Mate logo
Accueil
Applications
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentre d'assistanceContact
Applications

iPhone + iPad

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Mac + Safari

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Google Chrome

Centre d'aide, Télécharger

Mozilla Firefox

Centre d'aide, Télécharger

Opera

Centre d'aide, Télécharger

Microsoft Edge

Centre d'aide, Télécharger
Support
TéléchargerCentre d'aideLangues prises en chargeDemander un remboursementRestaurer le mot de passeRestaurer les codes sériePolitique de confidentialité
RESTEZ EN CONTACT
ContactTwitterBlog
Langue du site
services gratuits
Traducteur webConjugueur de verbesRecherche Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Accueil
Applications
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentre d'assistanceContact
Applications

iPhone + iPad

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Mac + Safari

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Google Chrome

Centre d'aide, Télécharger

Mozilla Firefox

Centre d'aide, Télécharger

Opera

Centre d'aide, Télécharger

Microsoft Edge

Centre d'aide, Télécharger
Support
TéléchargerCentre d'aideLangues prises en chargeDemander un remboursementRestaurer le mot de passeRestaurer les codes sériePolitique de confidentialité
RESTEZ EN CONTACT
ContactTwitterBlog
Langue du site
services gratuits
Traducteur webConjugueur de verbesRecherche Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "bilmek" in Turc

unknown

  1. bir şeyi öğrenmiş, anlamış olmak, bir şeyle ilgili bilgisi bulunmak.

    • Onu sevdiğimi biliyor
  2. bir bilim, sanat ya da zanaat dalında yeterli bilgisi bulunmak.

    • Ekonomiyi bilmek, piyasayı bilmek midir?
  3. anımsamak, tanımak.

    • Kim olduğunu biliyoruz
  4. bir işi yapmayı öğrenmiş olmak, elinden o iş gelmek.

    • Yemek yapmayı bilmek de önemlidir
  5. anlamak.

    • Kim iyi kim kötü, bir görüşte bilirmiş
  6. varsaymak, sanmak.

    • Onu dost bilmekle çok aldandık
  7. haberi bulunmak, haberli olmak.

    • Bugün bir toplantı yapılacağını biliyoruz
  8. olacağına inanmak.

    • Biliyorum her şey geçecektir
  9. birini bir şeyden sorumlu tutmak.

    • Bu iş olmazsa senden bilirim
  10. herhangi bir şeyi başka şeylerden ayırabilecek biçimde ve ölçüde öğrenmiş olmak.

  11. gerekli görmek, gerekli saymak.

    • Durumu bildirmeyi ödev bilmekteyim
  12. kimi zaman işine gelmek, uygun bulmak anlamında da kullanılır.

    • Alıp gitmeyi bilen getirmeyi de bilmek zorundadır
  13. kök ya da gövdeleri sonuna <b> <i>–e (–a)</i> </b> eki almış eylemsilerle yeterlik anlatan birleşik eylemler kurar; örneğin, gülebilmek, yazabilmek gibi.

  14. geniş zamanın olumsuz birinci tekil kişisi olarak kullanıldığında şaşma, duraksama, ikircim, kararsızlık bildirir; örneğin, Bilmem ki ne diyeyim?

  15. bilgi ile, yöntemiyle.

    • Bilerek yapılan iş, başarılı olur
  16. bilinçle, tasarlayarak, isteyerek, belli bir amaç güderek.

    • İşimizi bilerek engelliyorsunuz
  17. bilmeyerek, yanlışlıkla.

    • Onun bunu bilmeden yaptığını sanıyorum
  18. bilmeksizin, bilgisi olmaksızın, öğrenmeksizin.

    • Bilmeden yapılan işten hayır gelmez
  19. sonucun ne olacağını kestiremeden.

    • Bilmeden bir işe girdik, bakalım ne yapacağız
  20. bilmek eyleminin olumsuz biçimi.

  21. bir durumdan bir duruma geçmek gibi bir değişme bildiren eylemlikleri tümleç olarak aldığında o eylemin bir türlü gerçekleşmediğini, sonuçlanmadığını, sürmekte olduğunu bildirir; örneğin, yara iyileşmek bilmiyordu., iş tükenmek bilmiyordu gibi.