Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "yerin"

Learn how to use yerin in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.

O yer hiçbir yerin ortasında değildir.
Translate from turco to inglés

Yerin sallandığını hissettim.
Translate from turco to inglés

Tom altın paralarını koyduğu yerin mükemmel saklama yeri olduğunu düşünüyordu. Fakat, yanılıyordu.
Translate from turco to inglés

Tom köşedeki küçük yerin yemek yemek için iyi bir yer olabileceğini düşündü.
Translate from turco to inglés

Kalacak bir yerin var mı?
Translate from turco to inglés

Tom Mary ile tanıştığı yerin adını hatırlayamadı.
Translate from turco to inglés

O, yerin sahibiymiş gibi davrandı.
Translate from turco to inglés

Tom bir kaya ve sert bir yerin arasında sıkıştı.
Translate from turco to inglés

Herkesin beni duyduğunu anlayınca yerin dibine girdim.
Translate from turco to inglés

Favori tatil yerin nedir?
Translate from turco to inglés

Yerin karla kaplandığını gördük.
Translate from turco to inglés

Bu yerin gizemli bir atmosferi var.
Translate from turco to inglés

Yerin adını hatırlayamadım.
Translate from turco to inglés

Yerin kulağı var.
Translate from turco to inglés

Senin yerin mi yoksa benimki mi?
Translate from turco to inglés

Senin yerin belirlendi.
Translate from turco to inglés

Yaşadığım yerin bahçe düzenlemesindeki insanları sen mi ayarladın?
Translate from turco to inglés

Balık yediğim yerin sahibini gözüm ısırdı.
Translate from turco to inglés

Neden otobüste oturduğum yerin önemi var?
Translate from turco to inglés

Metrolar yerin altında gider.
Translate from turco to inglés

Hiçbir yerin ortasında değiliz.
Translate from turco to inglés

Kalmak için bir yerin var mı?
Translate from turco to inglés

Bu yerin perili olduğunu biliyorum.
Translate from turco to inglés

Gerçekten güzel bir yerin var.
Translate from turco to inglés

Yerin bende her zaman özel oldu, biliyorsun değil mi?
Translate from turco to inglés

Bu yerin güvenli olduğundan emin misin?
Translate from turco to inglés

Bu yerin sahibi misin?
Translate from turco to inglés

Bu yerin kuzeyinde bir yol var.
Translate from turco to inglés

O yerin nerede olduğunu bilmek istiyorsun, değil mi? O bir sır olarak kalır.
Translate from turco to inglés

Tom, bir yerin yaralanmadı değil mi?
Translate from turco to inglés

Olman gereken başka bir yerin olmadığını umuyorum.
Translate from turco to inglés

Senin yerin benim yanımda.
Translate from turco to inglés

Bunun için yerin var mı?
Translate from turco to inglés

Muhtemelen gidecek bir yerin var.
Translate from turco to inglés

Hâlâ yaşamak için bir yerin var.
Translate from turco to inglés

Gidecek başka bir yerin yok mu?
Translate from turco to inglés

Zaten kalacak bir yerin olduğunu düşündüm.
Translate from turco to inglés

Bu gece kalacak bir yerin var mı?
Translate from turco to inglés

Tom, utancından yerin dibine girmek istedi.
Translate from turco to inglés

Tom bu yerin perili olduğunu düşünüyor.
Translate from turco to inglés

Affedersiniz, Bu yerin isme ne?
Translate from turco to inglés

Bu ürünü küvet, lavabo, duş, yüzme havuzu ya da su ve rutubetin olduğu başka herhangi bir yerin yanında kullanmayınız.
Translate from turco to inglés

Silahsızsın ve kaçabilecek hiçbir yerin yok.
Translate from turco to inglés

Tom'un olduğu yerin bu olduğuna emin misin?
Translate from turco to inglés

Bir kasırga sırasında evinizde en güvenli yerin neresi olacağını düşünüyorsunuz?
Translate from turco to inglés

Olmamız gereken yerin bu olduğundan emin misin?
Translate from turco to inglés

Gitmek için bir yerin var mı?

Yerin adı nedir?

Yerin bu olduğundan emin misin?

Bu yerin ismi ne?

Bu yerin ihtiyacı olan şey iyi bir okul.

Bu senin yerin değil, değil mi?

Bu senin yerin mi?

Bu yerin ne kadar güzel olduğunu unuttum.

Kalmak için başımın üstünde yerin var.

Bu senin yerin değil.

Bu yerin savunulması zor olacaktır.

Tom'un saklandığı yerin neresi olduğunu bana söyle.

Başımızın üstünde yerin var Tom.

Koşucu yerin içindeki deliğin üzerinden zıpladı.

Bu hasarı bildirdikten sonra, sigortadaki bonuslarım yeniden yerin dibini boylayacak.

Tom yaşadığı yerin yanındaki bir otelde benim için bir oda rezervasyon yaptırdı.

Benim tek şikayetim çalıştığım yerin evime yakın olmamasıdır.

Yerin titrediğini hissettik.

Başımın üstünde yerin olacak.

O yerin yiyeceği lezzetlidir ve fiyatları düşüktür. Ancak onların yeri iyi değildir.

Taksimiz Chuck's Bar and Grill denilen bir yerin dışında durdu.

Bu yerin sahibi Tom'dur.

Çadır için bir yerin var mı?

Ağırlık her zaman yerin merkezine doğru yönelmiş bir güçtür.

Yeterli yerin var mı?

Polis bu yerin her santimini ince eleyip sık dokudu.

Bizi eleştirerek yerin dibine sokmaktan ne zaman vazgeçeceksin?

Tom yerin dibine girmek istedi.

Powerpoint sunumunun ciddi kusurlar içerdiği gösterildiğinde Tom utancından yerin dibine girdi.

Bu yerin hiç tozunu almıyor musun?

Şimdi tüm kahramanlar yerin altında yatıyor.

Bu yerin kutsallığı bozulmuş.

8 ayak kare bir yerin alanı 64 ayak karedir.

Yerin güzel.

Üç yıl önce bu yerin nasıl olduğunu merak ediyorum.

Onu yapmak için bir yerin var mı?

Bu şeyi park etmek için yerin var mı?

Bu boyutta bir kamyonu park edecek bir yerin var mı?

En güvenli yerin nerede olacağını düşünüyorsunuz?

Bunu yapmak için bir yerin var mıydı?

Sami yerin altı feet altındaydı.

Sami, Leyla'nın cesedinin bulunduğu yerin çok yakınında yaşıyordu.

Tom muhtemelen park ettiği yerin polis arabaları için ayrıldığını bilmiyor.

Gidecek hiçbir yerin yok.

Tom utancından yerin dibine girdi.

Her zaman başımın üstünde yerin var.

Al sen de, bir yerin şişmesin.

Bir yerin şişer sonra.

Yerin kulağı vardır.

Irak yerin haberini kervan getirir.

Yirminci Kolordu Komutanı'ndan, üç gün sonra, 26 Mayıs 1919'da aldığım yanıtta İzmir'den düzenli bilgi alamadıklarını, düşmanın Manisa'ya girişini de telgrafçıların haber verdiğini, kolordunun Ereğli'de bulunan birliklerinin hepsi trenle taşınamadığından, karadan yürüyüşe başladıklarını, ancak yerin uzaklığı dolayısıyla Ankara'ya ne zaman ulaşacaklarının belli olmadığını bildiriyordu.

O yerin tekinsiz olduğu söyleniyor.

Başımın üstünde yerin var.

Senin yerin ayrı, onun yeri ayrı.

Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés