Learn how to use yığın in a turco sentence. Over 24 hand-picked examples.
Bir yığın teşekkürler.
Translate from turco to inglés
Tom, Mary'nin masasının üstüne bir yığın mektup koydu.
Translate from turco to inglés
O bir yığın paraya mal oldu.
Translate from turco to inglés
Bir yığın anahtar kaybettim.
Translate from turco to inglés
Ağacın altında bir yığın kozalak vardı.
Translate from turco to inglés
Tom'un masasında bir yığın çizgi roman var.
Translate from turco to inglés
Gemide bir yığın fare var.
Translate from turco to inglés
Masanızda büyük bir yığın posta var.
Translate from turco to inglés
Dan, Linda'nın bahçesinde bir yığın kirli elbise buldu.
Translate from turco to inglés
Bu sadece bir yığın saçmalık!
Translate from turco to inglés
İzlanda'da bir yığın yanardağ var.
Translate from turco to inglés
Bu bir yığın çöp.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin masasına bir yığın mektup koydu.
Translate from turco to inglés
Ebeveynlerimin evinde bir yığın National Geographic dergisi buldum.
Translate from turco to inglés
O bir yığın dil konuşmaz.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye bir yığın para verdi.
Translate from turco to inglés
Sen bana sor çocuk, aşk nedir? Bir yığın gübrede bir yıldız.
Translate from turco to inglés
Masada bir yığın kağıt vardı.
Translate from turco to inglés
Tom'un masasında bir yığın ders kitabı var.
Translate from turco to inglés
Bugün bir yığın işim var.
Translate from turco to inglés
Daha bir yığın iş var, ellerinizden öper.
Translate from turco to inglés
Bir yığın ödevim var.
Translate from turco to inglés
İslam hakkında bir yığın kitap okudu.
Translate from turco to inglés
Tom bir yığın para kazandı.
Translate from turco to inglés