Mate logo
Accueil
Applications
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentre d'assistanceContact
Applications

iPhone + iPad

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Mac + Safari

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Google Chrome

Centre d'aide, Télécharger

Mozilla Firefox

Centre d'aide, Télécharger

Opera

Centre d'aide, Télécharger

Microsoft Edge

Centre d'aide, Télécharger
Support
TéléchargerCentre d'aideLangues prises en chargeDemander un remboursementRestaurer le mot de passeRestaurer les codes sériePolitique de confidentialité
RESTEZ EN CONTACT
ContactTwitterBlog
Langue du site
services gratuits
Traducteur webConjugueur de verbesRecherche Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Accueil
Applications
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentre d'assistanceContact
Applications

iPhone + iPad

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Mac + Safari

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Google Chrome

Centre d'aide, Télécharger

Mozilla Firefox

Centre d'aide, Télécharger

Opera

Centre d'aide, Télécharger

Microsoft Edge

Centre d'aide, Télécharger
Support
TéléchargerCentre d'aideLangues prises en chargeDemander un remboursementRestaurer le mot de passeRestaurer les codes sériePolitique de confidentialité
RESTEZ EN CONTACT
ContactTwitterBlog
Langue du site
services gratuits
Traducteur webConjugueur de verbesRecherche Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "duman" in Turc

ad

  1. yanmakta olan bir maddeden çıkan, içinde katı zerreciklerle buğu bulunan kara, esmer, gri ya da ak renkli gaz.

  2. havadaki sis, pus ya da yerden kalkan incecik tozların havada oluşturduğu bulanıklık.

    • Dağı duman kapladı
  3. kötü, yaman, perişan.

    • Böyle giderse işlerimiz dumandır
  4. esrar, esrarlı sigara.

  5. göze inen perde.

  6. (bir yeri) sis, pus kaplamak, sis, pus bürümek, (bir yer) duman<sup>1,2</sup> içinde kalmak.

    • Ortalığı bir duman almıştı
  7. sigara dumanını içine çekmek.

    • Sigarasından birkaç duman aldı
  8. esrar içmek, esrarlı sigara içmek.

    • Adam biraz duman almıştı
  9. esrarlı sigara içilen bir yerde bulunup, kendisi içmediği halde dumandan, havadan etkilenmek.

  10. çok sigara içilen kapalı bir yerde sigara dumanından etkilenmek.

  11. yapıp ettikleriyle korku salmak, (ortalığı, kişiyi) kötü duruma düşürmek, yıldırmak.

  12. üstünlüğüyle başkalarını ya da başka bir şeyi çok geride bırakmak.

    • Benim atım onunkine duma attırır
  13. (bir şeyi) bozmak, dağıtmak.

  14. kötü duruma sokmak, üstün gelmek, yenmek.

    • Takımımız rakibini duman etti
  15. (birinin işi, durumu) pek kötü bir duruma düşmek, perişan olmak.

  16. kimi zaman pek etkilenmek anlamında da kullanılır.

    • Karıyı görünce duman oldum arkadaş!
  17. (sebze, meyve, yemek için) çok taze, yeni toplanmış ya da yeni pişmiş.

  18. (haber, söylenti vb. için) üzerinden çok zaman geçmemiş, henüz duyulmuş, çok yeni, çok taze.