Learn how to use yanıt in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Bir sinir hücresi hafif bir uyarıcıya yanıt verir.
Translate from turco to inglés
Ben onun sorusuna yanıt verebilirim.
Translate from turco to inglés
İngilizce yanıt vermek zorunda mıyım?
Translate from turco to inglés
John soruya yanıt vermez.
Translate from turco to inglés
Sorularınıza yanıt yok.
Translate from turco to inglés
O, belirsiz bir yanıt verdi.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin tüm sorulara yanıt veremedi.
Translate from turco to inglés
O, kaba bir yanıt verdi.
Translate from turco to inglés
O bize belirsiz bir yanıt verdi.
Translate from turco to inglés
Sizden tatminkar bir yanıt almayı dört gözle bekliyorum.
Translate from turco to inglés
Tüm sorulara yanıt verebildim.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'den bir yanıt almaya çalıştı.
Translate from turco to inglés
Soruma bir "hayır" ile yanıt verdi.
Translate from turco to inglés
Tom yanıt vermeyecek.
Translate from turco to inglés
Tom yanıt vermiyor.
Translate from turco to inglés
Tom telefonuna yanıt verdi.
Translate from turco to inglés
Soruların hepsine yanıt vermek zorunda değilsin.
Translate from turco to inglés
Soruların hepsine yanıt vermek zorunda değilsiniz.
Translate from turco to inglés
Mektubuma yanıt vermedi.
Translate from turco to inglés
Soruna yanıt veremem.
Translate from turco to inglés
Soruma böyle iğrenç bir yanıt beklememiştim.
Translate from turco to inglés
O soruya bir yanıt vermek istiyorum.
Translate from turco to inglés
Onun bana hemen yanıt yazması kibarlıktır.
Translate from turco to inglés
Senin bana hemen yanıt yazman kibarlık.
Translate from turco to inglés
Babam bana, bir yanıt yazıp hemen postalamamı söyledi.
Translate from turco to inglés
Bana hemen yanıt yazması inceliktir.
Translate from turco to inglés
Sana yanıt verdim.
Translate from turco to inglés
Onun mektubuna bir yanıt.
Translate from turco to inglés
Ondan bir yanıt bekliyorum.
Translate from turco to inglés
Hızlı bir yanıt verdi.
Translate from turco to inglés
Seninle konuştuğum zaman lütfen bana yanıt ver.
Translate from turco to inglés
Geçen haftaya kadar yanıt almadım.
Translate from turco to inglés
Yanlış yanıt vermek istemiyorum.
Translate from turco to inglés
O telefona yanıt verme.
Translate from turco to inglés
Kapıyı tekrar tekrar çaldı ama hiç yanıt yoktu.
Translate from turco to inglés
Lütfen telefona yanıt ver.
Translate from turco to inglés
Bugün sana yanıt veremem.
Translate from turco to inglés
Bu sorular yanıt bekliyor.
Translate from turco to inglés
Yanıt verme hakkın yok.
Translate from turco to inglés
O bana kısa bir yanıt verdi.
Translate from turco to inglés
Ona nasıl yanıt vereceğimi bilmiyorum bile.
Translate from turco to inglés
Tüm sorularıma yanıt istiyorum.
Translate from turco to inglés
Şu anda bir yanıt ihtiyacım yok.
Translate from turco to inglés
Hiç başka yanıt yok.
Translate from turco to inglés
Politikacılar genellikle sorulara net yanıt vermeyip gerçeklerin etrafında dolanır.
Translate from turco to inglés
Tom hemen yanıt vermedi.
Translate from turco to inglés
Bunu okuyup anladığın zaman bana yalnızca posta yoluyla yanıt ver.
Translate from turco to inglés
Yanıt beni sinirlendirdi.
Translate from turco to inglés
Tom ona nasıl yanıt vereceğinden emin değil.
Translate from turco to inglés
Ona iyi niyetlerle sordum, ama yanıt vermedi.
Translate from turco to inglés
Neden bana yanıt vermedin?
Translate from turco to inglés
Evet, onlardan bir tür yanıt vardı.
Translate from turco to inglés
Ben ona büyük güçlükle bir yanıt verdim.
O her soruya yanıt vermedi.
Ben onlardan bir yanıt alamıyorum.
Tom hâlâ yanıt vermedi.
Biraz düşündükten sonra, o bana bir yanıt verdi.
Ben senin tüm sorularına yanıt veremem.
Öğrenciler nasıl bir yanıt vereceklerini bilmiyorlardı.
Bu soruya bir yanıt buldunuz mu?
Sorunuza kesin bir yanıt veremem.
Tom yeni tedaviye iyi yanıt veriyor.
Evet, o doğru yanıt.
Onun hiç yanıt almadığına inanıyorum.
Talebinize düşünmeden yanıt veremem.
Yanıt seni şaşırtacak.
Yanıt bu değil.
O, doğru yanıt.
Tom hiçbir yanıt almadı.
Gazetedeki reklamınıza yanıt vermek için geldim.
Kaçamak yanıt verdi.
Yanıt kolaydı.
O benim soruya yanıt vermedi.
Parola "Dağ" dır. Birisi "dağ" diyorsa, siz "nehir" diye yanıt verin.
Hiçbir yanıt verilmedi.
Hâlâ bir yanıt bekliyoruz.
Tom o soruya yanıt vermek zorunda değil.
Anlıyorum ama Kadazan dilinde nasıl yanıt verilir bilmiyorum.
Bu sorulara yanıt vermeye çalışalım.
Telefon çaldı ama yanıt vermedim.
Ondan bir yanıt aldınız mı?
Ondan bir yanıt aldın mı?
Onlardan bir yanıt aldın mı?
Tom, Mary'den hiçbir yanıt almadı.
İletime yanıt verin.
Mesajıma yanıt ver.
Mektuba yanıt vermene gerek yok.
Hasta, tedaviye yanıt vermedi.
Tom benim en son mektubuma yanıt vermedi.
Ben bunun belirsiz bir yanıt olduğunu kabul ediyorum.
Sorum için hiçbir yanıt yoktu.
Öğrenciler yanıt veremedi.
Doktorunun, uzun ömrü hakkında ne düşündüğü sorulduğunda yüzyıllık çınar: "Doktorum yok. Öldü." diye yanıt verdi.
Ben kapıyı çaldım ama kimse yanıt vermedi.
Tom kapıyı çaldı ama hiçbir yanıt almadı.
Hiç kimse yanıt vermiyor.
O iyi bir yanıt.
Ve o ne yanıt verdi?
Ben yanıt arıyorum.
Bugün yanıt vermek zorunda değilsin.