Learn how to use yetmez in a turco sentence. Over 86 hand-picked examples.
Bir dil asla yetmez.
Translate from turco to inglés
O kadar fazla ödemeye param yetmez.
Translate from turco to inglés
Ona gücü yetmez.
Translate from turco to inglés
Ben fakirim, ona gücüm yetmez.
Translate from turco to inglés
Böyle pahalı bir restoranda yemek yemeye gücüm yetmez.
Translate from turco to inglés
Tom'un bir yat almaya gücü yetmez.
Translate from turco to inglés
Tom'un o tür bir bilgisayara gücü yetmez.
Translate from turco to inglés
Tom'un, Mary'nin ondan satın almasını istediği her şeyi maaşıyla almaya gücü yetmez.
Translate from turco to inglés
Bu kitap çok pahalı. Benim bunu satın almaya gücüm yetmez.
Translate from turco to inglés
Tom'un Japonya'yı ziyaret etmeye paraca gücü yetmez.
Translate from turco to inglés
Bir araba satın almaya gücüm yetmez.
Translate from turco to inglés
Almaya gücüm yeter yetmez yeni bir araba almayı planlıyorum.
Translate from turco to inglés
Bir ev almaya gücüm yeter yetmez, alacağım.
Translate from turco to inglés
Gücüm yeter yetmez dünya seyahati yapmayı planlıyorum.
Translate from turco to inglés
Yeni bir araba almaya gücüm yetmez.
Translate from turco to inglés
Ona yeni bir elbise almaya gücüm yetmez.
Translate from turco to inglés
Kullanılmış bir araba bile almaya gücüm yetmez.
Translate from turco to inglés
Evi şöyle dursun, onun araba almaya bile gücü yetmez.
Translate from turco to inglés
Maalesef yeni bir araba almaya gücüm yetmez.
Translate from turco to inglés
Ona gücüm yetmez.
Translate from turco to inglés
Tom'un ona gücü yetmez.
Translate from turco to inglés
Bir arabaya bakmaya gücüm yetmez.
Translate from turco to inglés
Böyle bir evi Tokyo'da kiralamaya gücüm yetmez.
Translate from turco to inglés
Buna gücümüz yetmez.
Translate from turco to inglés
Tom'un Mary'ye hoş bir şey almaya gücü yetmez.
Translate from turco to inglés
Sizin organizasyon biletleri parayla satıyorsa bileti almaya gücüm yetmez.
Translate from turco to inglés
Tom'un yeni bir araba satın almaya gücü yetmez.
Translate from turco to inglés
Bana ihanet ettin yetmez mi?
Translate from turco to inglés
Senin nasıl harika olduğunu anlatmaya kelimeler yetmez.
Translate from turco to inglés
Benden aldıklarını vermeye gücün yetmez.
Translate from turco to inglés
Üzgün olmanız yetmez.
Translate from turco to inglés
Senin çapın yetmez.
Translate from turco to inglés
Yeni bir arabaya gücüm yetmez.
Translate from turco to inglés
Yeni bir arabaya param yetmez.
Translate from turco to inglés
Gitar o kadar pahalı ki onu almaya gücüm yetmez.
Translate from turco to inglés
Bazen iki kişinin aynı dili konuşması yetmez.
Translate from turco to inglés
Kullanılmış bir arabayı almaya gücüm yetmez.
Translate from turco to inglés
İkinci el araba almaya param yetmez.
Translate from turco to inglés
Herkesin bir araba almaya gücü yetmez.
Translate from turco to inglés
O kadar lükse Tom'un gücü yetmez.
Translate from turco to inglés
Okula gitmeye gücüm yetmez.
Translate from turco to inglés
Bir araba, diyorsun! Onun parası bir torba soğan satın almaya bile yetmez.
Translate from turco to inglés
Uzun tatillere maddi gücüm yetmez.
Translate from turco to inglés
Tom'un ona parası yetmez.
Translate from turco to inglés
Öyle pahalı bir mağazadan alışveriş yapmaya param yetmez.
Translate from turco to inglés
Şimdi biraz elim dar ve böyle pahalı bir yemeğe gücüm yetmez.
Translate from turco to inglés
Yeni bir tane şöyle dursun, kullanılmış bir arabayı almaya gücüm yetmez.
Tom'un kefalete gücü yetmez.
Tom'un her ikisine gücü yetmez.
Tom'un tek başına bu yere gücü yetmez. Onun bir oda arkadaşının olmasının nedeni budur.
Ben onu satın almak istiyorum ama fiyatına param yetmez.
Sadece oy vermeye gideceğini söylemen yetmez. Oy vermen gerekir.
Harici düşmanları yenmek yetmez, dahili düşmanları da imha etmek lazımdır.
Tom bunu yapmaya gücü yetmez.
Şu anda bunlardan birini almaya gücüm yetmez.
Bunu satın almaya gücüm yetmez.
Tom'un yaşadığı türden bir evi satın almaya hiç param yetmez.
Sanırım bunu almaya gücüm yetmez.
Bütün bu eşyalara param yetmez.
Bir televizyon seti istiyorum, ama bir tane satın almaya param yetmez.
Tom'un heykelini dikseler taşaklarına beton yetmez.
Onun emekli olmak için parası yetmez.
Bunu yapmaya gücüm yetmez.
Tom'a senin çapın yetmez.
Bunların hepsini ödemeye imkânı yok, gücüm yetmez.
Ali yetmez ama evetçidir.
Bin yıl ömrüm olsa indirdiğim e-kitapları okumaya yetmez.
Bunu yapmaya param yetmez.
Bu tarz bir eve param yetmez.
Kardeşiz demek yetmez. Habil misin yoksa Kabil mi?
Bir kafandan geçir bakalım, sandalyeler herkese yetecek mi diye. Eğer yetmez dersen, o zaman gidip bir yerlerde aramak lazım olacak.
İnsan her şeyi anlatamaz. Zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez. Önemli olan söylenmeyeni de duymaktır.
Senin gücün ona yetmez.
Onun çapı bu konularda ahkam kesmeye yetmez.
O işi yapmak için sadece bilgi yetmez, cesaret de gerekli.
Senin bu espriyi anlamaya yaşın yetmez.
Artık ücrette eşitlik yetmez. Evin sorumlulukları da eşit olmalıdır.
Sadece iyi olmak yetmez. Kötüden de uzak durmak lazım.
Bu arabayı almaya param yetmez.
"Halk sıkıntıdan inim inim inlemeye başladı." "Kendi düşen ağlamazmış. İlla ki kurunun yanında yaş da yanacak, ama akıllarının iyice başlarına gelmesi için bu sıkılma yetmez, daha kemik sesi bekliyorum."
Değişim için sadece kitap okumak yetmez. İnsan meydan okumasını da bilecek.
Bir yazlığı satın almaya param yetmez.
İkinci bir ev satın almaya param yetmez.
Harika şeyler başarmak için harekete geçmek yeterli değildir; hayal etmek de lazım; hesap yapmak yetmez; inanmak da gerekir.
Sizin kameranız gibi iyi bir kameraya param yetmez.
Bu yetmez.