Learn how to use yola in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
O, Amerika'ya yola çıktı.
Translate from turco to inglés
Öğretmen, şimdi yola çıkalım, dedi.
Translate from turco to inglés
Dağcı zirve için yola çıktı.
Translate from turco to inglés
Ben, bu gece yola çıkıyorum.
Translate from turco to inglés
O, dün Amerika için yola çıktı.
Translate from turco to inglés
Polis yola girişi kısıtladı.
Translate from turco to inglés
Yaşlı adam hızlı bir koşuşturmayla yola çıktı.
Translate from turco to inglés
O, geçen hafta gezi için yola çıktı.
Translate from turco to inglés
Mary çoktan yola çıktı.
Translate from turco to inglés
Tren yola çıkmadan önce biraz zaman var.
Translate from turco to inglés
İnsanlar iletişim kurmak pek çok şeye sahiptir ve bunun için çok yola sahiptir.
Translate from turco to inglés
Yola çıkmadan önce her şeyi kapattığınızdan emin olun.
Translate from turco to inglés
Yarın sabah memleketine doğru yola çıkıyor.
Translate from turco to inglés
Her iki yola da gidebilirsin.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye hangi yola döneceğini sordu.
Translate from turco to inglés
Birçok insan altın aramak için Batıya yola çıktı.
Translate from turco to inglés
Gemi yola çıktı.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'yi hemen yola çıkması için teşvik etti.
Translate from turco to inglés
Derhal yola çıksan iyi olur.
Translate from turco to inglés
Kısa sürede yola çıkmazsak, sabahleyin yoğun trafikte sıkışacağız.
Translate from turco to inglés
Tayland için yola çıktı.
Translate from turco to inglés
O, az önce kasabaya doğru yola çıktı.
Translate from turco to inglés
O, bu sabah Tokyo'ya yola çıktı.
Translate from turco to inglés
Tom, ne zaman yola çıkacağına karar veremedi.
Translate from turco to inglés
Tom, hangi yola gideceğini kesin olarak bilmiyordu.
Translate from turco to inglés
Ben yola çıkmaya hazırım.
Translate from turco to inglés
Yakında yola çıkacağız.
Translate from turco to inglés
Biz ne zaman yola çıkarız?
Translate from turco to inglés
Yola çıkmalıyız.
Translate from turco to inglés
Onlar piknik için yola çıktılar.
Translate from turco to inglés
Daha önce yola çıkmalıydım.
Translate from turco to inglés
Tren zaten yola çıktı.
Translate from turco to inglés
O, dün Kyoto için yola çıktı.
Translate from turco to inglés
O, Paris'e doğru yola çıktı.
Translate from turco to inglés
Eve gitmek için yola koyulduk.
Translate from turco to inglés
O, yola indi.
Translate from turco to inglés
O, zaten yola çıkmış olabilir.
Translate from turco to inglés
Daha erken yola çıkmalıydık.
Translate from turco to inglés
Yanlış yola girmiş olmalıyız.
Translate from turco to inglés
"Bu kadar erken yola çıkmamıza gerek var mıydı?" "Geç bile kaldık, ne erkeni!"
Translate from turco to inglés
Tom atına bindi ve yola çıktı.
Translate from turco to inglés
Sürücü bana hangi yola gideceğimizi sordu.
Translate from turco to inglés
Onlar kasabaya doğru yola çıktılar.
Translate from turco to inglés
Arkadaşım hangi yola gideceğini hatırladı.
Translate from turco to inglés
Yola çıkarken keşif seferini izledim.
Translate from turco to inglés
Ağustos başında İngiltere'ye yola çıktı.
Translate from turco to inglés
Kötü hava yola çıkmamızı engelledi.
Translate from turco to inglés
Evvelki gün Amerika'ya yola çıktı.
Translate from turco to inglés
Ken sonunda yapmak için yola çıktığı şeyi başardı.
Translate from turco to inglés
Yola çıkıyorum.
Translate from turco to inglés
Babamın verdiği para yola ancak yetti.
Translate from turco to inglés
Yarın değil öbür gün yola çıkıyoruz.
Hava iyi olursa yarın yola çıkacağız.
Lincoln ABD'de köleliğin kaldırılması için yola çıktı.
Zor yola kolay insanlar ile çıkılmaz.
Karanlıkta doğru yola çıktık.
Tom hangi yola gideceğini bilmiyor.
Hayat hepimizi bir yola yöneltiyor.
Yorgunken de uzun yola katlanabilir miyim?
Açken de uzun yola katlanabilir miyim?
Sola dönersen geldiğin yola geri dönebilirsin, sağa dönersen şehrin merkezine gidersin.
Belki Tom yola çıkacak.
Eğer yarın yağmur yağarsa, yola çıkışımı ilk iyi güne kadar erteleyeceğim.
Sonra küçük kardeş yola çıktı, ve büyük geride kaldı.
Tom Mary ve John'u yalnız bırakarak yola çıktı.
Şimdi yola çıkacağım.
Tom Avustralya'ya gitmek için yola çıktı.
Yarın yola çıkarsam iyi olup olmayacağını merak ediyordum.
Yarın yola çıkacağını duydum.
Yarın 2.30'da Boston'a yola çıkacağım.
Tom sadece okul için yola çıktı.
Yola koyulamadılar çünkü çok kar yağdı.
Tom genellikle okul için yaklaşık 7.30'da yola çıkar.
Tom'a göre erkenden yola çıkmalıyız.
Tom bu gece yola çıkacak.
Uçuşum iptal edildi ve yarına kadar yola çıkamam.
Bugün Londra'ya varmak istediyse hemen yola çıkmalı.
Tom atına atladı ve yola çıktı.
Hemen yola çıkmak zorundayız.
Hemen yola çıkarsan saat altıya kadar varırsın.
Hemen yola çıksan iyi olur.
Şimdi yola çıkman gerekir.
Yola çıktığımız zaman yanımızda yalnızca 200 dolarımız vardı.
Yola koyulmak üzereyiz.
Ondan sonra Saygon'a gitmek için yola çıkacağım.
Tren yakında yola çıkıyor.
Tom bu yola yöneldi.
Bir hafta önce Avrupa'ya gitmek için yola çıktı. Yani 10 mayısta.
Yola çıkmak istiyor musun?
Türkiye'ye iki günlük bir seyahat için yola çıktılar.
Gemi ne zaman yola çıkıyor?
Yarın Çin'e gitmek için yola çıkıyor.
Sabah 6'da yola çıkmak istiyorum.
Yola devam etme zamanı.
Bu hâlde yola çıkamaz.
Tom arabasına bindi ve yola çıktı.
En kısa sürede yola çıkmak istiyorum.
Rehber en kısa sürede yola çıkmamız gerektiğini söyledi.
Tom Mary'den sonra yola çıktı.
Bildiğim kadarıyla, o henüz yola çıkmadı.