Learn how to use yaralı in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Tom ve Mary yaralı adamı yol kenarına taşıdılar.
Translate from turco to inglés
Asker yerde yaralı yatıyordu.
Translate from turco to inglés
O, yerde yaralı yatıyordu.
Translate from turco to inglés
Yaralı adam yardım için bağırdı.
Translate from turco to inglés
Lütfen yaralı kolunu bana göster.
Translate from turco to inglés
Mary yaralı dizini tedavi etti.
Translate from turco to inglés
O ağır yaralı değildi.
Translate from turco to inglés
Yaralı kuş yere düştü.
Translate from turco to inglés
Onun yaralı bacağı tekrar kanamaya başladı.
Translate from turco to inglés
O sadece korktu, yaralı değil.
Translate from turco to inglés
Yaralı asker güçlükle yürüyebiliyordu.
Translate from turco to inglés
Onlar arkalarında yüzlerce yaralı insan bıraktı.
Translate from turco to inglés
Yaralı ayılar genellikle çok tehlikelidir.
Translate from turco to inglés
Doktor çocuğun yaralı bacağını sardı.
Translate from turco to inglés
Yaralı adam hastaneye taşındı.
Translate from turco to inglés
Yaralı adamın inlemelerini duyabiliyorduk.
Translate from turco to inglés
Yaralı var mı?
Translate from turco to inglés
İnsanlar yaralı adamın etrafına toplandılar fakat doktor olay yerine yaklaştığında ona yol verdiler.
Translate from turco to inglés
Lütfen bana yaralı kolunu göster.
Translate from turco to inglés
Yaralı kadın Brezilyalı bir turistti.
Translate from turco to inglés
Tom kötü yaralı.
Translate from turco to inglés
Yaralı mısınız?
Translate from turco to inglés
Tom yaralı mı?
Translate from turco to inglés
Tom yaralı görünüyor.
Translate from turco to inglés
Yaralı değilsin.
Translate from turco to inglés
Tom yaralı.
Translate from turco to inglés
Yaralı asker acı içinde kıvranıyordu.
Translate from turco to inglés
Birçok yaralı vardı.
Translate from turco to inglés
Yaralı adam üç gün içinde iyileşti.
Translate from turco to inglés
Onu acilen hastaneye götürmeliyiz, o ağır yaralı!
Translate from turco to inglés
Yaralı polis memuru ve saldırgan, ayrı ayrı ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.
Translate from turco to inglés
30 yaralı vardı.
Translate from turco to inglés
Tom'un yaralı bir bileği var.
Translate from turco to inglés
Tom yaralı ya da ölü olabilir.
Translate from turco to inglés
Doktor yaralı çocuğu kurtarmak için çok çalıştı.
Translate from turco to inglés
Tom yaralı eline baktı.
Translate from turco to inglés
Yaralı adam, polis oraya varmadan önce caddede uzandı.
Translate from turco to inglés
Yaralı, ambulansla taşındı.
Translate from turco to inglés
Tom ağır yaralı.
Translate from turco to inglés
O, yaralı bir adam buldu.
Translate from turco to inglés
Tom ne kadar kötü yaralı?
Translate from turco to inglés
Yaralı değilsin, değil mi?
Translate from turco to inglés
Tom'un yaralı olduğunu göremiyor musun?
Translate from turco to inglés
Tom'un yaralı bir dizi var.
Translate from turco to inglés
Herkes yaralı.
Translate from turco to inglés
Ağır yaralı olmasına rağmen telefona ulaşmayı başardı.
Translate from turco to inglés
Doktorlar hasta ya da yaralı kişiye yardım etmeli.
Translate from turco to inglés
Yaralı değilsiniz.
Translate from turco to inglés
Kimse yaralı değil.
Translate from turco to inglés
Yaralı adam sessizce inledi.
Translate from turco to inglés
Askerin yaralı bir bacağı vardı ve hareket edemiyordu.
Translate from turco to inglés
Tom yaralı olduğunu söyledi.
Translate from turco to inglés
Hiçbir Kanadalı yaralı değildi.
Translate from turco to inglés
Dan büyük bir taşla yaralı köpeğin üstesinden geldi.
Yaralı askerler savaş alanında bırakıldı.
Yaralı, olay yerinden uzaklaştırıldı.
Tom ağır yaralı değildi.
Ağır yaralı adam hastaneye vardığında ölmüştü.
Tom ormanda yaralı bir kuş buldu ve ona sağlığına kavuşana kadar baktı.
Tom yaralı yarasayı karton kutu içinde evine geri taşıdı.
Tüm sahip olduğum yaralı vücudum ve bir avuç kötü anılar.
Yaralı bir köpek çok daha tehlikeli olabilir.
O yaralı! Ambulans çağır!
Yaralı adamı çimin üzerine koyduk.
Tom yaralı olmadığını söyledi.
Yaralı insanlar vardı.
Onu hemen acil servise götürmek zorundayız, o ciddi yaralı.
Tom hâlâ biraz yaralı.
Yaralı olmadığına memnun oldum.
Bu battaniye ile yaralı adamı örtün.
Yaralı asker acı içinde kıvranıyor.
Tom'un yaralı olduğunu anlıyorum.
Tom yaralı tek kişiydi.
Yaralı olmalarına rağmen, onlar savaşmaya devam ettiler.
Yaralı, hastaneye ve ölü ise kiliseye kaldırıldı.
Sana ne oldu? Yaralı mısın?
Yaralı adam şimdi istirahatte.
Yaralı adam şimdi dinlenmede.
Şişliği azaltmak için yaralı bölgeye biraz buz uygulayın.
Onu hastaneye yetiştirmek zorundayız. O fena halde yaralı.
O yaralı olmasaydı kazanabilirdi.
Şimdiye kadar ilk kez yaralı bir kişiyi tedavi ettim.
Tom acısına son vermek için yaralı atı vurdu.
Tom yaralı bisikletçiyi hastaneye götürdü.
Tom'un yaralı ayak parmakları kesildi.
Yaralı bir balina sahile vurdu.
Kuş yaralı idi.
Tom korkuyordu ama yaralı değildi.
Yaralı bisikletçi kimdi?
Tom yerde yaralı yatıyordu.
Tom ölümcül olarak yaralı bulundu.
Ordumuzun insan sayısı binden fazla, ancak çok sayıda yaralı var.
Ordu çıkınca birçok yaralı insan geride kaldı.
Tom Mary'nin muhtemelen yaralı olmadığını söyledi.
Yaralı olduğunu biliyorum.
Tom bana yaralı olduğunu söyledi.
Tom, Mary'nin yaralı olmadığını söyledi.
Allah'tan, Tom yaralı değildi.
Sami yaralı değildi.
Tom yaralı olabilir.