze kadar saymaya başladı.
Bizim yüz yüze konuşmamız gerekiyor.
Anne felçli bir yüze sahipti.
Tom artık cezai kovuşturmayla yüz yüze.
Bir dinozorla yüz yüze gelmek eğlenceli bir deneyimdi.
Sattığım herhangi bir şeyden yüze üç komisyon alırım.
Öğretmen ve ben yüz yüze oturduk.
Böyle zor bir görevle yüz yüze gelemem.
Tom ile yüz yüze konuştum.
Her pazartesi, benim yöneticim ile yüz yüze görüşmem var.
Lütfen yüz yüze durun.
O pek çok güçlükle yüz yüze geliyor.
Tom yüze kadar saydı.
Onlar on yıllık bir hapis cezasıyla yüz yüze gelebilir.
Yöneticilerle yüz yüze oturduk.
Şu şirin yüze bak.
Tom doğrudan Mary ile yüz yüze geldi.
Et, ete; suyu yüze.
Et, ete; çorbası yüze.
Sami korkunç bir gerçekle yüz yüze geldi.
Sami, parmaklıkların ardında yaşamakla yüz yüze gelebilir.
Sami bu kez ölüm cezasıyla yüz yüze geliyor.
Seninle hiç yüz yüze görüşmedim.
Karşılaşmayı yerli ve yabancı yüze yakın medya mensubu basın tribününden takip edecek.
Geldik yüze, çıktık düze.
Otobüste Ali'yle yüz yüze geldim.
Ali'yle yüz yüze kalmak istemiyorum.
Ali ölüm tehlikesiyle yüz yüze yaşıyor.
Yüze gelip soramadım bunu Ali'ye.
Ali'yle yüz yüze geldiğimizde bunu soracağım.
Tom'la gidip yüz yüze görüş.
Tom'la yüz yüze konuşmalısın.
Fondötenini çıkar da yüz yüze konuşalım.
Kampın nüfusu aylar önce bin sekiz yüze ulaşmıştı.
Yüze bırakırsan alırım.
Yüz yüze konuşmalıyız
Şimdiden üç yüze yakın kişiyi tahliye ettik.
Üniversite sınavında ülke genelinde ilk yüze girdi.
Eğer köprüden geçmem diyorsanız buyurun denize atlayıp yüze yüze karşıdan karşıya gidip gelebilirsiniz. Buna engel yoktur.
Lukas en kötü kabusuyla yüz yüze geldi: Rima.