Learn how to use yüzlerce in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Tatoeba'ya yüzlerce cümle yazmak isterdim ama yapmam gereken şeyler var.
Translate from turco to inglés
Binlerce insan Bhopal Gaz Trajedisi'nde hayatlarını kaybetti ve bugün bile yüzlerce, hatta binlerce insan hâlâ zehirli gazın kötü etkilerinden muzdariptir.
Translate from turco to inglés
Yüzlerce ailenin evi yanmıştı.
Translate from turco to inglés
Havaalanında hepsi iş için çığırtkanlık yapan yüzlerce taksi vardı.
Translate from turco to inglés
Yüzlerce kuş gözüme ilişti.
Translate from turco to inglés
Stokta yüzlerce kayıtlarımız var.
Translate from turco to inglés
Gölün üzerinde yüzlerce kuş vardı.
Translate from turco to inglés
Kanser tek değil fakat yüzlerce farklı hastalıklardan biridir.
Translate from turco to inglés
Bu nehir yüzlerce mil uzanır.
Translate from turco to inglés
Yüzlerce alan sel suları altında kaldı.
Translate from turco to inglés
Tom çocuğunu günde yüzlerce kez öpüyor.
Translate from turco to inglés
Yüzlerce insan öldürüldü.
Translate from turco to inglés
Yüzlerce insan öldürüldü veya yaralandı.
Translate from turco to inglés
Yüzlerce gemi Amerikan limanlarından ayrıldı.
Translate from turco to inglés
Caddede yüzlerce araba vardı.
Translate from turco to inglés
Yüzlerce asker kamp ateşlerinin etrafında sessizce yemek yediler.
Translate from turco to inglés
Atölyesinde yüzlerce kitap var.
Translate from turco to inglés
Tom yüzlerce şarkı yazdı.
Translate from turco to inglés
Ev kadınlarının yapacak yüzlerce şeyi var.
Translate from turco to inglés
Bu fabrikada yüzlerce kişi çalışır.
Translate from turco to inglés
Onlar arkalarında yüzlerce yaralı insan bıraktı.
Translate from turco to inglés
Sokakta yüzlerce araba vardı.
Translate from turco to inglés
Yüzlerce manda göle doğru yöneldi.
Translate from turco to inglés
Yüzlerce şehir ve kasaba hasar gördü.
Translate from turco to inglés
Otoparka yüzlerce araba park edildi.
Translate from turco to inglés
Bir cümlenin yüzlerce benzer varyasyonlarını çevirmenin nasıl hissettirdiğini biliyor musun?
Translate from turco to inglés
Tatoeba'ya daha yüzlerce kelime yazmak istiyorum, fakat işime dönmem lazım.
Translate from turco to inglés
Gemi Amerika'ya yüzlerce göçmen taşıdı.
Translate from turco to inglés
Bugün 4 Haziran. Çin hükümetinin Tiananmen alanında barışsever bir gösteride yüzlerce insanı öldürdüğü bir gün.
Translate from turco to inglés
Tom'un yüzlerce kitabı var.
Translate from turco to inglés
Çalışmasında yüzlerce kitap var.
Translate from turco to inglés
Çin yüzlerce yıldır soyutlanmıştır.
Translate from turco to inglés
Yüzlerce diş hekiminin katıldığı kongrede, AIDS endişesi önemli bir tartışma konusu oluşturdu.
Translate from turco to inglés
Yüzlerce cümle ekledik.
Translate from turco to inglés
Onun yüzlerce kitabı var.
Translate from turco to inglés
Yüzlerce insan alana çıktı.
Translate from turco to inglés
Bu kilise yüzlerce yıl önce inşa edilmiştir.
Translate from turco to inglés
Onlar çocuklarını her gün yüzlerce kez öperler.
Translate from turco to inglés
Sigarayı bırakmak kolaydır. Bunu yüzlerce kez yaptım.
Translate from turco to inglés
Yüzlerce yıldır hiç kimse o cehennemi çölü geçmedi.
Translate from turco to inglés
Dedem yüzlerce anekdot bilir.
Translate from turco to inglés
Tom yüzlerce makale ve birkaç kitap yazdı.
Translate from turco to inglés
Yüzlerce polis ve gönüllü yoğun çalılık alanda üç yaşındaki kayıp çocuğu arıyor.
Translate from turco to inglés
Caddelerde boş boş dolanan yüzlerce insan vardı.
Ordu yakışıklı, atletik adamın yüzlerce kopyasını klonlamaya karar verdi.
Yüzlerce cümle ekliyoruz.
Dün saat 10.00'da dışarıda yüzlerce kişi vardı.
