Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "yaşam"

Learn how to use yaşam in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.

Susuz yaşam yoktur.
Translate from turco to inglés

Yaşam olduğu sürece umut da olacaktır.
Translate from turco to inglés

Yaşam iniş ve çıkışlarla doludur.
Translate from turco to inglés

Kısa sürede yaşam tarzına alıştı.
Translate from turco to inglés

Kişinin yaşam tarzı, büyük ölçüde para ile belirlenir.
Translate from turco to inglés

Yaşam bir kutu kibrit gibidir. Dikkatli davranırsan aptallıktır. Dikkatli davranmazsan tehlikelidir.
Translate from turco to inglés

O, hızlı bir yaşam sürüyor.
Translate from turco to inglés

Mutluluğun yüzde 90 kadarı tutum, yaşam kontrolü ve ilişkiler gibi unsurlardan geliyor.
Translate from turco to inglés

Adada hiçbir yaşam belirtisi yoktu.
Translate from turco to inglés

Adada yaşam yoktur.
Translate from turco to inglés

Yaşam tatlıdır.
Translate from turco to inglés

Müzik ve sanat, yaşam zevkine çok büyük ölçüde katkıda bulunabilirler.
Translate from turco to inglés

Onlar yaşam için yeni yollar denemek istediler.
Translate from turco to inglés

Okul için değil fakat yaşam için öğreniriz.
Translate from turco to inglés

Evlilik yaşam şekilleri çok değişiyor.
Translate from turco to inglés

Yaşam yolunda dönüş yoktur.
Translate from turco to inglés

Tom Mary'ye Boston'daki yaşam hakkında bir sürü soru sordu.
Translate from turco to inglés

Bu, yaşam, para, ve malzemelerde çok pahalıya mal olmuştu.
Translate from turco to inglés

O şimdi emekli, Yves memnun ve sakin bir yaşam için sabırsızlanabilir.
Translate from turco to inglés

Ben, özellikle Pekin gibi büyük şehirler ile ilgili olarak Çin'i tek bir cümleyle açıklayabilirim. - Çin, yaşam hızı hem hızlı hem de keyifli bir ülkedir.
Translate from turco to inglés

Tom hastaların yaşam kalitesini iyileştirmek için gücü dahilinde her şeyi yapıyor.
Translate from turco to inglés

Tom'un sağlıklı bir yaşam tarzı vardır.
Translate from turco to inglés

Bu savaş, bir yaşam ya da ölüm mücadelesi gibi görünüyordu.
Translate from turco to inglés

Tüm yaşam bir rüyadır ve rüyalar da yalnızca rüya.
Translate from turco to inglés

Yaşam tarzınıza dikkatle bir göz atın.
Translate from turco to inglés

Üniversite öğrencilerinin sıkı çalışmaları gerekir, ama aynı derecede onların aktif bir sosyal yaşam için de zaman ayırmaları gerekir.
Translate from turco to inglés

Büyükannem yaşam tarzını hiçbir zaman değiştirmedi.
Translate from turco to inglés

Senin yaşam felsefen benimkinden farklı.
Translate from turco to inglés

Yaşam eğlenceli.
Translate from turco to inglés

Bizim yaşam giderlerini azalttık.
Translate from turco to inglés

O iyi bir yaşam sağlamaktadır.
Translate from turco to inglés

Tom iyi bir yaşam sağlamaktadır.
Translate from turco to inglés

Yiyecek yaşam için gereklidir.
Translate from turco to inglés

Su yaşam için elzemdir.
Translate from turco to inglés

Yaşam koşulları zordu.
Translate from turco to inglés

O, yaşam hakkında çok alaycıdır.
Translate from turco to inglés

Gelişmiş yaşam şartlarına acil bir ihtiyaç var.
Translate from turco to inglés

Gıda yaşam için elzemdir.
Translate from turco to inglés

O, yaşam için harap edilecek.
Translate from turco to inglés

Başka bir gezegende yaşam olabileceğini düşünemiyorum.
Translate from turco to inglés

Yaşam maliyeti düştü.
Translate from turco to inglés

Bu Amerikan yaşam tarzıdır.
Translate from turco to inglés

Yaşam biçimini neden koşullara uydurmuyorsun?
Translate from turco to inglés

Tek göz odada yaşam mücadelesi veren bir sanatçıydı.

