Learn how to use yumurta in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Mayıs'ta, tüm kuşlar yumurta bırakır.
Translate from turco to inglés
Hangisi ilk olarak geldi? Yumurta mı yoksa tavuk mu?
Translate from turco to inglés
Yarım düzine yumurta aldım.
Translate from turco to inglés
Bir sürü kişi pandispanyayı fırınlanması zor sanmakta, ama yeterince yumurta kullanırsanız hiçbir şey sahiden ters gitmeyebilir.
Translate from turco to inglés
Yumurta sarısı yemek gerçekten o kadar sağlıksız mi?
Translate from turco to inglés
Yumurta beyazlarını katılaşana kadar çırpın.
Translate from turco to inglés
Tom gençken, her gün üç yumurta yedi.
Translate from turco to inglés
Buzdolabından bir yumurta al.
Translate from turco to inglés
Süt, yumurta, tereyağı ve benzeri şeyleri satın almalısınız.
Translate from turco to inglés
Baba en az bir yumurta pişirebilmelidir!
Translate from turco to inglés
O, iki düzine yumurta satın aldı.
Translate from turco to inglés
Masada bol miktarda taze yumurta var.
Translate from turco to inglés
Masanın üstünde küçük bir fincan ve bir yumurta var.
Translate from turco to inglés
O yaklaşık bir yumurta büyüklüğünde.
Translate from turco to inglés
Kahvaltı için haşlanmış bir yumurta istiyor musunuz?
Translate from turco to inglés
Ben kahvaltı için yumurta severim, ama ablam yulaf lapası tercih eder.
Translate from turco to inglés
Tom'un yumurta sarısı yiyip yemediği kimin umurunda?
Translate from turco to inglés
Tom bana birkaç yumurta kaynattı.
Translate from turco to inglés
Tom, üç yumurta ve bir dilim kızarmış ekmek yedik.
Translate from turco to inglés
Ken bir miktar yumurta satın almak için süpermarkete gitti.
Translate from turco to inglés
Tom bir düzine yumurta kaynattı.
Translate from turco to inglés
Tom yeni yaptığı roket sobada birkaç yumurta kaynattı.
Translate from turco to inglés
Tom et ya da yumurta yemez.
Translate from turco to inglés
Bir yumurta kaynat.
Translate from turco to inglés
Ben yumurta sevmem.
Translate from turco to inglés
Bu yumurta taze.
Translate from turco to inglés
Benim için bir yumurta kızartın.
Translate from turco to inglés
Ben yumurta sevmiyorum.
Translate from turco to inglés
Bir yumurta gibi görünüyor.
Translate from turco to inglés
Birkaç taze yumurta istiyorum.
Translate from turco to inglés
O bir düzine yumurta aldı.
Translate from turco to inglés
Tavuk bir yumurta yumurtladı.
Translate from turco to inglés
O, bir düzine yumurta satın aldı.
Translate from turco to inglés
Çiğ yumurta yemek güvenli midir?
Translate from turco to inglés
Benim bir tek yumurta ikizim var.
Translate from turco to inglés
Tavuk beş yumurta yumurtladı.
Translate from turco to inglés
Lütfen benim için bir yumurta kaynatın.
Translate from turco to inglés
Hepsi on yumurta vardı.
Translate from turco to inglés
Kızım yumurta sarısını seviyor.
Translate from turco to inglés
Unu iki yumurta ile karıştırın.
Translate from turco to inglés
Kutuda birkaç yumurta var.
Translate from turco to inglés
O, yaklaşık bir yumurta büyüklüğündedir.
Translate from turco to inglés
Dün kaç tane yumurta alabildin?
Translate from turco to inglés
Tavuk bu sabah bir yumurta yumurtladı.
Translate from turco to inglés
Yumurta sarısı sarıdır.
Translate from turco to inglés
Şişman tavuklar birkaç yumurta yumurtlarlar.
Translate from turco to inglés
O, bir yumurta çıkardı.
Translate from turco to inglés
Annem on yumurta kaynattı.
Translate from turco to inglés
O, yaklaşık bir yumurta büyüklüğünde idi.
Translate from turco to inglés
Kutuda çok sayıda yumurta var.
Et ve yumurta bir sürü proteine sahiptir.
İnsanlar politikacıya yumurta fırlattılar.
Birkaç yumurta ve biraz süt aldım.
Dün tavuklarımız bir sürü yumurta yumurtladı.
Her gün kahvaltıda haşlanmış yumurta yerim.
O tavuk son zamanlarda hiç yumurta yumurtlamadı.
Tom Mary'nin çiğ yumurta sevmediğini biliyor.
Elma, portakal, yumurta gibi şeyler satıyorlar.
Öğle yemeği için biraz ekmek ve bir kaynamış yumurta yedim.
Çiğ yumurta yiyemem. Onlar pişirilmeli.
Tom işten eve giderken bir düzine yumurta almamı rica etti.
Bu kek un, süt, yumurta ve şeker içerir.
Kaynamış bir yumurta istiyorum.
Tom bir yumurta kızartıyor.
Yazın, yumurta çabuk bozulur.
Tom bir yumurta kaynatıyor.
Hava o kadar sıcak ki bir arabanın kaputunda yumurta pişirebilirsiniz.
Sanırım Tom ve John tek yumurta ikizleri.
Tek elinle bir yumurta kırabilir misin ?
Biraz yumurta likörü al.
Yumurta sevmediğimi bilirsin.
Yumurta sevmediğimi biliyorsun.
Yumurta sevmediğimi bilirsiniz.
Yumurta sevmediğimi biliyorsunuz.
Birkaç yumurta almaya gitmeliyim.
Birkaç yumurta almaya gitmem gerekiyor.
Turta yapmak için yumurta yağ ve şekere ihtiyacın var.
Gidip biraz yumurta almalıyım.
Masada üzerinde üç kızarmış yumurta bulunan bir tabak vardı.
Bence Tom'da yumurta alerjisi olabilir.
Justin Bieber komşusunun evine yumurta fırlattığı için soruşturma altında.
Yumurta atmak yumurtalar tarafından yapılan hasar 400 doları aşarsa bir suçtur.
Dün Avustralya'da hava o kadar sıcaktı ki Tom küreğin üstünde bir yumurta kızartmayı başardı.
Bana bir yumurta kızart.
Bana birkaç yumurta kızart.
O kutuda birçok yumurta var.
Buzdolabında sadece bir yumurta kaldı.
Beş tane tavuğum var ve onlardan günde yaklaşık 3 tane yumurta alıyorum.
Onlar elma, mandalin,yumurta vb. satıyorlar.
Çiğ yumurta yiyemem; pişmiş olmalılar.
Kahvaltı için domuz pastırmalı sahanda yumurta istiyor musun?
Yarın sabah kahvaltı için yumurta istiyorum.
Yumurta sevmez.
Tom ve John tek yumurta ikizleri.
Tom biraz ekmek ve yumurta almak için supermarkete gitmemi istedi.
Biraz çırpılmış yumurta ister misiniz?
Tom kendine birkaç yumurta kızarttı.
Tom yumurta sevmiyor.
Onlar sertleşene kadar yumurta beyazlarını çırpın.
Kahvaltı için iki tane tost ve üç yumurta yedim.