Bir yapının inşa edilebilmesinden önce mimarın zihninde yüzlerce kez canlandırılması gerekir.
Ben yüzlerce kitap okudum.
Yüzlerce öldürüldü.
Onlar yüzlerce mil rampa ve köprüler yapmak zorundaydı.
Onların kürkleri üzerinde yüzlerce kene vardı.
Bilgisayarımda böyle yüzlerce örnek var.
Kaslar yüzlerce ince liften yapılmıştır.
Sözlü gelenek yüzlerce yıldır vardır.
Güneş sistemi dışı yüzlerce gezegen keşfedildi.
Yüzlerce lise öğrencisini taşıyan bir feribot Güney Kore'de battı.
Yüzlerce hayvan öldürüldü.
Kabul töreninden bir haftadan daha az süre sonra Tom'un zaten yüzlerce arkadaşı vardı.
Bu yanardağ yüzlerce yıldır aktif değildir.
Medeniyet bu gizli topraklarda yüzlerce yıldır gelişti.
Tüm insanlar yüzlerce yıl hatırlanacak.
Yüzlerce sığır göle gitti.
O yürürken onun beyni yüzlerce harika şeyler planlamakla, yüzlerce hayaller kurmakla meşguldü.
Orada gece ve gündüz yüzlerce işsiz adam uyur.
Leatherback kaplumbağaları yüzlerce kilo ağırlığında olabilirler.
Biz yüzlerce sülün vurduk.
Tatoeba milyonlarca cümleye sahiptir ve her gün yüzlerce ve hatta binlerce daha eklenir.
Yüzlerce insan öldü.
Gemi yüzlerce göçmeni Amerika'ya taşıdı.
Aslına bakarsan, Çinçe yüzlerce lehçeden oluşur.
Sana yüzlerce kez söyledim.
Bu yazı yüzlerce beğeni alırsa başımı tıraş edeceğim.
Polis ülke çapında yüzlerce uyuşturucu baskınları yaptı.
Polis, Fadıl'ın arabasında yüzlerce dolar nakit buldu.
Dışarıda yüzlerce insan vardı.
Yüzlerce çocuk katıldı.
Muhtemelen yüzlerce milyon doları olan birisi nasıl mutsuz olabilir?
Tatoeba günde yüzlerce, hatta binlerce cümle oranında büyür.
Yüzlerce kişi Tom'un cenaze törenine katıldı.
Bu parkta yüzlerce ağaç kasırgada patladı.
Sünnet, Kuran'ı açıklar. Sünnetin şeriattaki yerini inkar eden İslam şeriatının prensiplerinden birini inkar ettiği (Kuran'daki ve sünnetteki peygamberlere uymak, peygamberlere itaat etmek; peygamberleri örnek almaktan ibaret yüzlerce ayeti reddettiği) için kafirdir.
Sami, Kahire'nin güneyinde yüzlerce dönüm araziye sahiptir.
Burada her gün yüzlerce insan yiyor.
Sami yüzlerce mil uzakta yaşıyordu.
Bir asırdan fazla bir süre önce, Rusya'daki Tunguska Nehri vadisinin üzerindeki gökyüzünde bir kuyrukluyıldız veya bir göktaşı patladı. Patlamada yüzlerce mildeki milyonlarca ağaç yıkıldı.
Bunu yüzlerce kez yaptım.
Bu galaksilerin her biri yüzlerce milyar yıldız barındırıyor.
Bu galaksilerin her biri yüzlerce milyar yıldız barındırır.
Gözyaşının hiçbir faydası olmadığını anlamak için Yahudilerin Kudüs'te yüzlerce yıldan beri başlarını dayayıp ağladıkları taşı ziyaret ediniz. Yüzlerce yıllık gözyaşı bu Ağlama Duvarı'nı bir santim aşındırmamıştır.
Türk askerinin yüzlerce sivili katletmesine ne diyorsun?
Yüzlerce kitap okudum.
Tom'un yüzlerce bahanesi vardı.
Fuara onlarca ülkeden yüzlerce firma katıldı.
İstatistiklere göre her yıl bunun gibi yüzlerce olay oluyor.
Bu fabrika sayesinde yüzlerce baca tütüyor.
Çöplüklerdeki plastikler yüzlerce yıl doğada kalır.
Kalman onu yüzlerce kez duydu.
Bir şiir bir mısra için okunur; yüzlerce kötü örneğini denemeksizin iyi bir insanı, iyi bir kitabı, iyi bir filmi bulmanın olanağı yoktur.
Türkçede bir sözcüğün belki de yüzlerce anlamı vardır.