Mate logo
Accueil
Applications
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentre d'assistanceContact
Applications

iPhone + iPad

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Mac + Safari

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Google Chrome

Centre d'aide, Télécharger

Mozilla Firefox

Centre d'aide, Télécharger

Opera

Centre d'aide, Télécharger

Microsoft Edge

Centre d'aide, Télécharger
Support
TéléchargerCentre d'aideLangues prises en chargeDemander un remboursementRestaurer le mot de passeRestaurer les codes sériePolitique de confidentialité
RESTEZ EN CONTACT
ContactTwitterBlog
Langue du site
services gratuits
Traducteur webConjugueur de verbesRecherche Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Accueil
Applications
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentre d'assistanceContact
Applications

iPhone + iPad

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Mac + Safari

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Google Chrome

Centre d'aide, Télécharger

Mozilla Firefox

Centre d'aide, Télécharger

Opera

Centre d'aide, Télécharger

Microsoft Edge

Centre d'aide, Télécharger
Support
TéléchargerCentre d'aideLangues prises en chargeDemander un remboursementRestaurer le mot de passeRestaurer les codes sériePolitique de confidentialité
RESTEZ EN CONTACT
ContactTwitterBlog
Langue du site
services gratuits
Traducteur webConjugueur de verbesRecherche Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "bağlantı" in Turc

ad

  1. iki ya da daha çok şeyin birbiriyle ilişik, ilgili ya da bağlı bulunması durumu.

    • Ben arada bir bağlantı göremedim
  2. iki ya da daha çok şey arasında ilişki sağlayan, onları birbirine bağlayan bağ.

    • Üç köyle bağlantı kesildi
  3. iki ya da daha çok şeyin bitiştiği, birbirine kavuştuğu yer.

    • Pissu borusu bağlantıdan kopmuş
  4. bir konuda ileriye dönük olarak önceden saptanmış olan üstlenme, önceden bağlanma durumu, anlaşma, sözleşme.

    • Pamuk alıcısı tüccar, bağlantılarını yerine getiremez durumda
  5. akla uygun sonuç ya da nedensellik gibi belli durumlara dayanan bağıntı.

  6. bir işin ya da sözün sonu, sonuç.

  7. yapıların dayanıklılığını artırmak için köşelere konulan kılıç biçimindeki demir.

  8. ilişki sağlamak.

    • Onunla bağlantı kurmak olanağını bulamadım
  9. iki ya da daha çok şey arasında ilişki düşünmek, onları birbirleriyle ilişkilendirmek ya da aralarındaki ilişkiyi bulmak.

    • Olaylar arasında bağlantı kurmak, zekâ ister