Onların yaşam biçimi bizimkinden farklı.

Yaşam standartları daha yüksek olmalı.

Kırsal yaşam beni çok fazla cezbediyor.

Biyoloji birçok yaşam bilimlerini içerir.

Yaşam herhangi bir kitaptan daha ilginçtir.

Japonya'da ortalama yaşam süresi nedir?

Yaşam tarzını değiştirmesi gerektiğini düşünüyorum.

Kırsal yaşam kent yaşamından daha sağlıklıdır.

Diğer gezegenlerde yaşam olup olmadığını merak ediyorum.

Yaşam giderlerim yıldan yıla yükseliyor.

Telefon modern yaşam için gereklidir.

Yaşam tarzlarından vazgeçmeyi reddettiler.

Yeni yaşam tarzına alıştı.

Faraza, bütün arılar öldü; yaşam yine de devam edebilir mi?

İyi bir yaşam dilerim.

Güzel bir yaşam dilerim.

Yaşam eğlenceli bir şey.

Mars'ta yaşam var mı?

Sanırım bizim birlikte yaşamamız senin yaşam tarzını etkiledi.

Yaşam için değil ama okul için öğreniriz.

Geçmişteki yaşam bugünkünden çok farklıydı.

Tüm yaşam kimyaya dayalıdır ve yaşayan her şey kimyasal bileşiklerden oluşur.

O sağlıklı bir yaşam tarzına sahiptir.

Dünyadaki yaşam alanlarını merak ediyorum.

Sosyal yaşam beni yoruyor.

Ev halkı, aynı yaşam alanını ve parayı paylaşan bir gruptur.

Kimseye küfretmiyorum, kimseye kızmıyorum, ben biraz sakin bir yaşam istiyorum çünkü kalbim biraz yorgun.

Kurallar bana öğretilmedi ve serbest bir yaşam hakkına sahip olmadım.

Mucizevi bir yaşam ama yaşamdan keyif almak da lazım değil mi?

Onsuz bir yaşam düşünemezken beni yolumdan döndürmek için çabalamadınız mı?

Herhangi bir yaşam belirtisi vermememe rağmen hayattayım.

Yaşam ondaydı ve o yaşam da insanların ışığıydı.

Onun yaşam biçimini kıskanıyordu.

Tom'u yaşam desteğinden çıkarmaya karar verdik.

Sakin ve huzurlu bir yaşam tüm insanların dileğidir, değil mi?

Yaşam sevincimi kaybettim.

Tom Batılı yaşam tarzı ile ilgili çevresel etkileri anlamıyor.

Yaşam ve ölüm arasında kaldı.

Bir köpeğin yaşam amacı nedir?

Sıradan bir erkeğin yaşam amacı üç şeyden oluşur: yeme, içme ve yiyişme.

Yaşam yalnızlıktan ibaret bir kabus.

Diğer dünyalarda yaşam var mı?

Başka gezegenlerde zeki yaşam var mı?

Dış uzayda yaşam var mı?

Mars'ta hiç yaşam işareti yok.

Burada kimse ateist bir yaşam sürmez. Afetler sırasında veya güzel günlerde herkes Tanrı'ya inanır.

Onun yaşam amacı zengin bir adamla evlenmektir.

Birçok çocuk bu bombalarla yaşam boyu sakat olmuştur.

Yaşam bir zebra gibidir; beyaz şerit, siyah şerit ve en sonunda popo.

O, yaşam tarzını değiştirmeli.

Yaşam bir rüya olabilir.

Avustralya'da yaşam maliyetinin çok yüksek olduğunu fark etmedim.

Avustralya'da yaşam maliyetinin bu kadar yüksek olduğunu bilmiyordum.

Yaşam sürprizlerle doludur.

Tom etkin bir yaşam sürüyor.

Git torunlarınla bol paralı bir yaşam yaşa.

Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés