Learn how to use ye in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Daha fazla sebze ye.
Translate from turco to inglés
Japon Diş Hekimleri Birliği sorunu Japon Diş Hekimleri Birliğinden LDP ye ait olan Diyet üyelerine yapılan gizli bağışlarla ilgili bir olaydır.
Translate from turco to inglés
Pi sayısı, yaklaşık olarak 3,14 ya da 22/7'ye eşdeğerdir. Sembolü "π"'dir.
Translate from turco to inglés
İç ve ye.
Translate from turco to inglés
Ye ve iç.
Translate from turco to inglés
Gel, mutfaktaki meyveleri ye.
Translate from turco to inglés
Peron 2'ye gelen tren 4:35'te Shibuya'ya gidecek.
Translate from turco to inglés
"A B ye eşittir" " Eğer ve sadece B gerçekse A doğrudur". ile aynı anlamı vardır.
Translate from turco to inglés
Nagano 42 'ye karşı 46 oyla Salt Lake City'yi yendi.
Translate from turco to inglés
Sıcakken çorbanı ye.
Translate from turco to inglés
Soğumadan önce çorbanı ye.
Translate from turco to inglés
Büyük ve güçlü olmak için büyüyebilesin diye sebzelerini ye.
Translate from turco to inglés
Hoşlandığın herhangi birini ye.
Translate from turco to inglés
Üzümünü ye bağını sorma.
Translate from turco to inglés
İstediğin kadar çok ye.
Translate from turco to inglés
İstediğin yiyeceği ye.
Translate from turco to inglés
Lütfen sadece yumuşak yiyecekler ye.
Translate from turco to inglés
Lütfen hâlâ sıcakken onu ye.
Translate from turco to inglés
Boşan da semerini ye.
Translate from turco to inglés
Biraz jambon ye.
Translate from turco to inglés
Benim sahip olduğumun iki katı kadar çok CD ye sahip.
Translate from turco to inglés
Lütfen 7'ye kadar lobiye gel.
Translate from turco to inglés
Lütfen ye. Açsın, değil mi?
Translate from turco to inglés
Beni ye!
Translate from turco to inglés
Eğer hâlâ açsan, bir hamburger daha ye.
Translate from turco to inglés
Yemeğini ye.
Translate from turco to inglés
Ispanağını ye.
Translate from turco to inglés
Sebzelerini ye.
Translate from turco to inglés
Sebzeni ye.
Translate from turco to inglés
Bir şeyler ye lütfen.
Translate from turco to inglés
Bir insan kurtar. Bir yamyam ye.
Translate from turco to inglés
Bok ye - milyonlarca sinek yanılıyor olamaz.
Translate from turco to inglés
Bu fabrikanın randımanı %20'ye kadar arttı.
Translate from turco to inglés
Bir kurabiye ye.
Translate from turco to inglés
Bizimle birlikte ye.
Translate from turco to inglés
Taze ye, Fransızca ye.
Translate from turco to inglés
Ne istersen ye.
Translate from turco to inglés
Tom her gece 22.00'ye kadar burada.
Translate from turco to inglés
Burada sokaklar 7'ye kadar boştur.
Translate from turco to inglés
2017'ye kadar bu sorunu çözmelisin.
Translate from turco to inglés
Onu akşam 7.00'ye kadar postalarsan, o yarın varır.
Translate from turco to inglés
Şimdi yiyebileceğin her şeyi ye ve içebileceğin her şeyi iç çünkü önümüzdeki 3 gün hiç yemek olmayacak!
Translate from turco to inglés
Yavaş ye.
Translate from turco to inglés
Japonya'da ortaokul öğrencilerinin yaklaşık yarısında cep telefonu var ama lise öğrencilerine bakarsanız bu oran yüzde 97'ye çıkıyor.
Translate from turco to inglés
5 ile 2'yi topla ve 7'ye ulaşırsın.
Translate from turco to inglés
Eğer açsan, ye!
Translate from turco to inglés
Ye ve aç kalma.
Translate from turco to inglés
Yemeğin soğumadan yemeğini ye.
Translate from turco to inglés
İyi bir çocuk ol ve sebzelerini ye.
Translate from turco to inglés
Bir çörek ye.
Translate from turco to inglés
Boşanda semerini ye.
Translate from turco to inglés
Tavsiye ye ihtiyacınız varmı?
Translate from turco to inglés
Soğumadan önce bunu derhal ye.
Ye!
1962'ye kadar Cezayir bir Fransız mandasıydı.
Biraz doğum günü pastası ye.
Sadece balık değil aynı zamanda et de ye.
Çok sebze ye.
Bütün gece ye iç ve bütün gün uyu.
Aç olduğunu düşünüyorum. Ye.
Sanırım açsın. Ye.
Benimle öğle yemeği ye.
Dilediğin her şeyi ye.
İstediğin kadar ye.
Bu elmayı ye ve bana tadının nasıl olduğunu söyle.
Üzümü ye bağını sorma.
Bir şey ye.
Ne istiyorsan ye.
Kar ye.
Dondurmanı erimeden önce ye.
Ders kitabında sayfa 50'ye bak.
Ben çalışırken sen yemek ye.
Kavurga ye.
Mary 'ye aşık olduğumu düşünüyorum Tom.
Lütfen biraz daha ye.
Sabah 10.00'dan öğleden sonra 2.00'ye kadar perşembe günleri hariç, arabayı evin önüne park edebilirsin.
Sinirlenme amca. Gel! Yarın bizimle birlikte akşam yemeği ye!
Halının büyüklüğü 120'ye 160 santimetredir.
Ye bunu!
İstediğini ye.
Bir tatlı çörek ye.
Bir kruvasan ye.
Bir ay çöreği ye.
Bu kekleri ye.
Yavaş ye!
Herkes Henry' ye hayran.
Yabancılar Fuji' ye hayran olur.
Dışardan gelenler Fuji' ye hayran olur.
Her sabah canlı bir kurbağa ye ve günün geri kalan kısmında sana daha kötü bir şey olmayacak.
Gel ve akşam yemeğini ye.
Sadece balık yeme. Et de ye.
Sadece balık yeme. Biraz et de ye.
Sadece otur ve ye.
Daha yavaş ye!
A' dan B' ye iki kişilik tek yönlü bilet almak istiyorum.
Meyve ye!
Kızma, amca. Gel! Yarın bizimle yemek ye.
Ben yarın öğleden sonra saat 2.00'ye kadar bu işin tamamlanmasını istiyorum.
Bugün tıka basa ye ve yarın acından öl.
Hızlı çalış, yavaş ye.