Learn how to use yoktur in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Teoride, teori ve pratik arasında hiçbir fark yoktur. Fakat pratikte var.
Translate from turco to inglés
Japonya'da, Biwa gölünden daha büyük bir göl yoktur.
Translate from turco to inglés
Bir naif tilkisi yoktur. Aynı şekilde, kusursuz bir adam diye bir şey de yoktur.
Translate from turco to inglés
Naif bir tilki yoktur. Aynı şekilde, hatasız bir adam diye bir şey de yoktur.
Translate from turco to inglés
Allah'tan başka bir ilâh yoktur ve Muhammed, Allah'ın elçisidir.
Translate from turco to inglés
Açığa çıkartılmayacak hiçbir sır yoktur.
Translate from turco to inglés
Başarının anahtarının dürüstlük olduğunu söylemeye gerek bile yoktur.
Translate from turco to inglés
Susuz yaşam yoktur.
Translate from turco to inglés
Geçmişsiz gelecek yoktur.
Translate from turco to inglés
Dennis'in kaba davranışları yoktur.
Translate from turco to inglés
Dördüncü olarak, benim ilk üç noktam yoktur.
Translate from turco to inglés
Gerçek dostluğun bedeli yoktur.
Translate from turco to inglés
Gerçek arkadaşlığın bedeli yoktur.
Translate from turco to inglés
Onun espri anlayışı yoktur.
Translate from turco to inglés
İsviçre klavyesinin ß'i yoktur.
Translate from turco to inglés
Daha genç günlerimize geri dönüş yoktur.
Translate from turco to inglés
Büyük sanatçıların vatanı yoktur.
Translate from turco to inglés
Bu dünyada değişkenlikten başka sürekli bir şey yoktur.
Translate from turco to inglés
Sevgiden daha pahalı bir şey yoktur.
Translate from turco to inglés
Mükemmel kadınlar yoktur, mükemmel erkekler de.
Translate from turco to inglés
Karısı olmadan, bir erkeğin hiçbir değeri yoktur.
Translate from turco to inglés
Dünyanın pek çok yerinde, herkesin ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli yiyecek yoktur.
Translate from turco to inglés
Bir tam günlük çalışmadan sonra bir bardak bira gibi bir şey yoktur.
Translate from turco to inglés
Adada yaşam yoktur.
Translate from turco to inglés
Adaya düzenli bir tekne servisi yoktur.
Translate from turco to inglés
Öğrenmenin yaşı yoktur.
Translate from turco to inglés
Birinden daha aşağıda olduğunu hissetmek için hiçbir neden yoktur.
Translate from turco to inglés
Onun seni azarlaması için hiçbir sebep yoktur.
Translate from turco to inglés
Ev gibi bir şey yoktur.
Translate from turco to inglés
Yaptıklarının hiçbir bahanesi yoktur.
Translate from turco to inglés
Sıkıntılar hakkında şu an endişelenmenize gerek yoktur.
Translate from turco to inglés
Gerçek görüntüler yoktur.
Translate from turco to inglés
Bahçede güller yoktur.
Translate from turco to inglés
Bir çalışma ile ulaşılan sonuç "ayaklarının pis koktuğunu düşünen insanların kötü kokan ayakları vardır; ayaklarının kötü kokmadığını düşünen insanların yoktur."
Translate from turco to inglés
Çok sinirliyken iyiyle kötüyü ayırmaya çalışmanın bir faydası yoktur.
Translate from turco to inglés
Onun gecikmesi için hiçbir bahane yoktur.
Translate from turco to inglés
Onun bu işle ile hiçbir bağlantısı yoktur.
Translate from turco to inglés
Bu ilacın zararlı hiçbir yan etkileri yoktur.
Translate from turco to inglés
Bundan daha büyük bir köpek yoktur.
Translate from turco to inglés
Dikensiz bir gül yoktur.
Translate from turco to inglés
Dikenleri olmayan bir gül yoktur.
Translate from turco to inglés
Bizim Fransa'ya gitmemiz için bir vizeye ihtiyacımız yoktur.
Translate from turco to inglés
Onun çok parası yoktur.
Translate from turco to inglés
Yangının nedeni hakkında çok şüphe yoktur.
Diğer insanların işlerine karışmaya hakkın yoktur.
Ev gibi yer yoktur.
Onun planını kabul etmekten başka seçenek yoktur.
Onun zamanında gelme olasılığı çok yoktur.
İnsanların genelde dahiler için hiçbir sempatisi yoktur.
Yaşam yolunda dönüş yoktur.
Tom'un fikirlerinin buralarda fazla ağırlığı yoktur.
Tom ve Mary'nin pek çok ortak şeyleri yoktur.
Bu ilacın yan etkisi yoktur.
Bedava öğle yemeği gibi bir şey yoktur.
O hastalık nedeniyle yoktur.
Tom'un çok fazla özgürlüğü yoktur.
Tom ve Mary'nin iyi bir ilişkisi yoktur.
Bunda yanlış bir şey yoktur.
Cahil için özgürlük yoktur.
New York'ta birçok binanın on üçüncü katı yoktur.
Kıskançlık olmadan sevgi yoktur.
Dostluk kadar önemli bir şey yoktur.
Tom'un parayı görülmeden çalabilmesinin yolu yoktur.
Tom'un burada olduğuna dair herhangi bir işaret yoktur.
Mary'nin ona ne söylemesi gerektiği hakkında bir ipucu yoktur.
Peter'ın toplantıya katılmasına gerek yoktur.
Danny'n güzellik duygusu yoktur.
Hiç su yoktur.
Şüphe yoktur.
Hiçbir seçenek yoktur.
Bir arabam yoktur.
Hiçbir kanıt yoktur.
Müziğin yaşı yoktur.
Brezilya'da futbol kadar popüler başka bir spor yoktur.
Tom'un acele etmesine gerek yoktur.
Ay'da hava yoktur.
Onun güzellik duygusu yoktur.
Ayda hava yoktur.
Endişe için hiçbir neden yoktur.
Onun hiç arkadaşı yoktur.
Tom'un golfe ilgisi yoktur.
Bu kuralın istisnaları yoktur.
Onun yön duygusu yoktur.
Onun hiç düşmanı yoktur.
Ne yazık ki, o yoktur.
Kamerada film yoktur.
Başarmak için kestirme yoktur.
Onları uğurlamaya gerek yoktur.
O, hastalıktan dolayı yoktur.
Maalesef, o yoktur.
Bu tür kedinin kuyruğu yoktur.
Onun kesinlikle düşmanları yoktur.
Bugün iki öğrenci yoktur.
Benim evimde fazla mobilya yoktur.
O, geçen Çarşambadan beri yoktur.
Resmî bir konuşma hazırlamana gerek yoktur.
Onun işi uygun olarak yapma yeteneği yoktur.
Müzik yoksa hayat da yoktur.
Onun hiçbir figürü yoktur.
Boya yoktur.